Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından yürütülen 3516 Sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu hükümlerine göre her türlü ölçü ve ölçü aletlerinin kamu yararına uygun olarak kullanımının sağlanılması, muayenesi ve damgalanması işlemleri çerçevesinde, periyodik muayene müracaatında bulunmayanlara bin 835 TL idari para cezası uygulanacak.
SON MÜRACAAT TARİHİ 28 ŞUBAT
Yapılan açıklamada, 28 Şubat Salı günü mesai bitimine kadar başvuruların alınacağı belirtilirken, “Akaryakıt istasyonlarında kullanılmakta olan akaryakıt ve LPG sayaçları, tartım kapasitesi 2000 kg’ın üzerinde olan otomatik olmayan tartı aletlerinin ( kantar, baskül, terazi ) periyodik muayene müracaatları Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğüne yapılacaktır.
Otomatik tartı aletleri, 1 ve2’nci sınıf otomatik olmayan (Hassas) elektronik ve mekanik tartı aletleri ile tartım kapasitesi 2 bin kilograma kadar olan 3 ve 4’üncü sınıf elektronik tartı aletleri için Yetkili Muayene Servislerine,
Tartım kapasitesi 2 bin kilogram ve altında olan ve belediyelerce tespit edilecek yer ve günlerde kurulan, üretici ve pazarcılar tarafından malların doğrudan tüketicilere perakende olarak satıldığı açık veya kapalı pazar yerlerinde kullanılan III ve IV’ üncü sınıf otomatik olmayan elektronik tartı aletleri ile, bu yerler dışında; yay ve elektronik tertibatı bulunmayan, tartım kapasitesi 2000 kg ve altında olan mekanik tartı aletlerinden; masa terazileri, asma teraziler, tek kollu kantarlar ve ibreli teraziler için ilgili Belediye Grup Merkezi Ölçüler ve Ayar Memurluğuna periyodik muayene müracaatında bulunulacaktır.
İki yıllık damga süresini doldurmuş ölçü ve ölçü aletlerinin periyodik muayenelerinin yaptırılmadan kullanılması yasaktır. Damgalanmamış, damga süresini geçirmiş ve damgaları iptal edilmiş, damgası kopmuş, bozulmuş ölçü ve ölçü aletlerini kullananlara 3516 Sayılı Ölçüler ve Ayar Kanununun 15/c maddesine göre bin 835 TL idari para cezası uygulanacaktır.
Ayrıca İdari para cezası uygulanan ve tutanakla tespit edilen uygunsuzluğun tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde ortadan kaldırılmaması halinde bu ölçü aletlerine el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
Ölçü ve ölçü aletleri kullanıcılarının ileride mağdur duruma düşmemeleri bakımından periyodik muayene müracaatlarını ilgili kuruluşlara en geç 28 Şubat tarihine kadar yapmaları zorunlu bulunmaktadır” denildi.


Ölçü Aletlerinin Muayenesini Yaptırmayana Ceza Geliyor
BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.
Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.
Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.
Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.
Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.
Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;
1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.
2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.
3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.
4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.
Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.
Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!
İlyas Erbay


