karabuk
İmsak 06:06
Güneş 07:31
Öğle 13:08
İkindi 16:06
Akşam 18:36
Yatsı 19:56
İmsaka kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Temmuz, 2024 04:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Nesli 200 milyon yıl öncesine dayanıyor: Ordu’da nesli tehlike altında olan ‘Mersin balığı’ görüntülendi

Nesli tükenmekte olan, 200 milyon yılı aşkın geçmişe sahip olduğu tahmin edilen ve yumurtalarının yaban mersininin meyvelerine benzemesinden dolayı ‘Mersin balığı’ olarak adlandırılan balık türü, dalış eğitmeni ve su altı fotoğrafçısı tarafından Ordu’da kendi yaşam alanında görüntülendi. Suyun 10 metre derinliklerinde kaydedilen görüntülerin uzmanlara gönderilmesi üzerine, balığı yaşam alanında gözlemlemek için çok sayıda kişinin bölgede dalış yapmak istediği belirtildi.
Yaklaşık 200 milyon yıldır dünya üzerinde bulunduğu tahmin edilen, biyoçeşitlilik açısından da son derece önemli bir tür olan Mersin balığı, neslinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya. Bilinin 5 türü olan ve 2’sinin neslinin tükenen balık türü, üniversitelerin marifetiyle yetiştirilerek nesli korunmaya çalışılıyor.

“10 metre derinlikte görüntüledik”
Yaklaşık 30 santimetre uzunluğundaki yavru Mersin balığını kendi doğal alanında görüntülemeyi başaran Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Dalış Eğitmeni ve Su Altı Fotoğrafçısı Hakan Güney, “Denize ve Karadeniz’e gönül vermiş birisi olarak su altındaki çalışmalarımıza devam ediyoruz. O gün biraz dalgalıydı, 2 yıldız ve üzeri olan dalgıçlarımız ile birlikte denize daldık. 10 metre gibi bir derinlikte dalış yaparken karşımıza Mersin balığı çıktı. O gün dev vatozlar falan da vardı, gayet güzeldi. Farklı illerden de dalış için gelen arkadaşlarımız vardı. Şans eseri Mersin balığını gördük. Normalde Mersin balıkları 1 buçuk ile 2 buçuk metre arasında oluyor. Nesli tükenmekte olan da bir canlı. Bildiğimiz kadarıyla üniversiteler bunların yavruları getirtip, bölgelerde bırakıyor ve çoğalmasını sağlıyorlarmış. Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize bölgeleri bu hayvanlar için çok iyi. Tatlı su bağlantılarına, dere ve çay ağızlarına gelip, burada üremeler yapıyorlarmış” diye konuştu.

“Dünyada bilinen 5 türü var, 2’sinin nesli tükendi”
Mersin balığını kendi yaşam alanında görüntülemekten büyük mutluluk duyduğunu kaydeden Güney, “Bizim de dalışımızda yavru denk geldi. Orada bizle beraber, hiç kaçmadan bizlere poz verdi, önümüzde seyretti. Dalışımızın bir süresinde onunla oynadık. Şans, su altında kendi yaşam alanında görüntülemek bize naip oldu. Dünyada bilinen 5 türü var, bunlardan 2’sinin nesli tükenmiş, 3 tanesi var. Üniversitelerin su altı bilimleri fakülteleri de bu canlıların neslinin tükenmemesi için mücadele ediyor” ifadelerine yer verdi.

“Nesli dinozorlar döneminden de öncesine dayanıyor”
Balık türünün geçmişinin dinozorlar döneminden önce de olduğunu bildiklerini aktaran Güney, “Nadir canlılardan birisi. Genelde görüntüler eski kaynaklardan veya havuz ortamında var. Suyun altında iken denk gelmesi ve onu fotoğraflamak nadir olan bir durum. Bunu bir de bizim bölgemizde çekmemiz çok güzel oldu. Karadeniz Bölgesi’nde aktif olarak dalış yapan tek yer Ordu. Bugün Karadeniz’e sahili olan yerlerde aktif dalış faaliyeti yok, inşallah oralarda da olur ve onlar da farklı canlılar ile karşılaşırlar. Karadeniz’in su altının ne kadar renkli ve florasının ne kadar keyifli olduğunu insanların görmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

"Görüntülemek için gelmek isteyenler var"
Görüntüleri uzman isimler ile paylaştığını ve Mersin balığını görüntülemek için gelmek isteyen çok sayıda kişinin olduğunu belirten Hakan Güney, “Ben çok mutluyum, danıştığım hocalarımızdan da çok güzel tepkiler aldık. İl dışından buraya sadece Mersin balığını görüntülemek umuduyla gelecek bir sürü insan var, bu da bizleri mutlu ediyor” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

BEUN’da güneş enerjisi santrali yatırımıyla hem doğa hem sağlık kazanacak

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), sürdürülebilir kampüs vizyonu doğrultusunda çevreci ve stratejik bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulması planlanan 1500 kWe (1861,2 kWp) kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile üniversite hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak hem de Tıp Fakültesinin elektrik ihtiyacının yaklaşık dörtte birini güneş enerjisinden karşılayacak.
Dünya Bankası finansmanı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü yürütücülüğünde uygulanan Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) kapsamında hayata geçirilecek olan proje; Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı’nda yer alan yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, kamu binalarında enerji verimliliğinin artırılması ve kendi enerjisini üreten kamu yapılarının desteklenmesi hedefleriyle de tam uyum gösteriyor.
Hazırlanan fizibilite, çevresel ve sosyal etki değerlendirme çalışmaları doğrultusunda, Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesi sınırları içerisinde yer alan yaklaşık 24 bin metrekarelik alanda, 1500 kWe (1861,2 kWp) kurulu güce sahip bir Güneş Enerjisi Santralinin kurulması öngörülüyor. Fiziksel olarak Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulacak olan santralin devreye alınmasıyla birlikte üretilecek elektrik enerjisinin, ulusal şebeke üzerinden dengeleme yöntemiyle Tıp Fakültesinin yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık %25’ini karşılaması hedefleniyor. Böylece üniversite genelinde yenilenebilir enerji kullanımının payının artırılması ve enerji giderlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Bu durum, üniversitenin sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasına imkân tanıyacak; mevcut hizmet kapasitesinin korunmasına ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğine dolaylı ancak güçlü bir katkı sunacak. Bu yönüyle proje, yalnızca bir enerji yatırımı olmanın ötesinde; kamu yararı, maliyet etkinliği ve sosyal fayda boyutlarıyla da öne çıkıyor.
İhale süreci başlayan ve kısa süre içerisinde devreye alınması planlanan GES, yaklaşık 25 yıl boyunca temiz ve yenilenebilir enerji üreterek üniversitenin enerji maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda fosil yakıtlara dayalı enerji tüketiminin azaltılması, karbon salınımının düşürülmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Öte yandan proje kapsamında, güneş enerjisi teknolojilerine yönelik akademik çalışmaların ve uygulamalı projelerin üniversite bünyesinde yürütülmesi de planlanıyor. Bu yönüyle kurulacak GES; eğitim, araştırma ve uygulamayı bir araya getiren örnek bir yenilenebilir enerji yatırımı olarak dikkat çekiyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sürdürülebilirlik anlayışının üniversitenin tüm planlama ve yatırımlarında temel bir ilke olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi:
"Üniversitemiz; çevreye duyarlı, enerji verimliliğini esas alan ve kendi enerjisini üretebilen örnek bir kampüs modeli oluşturma doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Çaycuma Meslek Yüksekokulumuz yerleşkesinde kurulacak olan Güneş Enerjisi Santrali, bu vizyonumuzun somut ve stratejik adımlarından biridir. Bu önemli yatırım sayesinde hem çevresel sorumluluğumuzu yerine getiriyor hem de Tıp Fakültemizin elektrik tüketiminin kayda değer bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına katkı sağlayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle çevreci yatırımları ve yenilenebilir enerji projelerine verdikleri güçlü desteklerden dolayı başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere Bakanlığımızın kıymetli yöneticilerine şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca yükseköğretim sistemimizin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm vizyonuna büyük katkılar sunan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK ailemizin değerli mensuplarına teşekkürlerimi sunuyorum. Projenin hazırlanmasından uygulanmasına kadar geçen tüm süreçlerde özveriyle çalışan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüze, Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) yetkililerine, üniversitemizin ilgili akademik ve idari birimlerine ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak; sürdürülebilir gelecek hedeflerimiz doğrultusunda çevreci, yenilikçi ve katma değeri yüksek projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz."

Bizi sosyal medyadan takip edin