Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Eylül, 2023 04:12 tarihinde yayınlandı
0

Nenad Bjelica, mesleğinin en kıymetli takımını çalıştırıyor

Trabzonspor Teknik Yöneticisi Nenad Bjelica, mesleğinin en kıymetli ve en geniş takımını çalıştırıyor.

Trendyol Harika Lig’in 5. haftasında alanında Beşiktaş’ı 3-0 mağlup eden Trabzonspor, haftayı moralli kapattı. Transferin son günlerinde kıymetli isimleri takımına katan bordo-mavililer, ekip bedelini de 135 milyon Euro’ya yükseltti. Karadeniz temsilcisinin teknik yöneticisi Nenad Bjelica ise mesleğinin en kıymetli ve en geniş takımını çalıştırıyor.

Hırvat teknik adamın, 2020-2022 dönemlerinde çalıştırdığı Osijek kadrosu 17 milyon Euro, 2018-2020 dönemlerinde misyon aldığı Dinamo Zagreb 80 milyon Euro, 2016-2018’de başında bulunduğu Lech Poznan 32 milyon Euro, 2014-2015 döneminde teknik yöneticiliğini yaptığı Spezia Calcio 48 milyon Euro, 2013-2014 döneminde teknik işvereni olduğu FK Austria Wien 18 milyon 500 bin Euro, 2010-2013 döneminde çalıştırdığı Wolfsberger de 13 milyon Euro takım bedeline sahipti.

Golcü kimlik

Trabzonspor, Bjelica idaresinde de golcü bir kimliğe büründü. Geçtiğimiz dönemin birinci 5 haftasında 6 gol atıp, 5 gol yiyen bordo-mavililer, bu dönem ise rakip fileleri 11 kere sarsarken, ağlarına 6 gol gördü.

Karadeniz takımında, ligin başı olmasına karşın 8 oyuncu da golle tanıştı. Bakasetas, Bardhi ve Enis Destan 2’şer, Denswill, Bonkoviç, Göktan Gürpüz, Vıica ve Onuachu da 1’er gol kaydettiler.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin