Karabük Postası tarafından
05 Mayıs, 2022 14:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

“Orman Yangınlarıyla Mücadele İş Başı Eğitimleri” Sona Erdi

Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü tarafından  2022 yılı yangın sezonuna hazırlık kapsamında “Orman Yangınlarıyla Mücadele İş Başı Eğitimleri' Karabük ve Eskipazar İşletme Müdürlüklerinde düzenlenen eğitimlerle tamamlandı. Bölge Müdürü Faruk Bayraktaroğlu'nun da katıldığı Bölge Müdür Yardımcısı İhsan Köse, Koruma Şube Müdürü ve teknik personelleri tarafından verilen eğitimlere; Karabük ve Eskipazar İşletme Müdürleri, müdür yardımcıları, işletme şefleri, orman muhafaza memurları, arazöz şoförleri ve yangın ilk müdahale ekipleri katıldı. Eğitimde katılımcılara; orman yangınlarıyla daha etkin mücadele, yangınların önlenmesi ve söndürülmesi amacıyla yangın öncesi, yangın anında ve yangın sonrası yapılacak iş ve işlemler teorik ve uygulamalı olarak anlatıldı. Yangına müdahale malzemeleri ve araçları tanıtılıp, bu malzemelerin bakımları ve muhafazalarındaki detaylar gösterildi. Her an yangına hazırlıklı olunması amacıyla, yapılan ve yapılması gereken çalışmalar ifade edildi. Orman yangınlarının önlenmesi açısından yangına mahal verebilecek olumsuzluklara karşı alınması gereken tedbirler, erken müdahalenin önemi, yangın ihbarlarının ivedilikle yapılması, alınan ihbarların değerlendirilmesi, yasal sorumluluklar ve hukuki yaptırımlar konularında da katılımcılara bilgiler verildi. Orman Bölge Müdürü Bayraktaroğlu eğitimde katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada;  “Temel amacımız orman varlığımızı korumak, yaşatmak ve artırmak. Bu amaçla personelimizin muhtemel bir yangına karşı hareket kabiliyeti, reaksiyon süresi, kriz ve stres yönetimi becerisi ölçüyor yaptığımız bu eğitimlerle becerilerini artırıyoruz. 2022 yılı Orman Yangınları ile Mücadelede hazırlıklarımızı tamamlandık. Böylelikle olası bir orman yangınına daha etkili ve verimli bir şekilde müdahale ederek. Bölge Müdürlüğü olarak bu konuda tüm gayretimizi göstereceğiz" dedi. YANAN VE YOK EDİLEN ORMANLARIMIZ KAYBOLAN GELECEĞİMİZDİR Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte orman yangınlarına hassas bir döneme girildiğini ifade eden Bayraktaroğlu; "Orman teşkilatımız bünyesinde yer alan personelimiz sadece orman yangınları ile değil orman dışı alanlarda çıkan yangınlarla da mücadele etmektedir. Orman yangınlarıyla mücadele sezonumuz başladı. Teoride öğrenilen ve hafızada mevcut bulunan bilgiler tüm İşletme Müdürlüklerimizde yapılan bu tatbikatlarla pekişiyor. Yanan ve Yok edilen ormanlarımız kaybolan geleceğimizdir. Vatandaşlarımızın orman yangınları hususunda hassas olmalarını bekliyoruz. Herhangi bir yangın ve duman gördüklerinde ‘Alo 112" hattına bildirmelerini talep ediyoruz. Bunu bildirdiği takdirde vatandaşlık görevini yaparak, çok büyük bir fayda sağlayacaktır. Hep birlikte İnşallah yangınsız bir sezon geçiririz. ”dedi. (Halil Kızılyer)  

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dünya Sulak Alanlar Günü’ne OMÜ’den bilimsel katkı: Kızılırmak Deltası kitapla anlatıldı

Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası, Dünya Sulak Alanlar Günü’nde yayımlanan kapsamlı bir bilimsel eserle mercek altına alındı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ve Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın editörlüğünü yaptığı "Kızılırmak Deltası-Doğa ve İnsan" adlı kitap, 25 bilim insanının katkısıyla 15 bölümden oluşuyor.
Sulak alanlar ve yayınladıkları kitap hakkında bilgi veren OMÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Her yıl 2 Şubat’ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü, dünyadaki göller, sulak alanlar ve sucul ortamlara dikkat çekmek adına biz bilim insanları için önemli bir fırsattır. Sulak Alan kavramı; nehirler, göller, bataklıklar, sazlıklar, geçici su birikintileri, turbalıklar ve bataklıklar gibi habitatları kapsar. Sulak alanlar yeryüzündeki en hassas ekosistemlerin başında gelir. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde, suyun doğal filtrelemesinde, yeraltı suyu rezervlerinin dengelenmesinde ve özellikle kuşlar başta olmak üzere canlılar için yaşam alanı olarak hayati rol oynarlar. Bu kadar önemli ve hassas ekosistemler olmalarına karşılık sulak alanların da karşı karşıya olduğu birçok problem vardır. Bunların başında tarım arazisine dönüştürmek için kurutma, hızlı kentleşmeye bağlı olarak iskâna açma, altyapı projeleri sonucu atıklarla kirletilmeleri gelir. Günümüzde en önemli tehdit ise iklim değişimi sonucu gerçekleşmekte olan kuraklık tehdididir. Sulak alanların uluslararası düzeyde tanınması ve korunması yolunda atılan en önemli adım, 1971’de İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi’dir. Türkiye, 1994’te bu sözleşmeye taraf olmuş ve hâlihazırda 14’ü Ramsar Alanı statüsünde olmak üzere ülkemizde yaklaşık 136 sulak alanı koruma altına almıştır" dedi.

"Türkiye’deki en önemli Ramsar alan Kızılırmak Deltası"
Türkiye’de yer alan en önemli Ramsar alanın Kızılırmak Deltası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Kızılırmak Deltası aynı zamanda UNESCO Dünya Doğal Miras Alanları listesine girmek için aday bir sahadır. Bizler 25 bilim insanı olarak 15 Bölümde Kızılırmak Deltası’nı en kapsamlı şekilde araştırarak bu eseri meydana getirdik. Kitap Ondokuz Mayıs Üniversitemiz tarafından yayınlanmış güzel bir tevafuk olarak da bugün yani 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde üniversitemiz kütüphane görevlileri aracılığıyla matbaadan elimize ulaşmış bulunmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kitabın Samsun’a ve bilim camiasına hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kitap UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olan Kızılrmak Deltası ile ilgili olarak bugüne kadar yayınlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olup, Kızılırmak Deltası’nın UNESCO adaylık sürecine güçlü bir katkı sunacağına inanıyoruz" diye konuştu.

"Araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyoruz"
Kitabın diğer editörü ve aynı zamanda bölüm yazarlarından biri olan OMÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan da kitapla ilgili olarak, "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitemizin 177. yayını olarak yayımlanan bu eser, bilim camiasına nitelikli bir kaynak sunmanın yanı sıra, sulak alanların korunmasına yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi merkeze alan bu çalışma, gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir mirasın bilimsel belgesi niteliğindedir. Bu eserin, Kızılırmak Deltası başta olmak üzere tüm sulak alanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyor; hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarı hocalarımıza ve katkı sağlayıcılara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin