Reklam
Reklam
murzioglu kultur yolu festivali samsuna buyuk deger katti gVduUpRp jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Haziran, 2024 00:30 tarihinde yayınlandı
0

Murzioğlu: “Kültür Yolu Festivali, Samsun’a büyük değer kattı”

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, konserlerden sergilere, tiyatrodan opera ve bale gösterilerine, söyleşilerden atölyelere, çocuk etkinliklerinden dijital sanatlara kadar kentin dört bir tarafından devam eden Kültür Yolu Festivali’nin Karadeniz’in cennet köşesi Samsun’un turizm potansiyeline büyük bir değer kattığını söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, 16 şehirde, toplamda 8 ay sürecek, sanatı, kültürü, tarihi, tek bir noktada birleştirmeyi amaçlayan; Türkiye’nin En Büyük Festivali’nin son durağı Samsun’da etkinlikler tüm hızıyla devam ediyor. Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, konserlerden sergilere, tiyatrodan opera ve bale gösterilerine, söyleşilerden atölyelere, çocuk etkinliklerinden dijital sanatlara kadar rekor sayılacak 600’e yakın etkinliğin organize edildiği Kültür Yolu Festivali’nin Samsun’un turizm potansiyeline büyük bir değer kattığını söyledi. Kapsamlı festival için emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Salih Zeki Murzioğlu, “Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin dördüncü ayağı olan ilimizin dört bir köşesinde nereye gitsek bir etkinlikle karşılaşıyoruz. Kısacası festivali adeta iliklerimize kadar yaşıyoruz. İlimiz ayrıca düzenlenen etkinlik sayısıyla da rekor kırmaya aday. Harika etkinlikler oluyor. Bize böylesi festival coşkusunu yaşatan başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere, festivalde büyük emeği geçen, festivalin kusursuz olması için yoğun çaba harcayan başta Sayın Valimiz Orhan Tavlı ve Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan olmak üzere tüm herkese camiam adına çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Turizmde markalaşma yönünde önemli bir adım atacağız”

Festivalle birlikte Samsun’un çok sayıda misafiri de ağırladığını belirten Murzioğlu, “Hepimizin bildiği gibi Samsun tarihi Eski Taş Çağı’na kadar uzanır. İlimiz bir sanayi, tarım, sağlık kenti olduğu kadar köklü tarihi geçmişiyle, yaylalarıyla, kaplıcalarıyla, kayak merkeziyle, kanyonuyla, Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti’yle, ormanlarıyla, deniziyle, kumsallarıyla, eşsiz doğasıyla, birçok zenginliğiyle ayrıca turizm kenti de. Ayrıca, festival kapsamında ilk kez düzenlenen gastronomi etkinlikleri sayesinde de yerel lezzetlerimizi tanıtma fırsatı buluyoruz. Turizm açısından büyük bir potansiyele sahibiz ama turizmden maalesef yeteri kadar pay alamıyoruz. İlimiz turizmini ciddi yerlere taşımak için hepimize büyük görevler düşüyor. Hep birlikte turizmimizin gelişmesine odaklanmalıyız. Kentimizi çok daha iyi tanıtmak, çok daha güzel noktalara getirmek adına Kültür Yolu Festivali de büyük bir fırsattır. Festival sayesinde Karadeniz’in cennet köşesi ilimizin sadece ülkemizde değil, tüm dünyada bilinirliğinin artacağına inanıyorum. Ama en önemlisi, şehrimizin uluslararası anlamda markalaşması yönünde çok önemli bir adım atmış olacağız. Geçmişten bugüne bölgenin buluşma noktası olan Samsun’un böyle kıymetli kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmasını çok önemsiyoruz. Bu festival her bir faaliyetiyle bölge halkını bir araya getirdi. Samsun hizmet sektöründe de çok iyi bir konumda. Konaklama tesisleri, kafeleri, restoranları çok nitelikli. Bu festival şüphesiz ekonomik anlamda da bir canlılık sağladı. Bu festivalimizin unutulmaz anılarla misafirlerimizin hafızalarında yer alacağına eminim. Her yıl tekrarlayan ve artan etkinliklerle Samsun halkıyla bu kültürel etkinliklerin buluşmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
pandemi sonrasi gozden kacan hastalik uzun sureli kovid KcCApqHH
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Haziran, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Pandemi sonrası gözden kaçan hastalık: Uzun süreli kovid

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kovid-19 geçiren her 6 kişiden yaklaşık birinde görülen “uzun süreli kovid” tablosunun gözden kaçabildiğini belirterek, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kişinin bu durumdan etkilenmiş olabileceğini söyledi.

Uzun süreli kovidin mevcut tahminlerin çok daha fazla insanı etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Özkaya, uzun süren halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, gün içerisinde ani duygu durum değişiklikleri ve sık hastalanma gibi şikayetlerin özellikle pandemi sonrasında arttığına dikkat çekti. Geçen hafta yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Özkaya, “COVID-19 ile enfekte olan her 6 kişiden yaklaşık biri uzun süreli COVID geliştiriyor ve bu kişilerin neredeyse yüzde 90’ı kronik sağlık sorunları yaşamaya devam ediyor. Araştırmacılar, enfeksiyon sonrasında ortaya çıkan ve önceden var olan rahatsızlıklarla açıklanamayan semptomları inceleyerek uzun süreli COVID vakalarını belirledi” dedi.

“Yaklaşık 3 milyon kişi etkilenmiş olabilir”**

Türkiye’de 17 milyondan fazla kişinin kovid 19 enfeksiyonu geçirdiğinin düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu rakamlar göz önüne alındığında yaklaşık 3 milyon insanımızın uzun süreli COVID şikayetleriyle yaşamını sürdürdüğünü tahmin ediyoruz. Pandemi sona ermiş olsa da COVID-19 halen görülmeye devam ediyor ve buna bağlı uzun süreli kovid yükü de artıyor” diye konuştu.

Çalışmada uzun süreli COVID tanısı alan hastaların yaklaşık yüzde 90’ında sürekli klinik takip ve tedavi gerektiren en az bir kronik hastalık geliştiğinin ortaya konulduğunu ifade eden Özkaya, hastalarda solunum, sindirim sistemi ve sistemik belirtilerin yaygın olarak görüldüğünü kaydetti.

Tiroid ve metabolik sorunlar dikkat çekiyor

Araştırmanın, uzun süreli COVID’in belirtilerinin bölgelere göre farklılık gösterebildiğini de ortaya koyduğunu belirten Özkaya, bazı bölgelerde tiroid hastalıklarının daha sık görülürken, bazı bölgelerde ise prediyabet ve hiperglisemi gibi metabolik bozuklukların ön plana çıktığını söyledi. Uzun süreli COVID vakalarının tanı konulmasında güçlük yaşandığını vurgulayan Özkaya, “Bu hastalar daha iyi gözetim ve kişiye özel tedaviler gerektiriyor. Ancak ’Long COVID’ için özel bir tanı kodunun bulunmaması nedeniyle birçok hasta farklı branşlara başvurmasına rağmen gözden kaçabiliyor” şeklinde konuştu.

“Doktorlar uzun süreli kovid ihtimalini göz önünde bulundurmalı”

Kardiyologların otonom sinir sistemi bozuklukları, endokrinologların metabolik hastalıklar, nörologların açıklanamayan bilişsel sorunlar, göğüs hastalıkları uzmanlarının nefes darlığı ve derin nefes alma isteği, psikiyatristlerin duygu durum bozuklukları, aile hekimlerinin ise sık hastalanma şikayetleriyle gelen hastalarda uzun süreli kovid ihtimalini değerlendirmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu hastalar, COVID-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilemeyen ancak aslında uzun süreli COVID tablosunun bir parçası olan vakalar olabilir” ifadelerini kullandı.

Uzun süreli kovid 19’un giderek daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayan Özkaya şunları söyledi: “Bu durum daha iyi gözetim, koordineli bakım ve yeni tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor. Ayrıca farklı kişilerin farklı semptomlar yaşadığı unutulmamalı, tedavi süreçleri kişiye özel planlanmalıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin