Narven Wellness ve Thermal Hotel, Bolu’da kapılarını açtı - Karabük Haber Postası
narven wellness ve thermal hotel boluda kapilarini acti 9jljOEAj jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Haziran, 2024 04:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Narven Wellness ve Thermal Hotel, Bolu’da kapılarını açtı

Bolu’nun önemli turizm tesisleri arasında yer alan Narven Termal Kasaba bünyesinde hizmete başlayan Narven Wellness ve Thermal Hotel, gerçekleştirdiği görkemli açılış töreni ile kapılarını misafirlerine açtı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı sonrasında Narven Wellness ve Thermal Hotel Otel Müdürü Meryem Dürüst’ün açılış konuşması ile başlayan törende, Ashvin Wellness ve SPA mentörü Dr. Koshlendra Pratap bütüncül sağlıklı yaşam uygulamaları hakkında, Narven A.Ş. Genel Müdürü Serdar Yıldız da Narven Termal Kasaba ve Narven Wellness veThermal Hotel hakkında bilgi verdi.

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Narven Wellness ve Thermal Hotel Otel Müdürü Meryem Dürüst, misafirlerine sunacakları hizmetler ve otel konsepti hakkında bilgi verdi. Dürüst, “Misafirlerimizin doğayla iç içe olması, hem bedenlerinin hem de ruhlarının yenilemesi için tasarlanan otelimizde 97 tam donanımlı oda ve suit ile en yüksek konforu sunmayı amaçlıyoruz. Termal su küvetlerinin yer aldığı odalarımızda misafirlerimiz gerçek bir dinlenme ve yenilenme deneyimi yaşayacaklar. Tesisimiz, Bolu’nun doğal güzelliklerinin tam ortasında, İstanbul ve Ankara’ya yakınlığı ile dikkat çekiyor. Ayrıca, Narven Macera Parkı, ATV Safari ve Off-Road Turları gibi çeşitli outdoor aktivitelerle her yaş grubuna hitap eden eğlenceli deneyimler sunuyoruz. Restoran ve kafelerimizde misafirlerimize unutulmaz gastronomi deneyimleri yaşatmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Narven Wellness ve Thermal Hotel bünyesinde yer alan Ashvin Wellness ve SPA’nın mentörlüğünü yapan ünlü Dr. Koshlendra Pratap tesiste sundukları benzersiz Wellness deneyimi hakkında bilgi verdi. Pratap, “Bolu ormanlarıyla çevrili tesisimizde misafirlerimize termal su ve orman terapisinin iyileştirici özelliklerini birleştirerek bütüncül bir sağlıklı yaşam deneyimi sunuyoruz. Bedensel, zihinsel ve ruhsal bütünlüğü hedefleyen kişiselleştirilmiş Wellness programları ile misafirlerimizin sağlıklı ve dengeli bir yaşam sürdürmelerine büyük önem veriyoruz. Ayurveda tedavilerini modern tıp uygulamalarıyla birleştirerek Ayurveda Panchakarma ve Detoks Programı, Bütünsel Oruç ve Kilo Yönetimi Programı ve Longevity Programı gibi çeşitli Wellness programları sunuyoruz. Ayrıca Ashvin Beslenme Sistemi ile misafirlerimize doğal, organik ve besleyici gıdalar sunarak iyilik hallerini ve yaşam kalitelerini artırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Narven’in yatırımcılarına ve takım arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasına başlayan Narven A.Ş. Genel Müdürü Serdar Yıldız, Narven’in Hisseli Gayrimenkul Sistemi ile Türkiye’de bir marka haline geldiğini ve otelcilikte de söz sahibi zincir markalardan biri olma yolunda ilerlediklerini vurguladı. Yıldız, “Narven markamızın bölgesel kalkınma vizyonu doğrultusunda otel yatırımı yapma kararı verdik. Bu kararı verirken, Türkiye ve Bolu turizmine katkı sağlamayı hedefledik. Termal su ve bütüncül sağlıklı yaşam uygulamalarını bir araya getirdiğimiz ve sağlıklı kalarak insanların kendine yatırım yapmasına imkan veren bu özel konsepti lanse etmekten gurur duyuyorum. Bu anlamda misafirlerimize sadece bir konaklama imkanı değil; bir yaşam biçimi sunuyoruz. Bölgesel kalkınma vizyonumuzla bir Türkiye markası olma yolunda ilerliyoruz” dedi. Yıldız konuşmasının devamında sosyal sorumluluk yaklaşımı çerçevesinde Bolu Gelincik Kadın Kooperatifi ile yaptıkları iş birliğinden bahsederek, yerel halkın istihdamına ve yerel işletmelere destek olmayı, bölgenin sosyo-ekonomik kalkınmasına da katkı sağlamayı sürdüreceklerini dile getirdi.

Bolu ormanlarının yamacında yer alan Narven Wellness ve Thermal Hotel, misafirlerine doğal termal su kaynaklarından faydalanma imkanı sunarken, aynı zamanda modern ve konforlu konaklama seçenekleriyle de dikkat çekiyor. Otelde bulunan Ashvin Wellness ve SPA merkezinde, bütüncül sağlıklı yaşam uygulamaları, iyileştirici terapi, masaj ve sağlık programları ile misafirlerin beden ve ruh sağlığını destekleyen tam kapsamlı hizmetler sunuluyor. Termal su havuzları, buhar odaları, saunalar, SPA suiti, hidroterapi havuzları, yoga stüdyosu, meditasyon salonu ve son teknoloji fitness imkanlarının yer aldığı Narven Wellness ve Thermal Hotel, hem fiziksel hem de ruhsal iyileşme sağlayan bütüncül wellness programları ile misafirlerine unutulmaz bir deneyim yaşatmayı hedefliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…