Öğrenciler kendi enstrümanlarını yapıyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
16 Mayıs, 2023 13:43 tarihinde yayınlandı
0
0

Öğrenciler kendi enstrümanlarını yapıyor

Milli Eğitim Bakanlığı ve İstanbul Teknik Üniversitesi arasından yapılan protokol çerçevesinde Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nde öğrenciler, kendi elleriyle yaptıkları bağlamaları çalmak için gün sayıyor.
2021 yılında başlayan proje çerçevesinde Türkiye’deki 17 güzel sanatlar lisesinde öğrenciler enstrüman yapımını öğreniyor. Bu çerçevede Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’ndeki müzik bölümünün yanı sıra resim bölümü öğrencileri de kursa katılım sağlıyor. Yaklaşık 2 yıl önce bağlama yapımına başlayan 14 öğrenci, haziran ayında verilecek bir konserle çalgılarını beğeniye sunacak.
Lise müdürü Haydar Kılıç, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı Çalgı Yapımı Bölümü ile bakanlık arasında yapılan protokol çerçevesinde okullarında başlayan enstrüman yapım kursunun verimli bir şekilde sürdürüldüğünü anlattı. Kılıç, projenin temel amacının geleneksel sazların çalgı yapım süreçlerinin anlatılması olduğunu dile getirdi. Bütün enstrümanlar yapıldıktan sonra onlarla bir konser yapılması hedeflediklerini söyleyen Kılıç, “Biz projeyi çok önemsiyoruz. Proje çerçevesinde Yalova Halk Eğitim Merkezi uhdesinde açılan hafta içi ve hafta sonu yaklaşık 14 öğrencimizle projeyi yürütmekteyiz. Projenin sürdürebilir hale gelmesi için müzik bölümü içinde bir dal olarak olması gerektiğini düşünmekteyim” diye konuştu.
Kılıç, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Halk Eğitim Merkezi başta olmak üzere projede emeği geçenlere teşekkür etti.

“El melekesi lise yıllarında kırılması gerekiyor”
Lisede çalgı yapım eğitimini veren İstanbul Teknik Üniversitesi, Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Çalgı Yapım Bölümünü mezunu Betül Şahin İnanır ise baba mesleğini icra ettiğini söyledi. Eğitim alırken güzel sanat liseleri veya meslek liselerinde bu bölümün hep olmasını istediğini anlatan İnanır, “Çünkü bu iş biraz daha el melekesi, lise yıllarında kırılması gerekiyor. Ergenlik bitiminde üniversitede karşılaşmak biraz zorlu bir süreç. İlk etapta tabi, enstrümanları tanımakla başladık. Ardından el melekelerinin gelişmesi adına el aletlerini tanımaya çalıştım. Daha sonra bir enstrüman belirleyelim dedik. Bağlama yapımıyla başladık. Aslında kolay değil ama daha çok komplike bir enstrüman olmadığı için yapımına başladık” dedi.

“Baştan sona hata kabul etmeyen bir iş”
Çalgının hem kullanışlı hem de estetik olması gerektiğine vurgu yapan İnanır, “Çalgı yapımında milimetrenin onda biriyle ilgileniyoruz. Yani, o kadar hassas ki hem düzgün olması gerekiyor, hem estetik olması gerekiyor. Yani baştan sona hata kabul etmeyen bir iş. Aynı zamanda yaptığınız bir işin sonunda bunun çalınacak olması o kadar kıymetli ki, ölmeyecek bir eser yapıyorsunuz ve bunun her aşamasında siz varsınız, sizin el emeğiniz var. Bu bence çok güzel bir duygu. Bunu öğrencilere anlatmaya ve yaşatmaya, dinlemelerini sağlamaya çalışıyoruz okulumuz ve bu proje sayesinde. Bugün çalgı yapım bölümüne hazırlanmak istediğinizde böyle bir sektör yok. Ancak bir ustaya gitmeleri gerekiyor öğrencilerin, meraklılarsa. Eğer liselerde böyle bir bölüm kurulursa hem okul için döner sermaye olabilir. Öğrenciler kendi enstrümanlarını yapma imkanı bulabilir veya üniversitede bu bölümü okumak istediğinde okula hazır olarak gidebilir. El melekeleri gelişmiş olabilir. O yüzden bu bölümün çok yararlı olacağını düşünüyorum. Hem resim bölümü hem müzik bölümü öğrencilerimiz var. 2 bölümden de çok güzel sonuçlar alıyoruz şu an” diye konuştu.
Lisede çalgı yapım eğitimi alan Sefa Umut Alagöz ise, “Bir bağlamaya baktığımda hangi ağaçtan olduğu, hangi kapaktan yapıldığını, hangi burguların takıldığını anlıyorum. Bu bana mutluluk veriyor. Çünkü bu eğitimi aldıktan sonra enstrümanlara bakış açım da değişti” şeklinde konuştu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
sahin bizler secimle iktidara geldik ANpPsrBj
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Nisan, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Şahin: “Bizler seçimle iktidara geldik”

AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda İYİ Parti Grubu’nun “bürokratların ve bakan yardımcılarının siyasi parti faaliyetlerine katılması” konulu genel görüşme önerisine AK Parti Grubu adına cevap verdi.

Şahin, konuşmasında kamu görevlilerinin tarafsızlığı ve liyakat ilkesinin Anayasa’nın 128’inci maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında güvence altına alındığını belirterek, “Kamu görevlilerinin siyasi tarafsızlığı mevcut hukuk düzeniyle güvence altına alınmıştır” dedi.

Türkiye’nin 16 Nisan 2017 anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçtiğini hatırlatan Şahin, yürütmenin millet tarafından seçilen Cumhurbaşkanı ve onun belirlediği siyasi iradenin sorumluluğunda olduğunu ifade etti. Şahin, “Bakanlar ve bakan yardımcıları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca istisnai ve siyasi nitelikli görevlerdir” diye konuştu.

“Siyasi irade ile temas kaçınılmaz”

Bakan yardımcıları ile üst düzey bürokratların görevleri gereği siyasi irade ile temas hâlinde olmalarının kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Şahin, “Bu temas, kamu hizmetinin etkin ve verimli yürütülmesi için gereklidir. Bakan yardımcılığı makamı hem idari hem de siyasi bir köprü görevi görmektedir. Bu makamlar, siyasi iradenin politikalarını teknik düzeyde hayata geçirmek için vardır” ifadelerini kullandı.

Önergede bazı isimler üzerinden yürütülen tartışmaların liyakatten ziyade siyasi amaç taşıdığını savunan Şahin, kamu görevlilerinin geçmiş mesleki başarılarının üst düzey görevler için engel değil referans olduğunu dile getirdi. Şahin, “Yetişmiş insan kaynağını ‘siyasi yakınlık’ yaftasıyla diskalifiye etmeye çalışmak, liyakat sistemine zarar vermektedir” dedi.

“AK Parti darbe sonrası oluşan iktidarlara benzemez”

Konuşmasının sonunda genel görüşme açılmasına karşı olduklarını belirten Şahin, “Saygıdeğer milletvekilleri, burada sarf edilen bazı ifadeleri talihsiz buluyorum. Ne Sayın Cumhurbaşkanımız ne de AK Parti darbe sonrası oluşan iktidarlara benzer. Bizler seçimle iktidara geldik. Cumhurbaşkanımız da girdiği her seçimi yüksek oy oranıyla kazanmış bir siyasetçidir. AK Parti iktidarlarını darbe sonrası oluşan iktidarlara benzetmek, en hafif tabiriyle haksızlıktır” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin