Ordu’ya 15 milyar liralık enerji yatırımı - Karabük Haber Postası
orduya 15 milyar liralik enerji yatirimi cxewfqyZ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Şubat, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Ordu’ya 15 milyar liralık enerji yatırımı

Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), 2026-2030 dönemini kapsayan yatırım ve bakım programı kapsamında Ordu’ya toplam 15 milyar TL tutarında yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, bu yatırım ve bakım planlamalarındaki ana hedefin, kesinti sürelerini azaltmak ve daha iyi bir hizmet vermek olduğunu söyledi.

YEDAŞ tarafından Ordu’da hayata geçirilecek yatırım ve bakım programının bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Altınordu ilçesindeki bir otelde düzenlenen toplantıda, 2026-2030 dönemine yönelik Ordu genelindeki çalışmalar ve yatırımlar hakkında bilgiler paylaşıldı.

“Bölgede 88 bin kilometre uzunluğunda dağıtım şebekemiz var”

Sahada zorlu şartlarda çalışan ekiplerin tanıtım videosunun izletildiği programda açıklamalarda bulunan YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, geniş bir coğrafyada yaklaşık 2,5 milyon kullanıcıya hizmet verdiklerini söyledi. YEDAŞ’ın hizmet verdiği bölgede yıllık toplam elektrik tüketiminin yaklaşık 6 terawatt-saat olduğunu,2 binden fazla dağıtım trafosu olduğunu ifade eden Demir, “Yaklaşık 88 bin kilometre dağıtım şebekemiz var. Ordu özelinde bu sayı 4 bin dağıtım trafosu, 23 bin kilometrenin üzerinde dağıtım şebekesi ve yıllık dağıtılan enerji miktarı 1,3 terawatt-saat. Artan tüketim ve kurulu güce göre biz de her yıl bakım planlarımızı aslında bu doğrultuda şekillendirmek durumunda kalıyoruz” dedi.

“Son 7 yılda ortalama kesinti süresi yüzde 74 azaldı”

Ordu’da 360’ın üzerinde teknik personel ile sahada aktif görev yaptıklarını ifade eden Demir, müşteri başına ortalama kesinti süresini ifade eden SAIDI verilerine göre, kesinti süresinin son 7 yılda yüzde 74 azaldığını belirterek, “2019 yılında bu sayı ortalama 2 bin 800 dakika mertebesinde iken, 2025 yılında 800 dakikaya düştü. Yani son 7 yılda aslında bölgede kesinti süresini yüzde 74 azalttık diyebiliriz. Halen yüksek, bizim 5’nci uygulama dönemi itibariyle bu kesinti süresini çok daha düşük seviyelere çekmek ve hakikaten bölgenin örnek gösterileceği bir hizmet kalitesine kavuşmasını hedefliyoruz” diye konuştu.

Yatırımlar ile birlikte teknolojik altyapının da önemli olduğunu söyleyen Demir, uzaktan kontrol müdahale sistemi ve Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) ile ihbara gerek kalmadan kesintileri hızlı bir şekilde tespit ettiklerini ve ekiplerin yönlendirildiğini kaydetti.

“Ordu için 15 milyar liralık yatırım”

2026 yılı itibariyle sektörün yeni bir uygulama dönemine girdiğini belirten Barış Demir, “2026 ve 2030 yılları aralığını kapsıyor. Bu 5. uygulama döneminde biz Ordu ilinde 15 milyar TL yatırım planlıyoruz. 2026 yılı projeleri hazır, çalışmalarımız da devam ediyor. Bu sayı geçen uygulama döneminde yaklaşık 6 milyar TL mertebesinde idi. Şuanda ise 2 katında daha fazla bu uygulama döneminde bölgeye yatırım planlanıyor. Tabii bu, yılın ortalama TÜFE’si ile hesaplanmış tutar, 2027-2029 yılları arasında yapılacak yatırımlarda TÜFE değişeceği için bu rakamın üzerine çıkacak ama altına inmeyecek. Yani 2026-2030 yılları arasında bölgede 15 milyar liralık yatırım planlamamız var” şeklinde konuştu.

Hedef, kesinti sürelerini azaltmak

Bu yatırım ve bakım planlamalarındaki ana hedefin kesinti sürelerini azaltmak ve daha iyi bir hizmet vermek olduğunun altını çizen Demir, “Ordu’da 2025 yılında kullanıcı başına ortalama 800 dakikalık kesinti süresi var, 15 milyar liralık yatırım ile birlikte bizim hedefimiz 2030 yılında SAIDI’yi 500 dakika mertebesine indirmek. Yatırımlarımızı kırsal bölgelerde arttırarak, asıl ihtiyaca daha küçük işletmelerde bu kesinti sürelerini düşürmek. Aynı durum, ortalama kullanıcı başına kesinti süresinde de var; 2025 yılında Ordu’da kullanıcı başına 14,4 kesinti meydana gelmişti. Yine yapılacak olan yatırımlar ile birlikte 2030 yılında ortalama kesinti sayısını 7,7 adede düşürmeyi hedefliyoruz. Bu yatırım, özellikle kırsal bölgelerdeki hatların yenilenmesi, şebeke kapasitelerinin arttırılması ve dayanıklılığının yükseltilmesi açısından çok büyük önem taşıyor. Uygulama dönemi sonunda hedeflediğimiz kesinti sayı ve süresine ulaşmak yegane amacımız” ifadelerine yer verdi.

Toplantıya YEDAŞ Bölgeler Koordinatörü Uğur Emin Asan ve YEDAŞ Ordu Bölge Müdürü Mustafa Öztürk de katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay