Ordu Valiliği: "Kayıp vatandaşlar için 23 personel ve 7 araç ile arama çalışmaları sürüyor" - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Kasım, 2024 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Ordu Valiliği: “Kayıp vatandaşlar için 23 personel ve 7 araç ile arama çalışmaları sürüyor”

Ordu Valiliği, avlanmak için çıktıkları yaylada tipi nedeniyle mahsur kalan ve haber alınamayan 4 kişiyi bulmak için 23 personel ve 7 araç ile arama çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.
Ordu Valiliği tarafından yapılan açıklamada, 24 Kasım saat 12.27’de 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen bir ihbarda Ferhat Günay, Murat Günay, Hüdaverdi Aslantaş ve Barış Aslantaş isimli vatandaşların 23 Kasım Cumartesi günü 34 FCR 655 plakalı araçla av için Mesudiye ilçesi Topçam bölgesine gittikleri ve yakınlarına Horu Obası’ndaki mescidde olduklarını, bölgede mahsur kaldıklarını bildirerek kurtarma taleplerini ilettiklerinin bildirildiği ifade edildi. Yapılan açıklamada, “Bunun üzerine ilçe jandarma ekipleri bahsi geçen adrese intikal etmiştir. Yapılan arama çalışmalarında bölgede ve mescitte olmadıkları tespit edilmiş, yoğun kar yağışı ve tipiden dolayı daha ileriye gidilemeyerek geri dönülmüştür. Daha sonra yakınları tarafından tekrar ulaşılamadığı beyan edilmiştir. Bu ihbardan sonra Mesudiye İlçe Jandarma Karakolu’ndan bir araç 3 personel, JAK bir araç 4 personel, Ordu AFAD bir araç 4 personel ve Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir iş makinesi 2 personel ile bölgeye intikal edilmiştir. 25 Kasım 2024 tarihinde saat 03.00’te Horu Obası’na ulaşılmış, tekrar bölgede arama yapılmış olup, kayıp vatandaşlarımıza ulaşılamamıştır. Kar ve tipi nedeniyle daha ileriye gidilememiştir” denildi.
23 personel ve 7 araç ile arama çalışmaları sürüyor
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Bugün itibarıyla arama çalışmalarına Mesudiye İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan 13 personel, 4 araç ile kayıp vatandaşları tekrar aramak üzere sabah 09.00’da bölgeye intikal etmiştir. Ayrıca ikinci ekip olarak Kabadüz İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından bir araç 4 personel, Ordu AFAD bir araç 4 personel, bir iş makinesi 2 personel ile Çambaşı Yaylası istikametinden destek ekip olarak arama çalışmalarına katılmıştır. Kayıp vatandaşlarımızı 23 personel, 7 araç ile arama kurtarma faaliyetleri devam etmektedir.”
(SK

Bizi sosyal medyadan takip edin
dwdwdw 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
25 Mart, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” geleneği yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen Araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin