Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Kasım, 2019 11:24 tarihinde yayınlandı
0

Öğretmenler Günü kutlamaları resepsiyon ile sona erdi

Vali Fuat Gürel ve eşi Özlem Aras Gürel, 24 Kasım Öğretmenler Günü münasebetiyle düzenlenen resepsiyona katıldılar.

Karabük  Öğretmenevinde düzenlenen Öğretmenler Günü resepsiyonuna, Vali Fuat Gürel ve eşi Özlem Aras Gürel’in yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu, müdür yardımcıları, şube müdürleri, okul müdürleri ve öğretmenler katıldı.

Önceki yıllara göre bu yıl düzenlenen Öğretmenler Gününün daha farklı bir şekilde kutlandığını ifade eden Vali Gürel, “Geçen yıla göre daha heyecanlı bir öğretmenler günü kutladık. Eşimin de öğretmen olması hasebiyle öğretmenlerin neler yapabileceğini biliyorum. Öğretmenlerimiz gerçekten eli öpülesi insanlar, sizler ülkemizin geleceğini hazırlıyorsunuz. Sizlerin gayretleri ile Türkiye’miz çok daha güzel günlere kavuşacak. Eğitim kapasitemiz her geçen gün artmakta, eğitim camiamızın, öğretmenlerimizin bir kısım sorunları var mıdır? vardır. İnşallah ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişimi ile beraber bunlarda ortadan kalkacak. Yaşadığımız coğrafyada ülkemiz bir ateş çemberinin içerisinde. Ülkemiz bu ateş çemberinin içerisinde huzur  ülkesi. İnşallah birlik ve beraberliğimiz sağlandığı müddetçe sizlerinde büyük gayretleri ile bölgemizde ve dünyada parlayan yıldız olmaya devam edeceğiz. Sizler ne kadar iyi bir eğitim verirseniz o kadar iyi bir gelecek hazırlamış oluruz. Tekrar sizlerin öğretmenler gününü kutluyorum.” dedi.

Vali Fuat Gürel ve eşi Özlem Aras Gürel düzenlenen resepsiyona katılan tüm davetliler sohbet ederek öğretmenler günlerini kutladılar.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin