İstanbul’da kurulu bulunan Ovacuma Uluyayla Akkışla Dernek Başkanı Durmuş Eren başkanlığında bir araya gelen köy muhtarları köy yollarının sorunlarını anlattı.
Safranbolu Dipsiz Göl tesislerinde öğle yemeğinde Safranbolu Kaymakamı Murat Bulancak, İl Özel İdare Genel Sekreteri Mehmet Uzun ile Safranbolu ve Eflani İl Genel Meclis üyelerinin de hazır bulunduğu toplantıda köy muhtarları adına Dernek Başkanı Durmuş Eren, köy yollarının iyileştirmesi yönünde taleplerini iletti.
Eren, bugüne kadar yapılan çalışmalar kapsamında emeği geçenlere teşekkür ederek, “ Muhtarlarımızla buradayız. Hayat standartları genişledikçe istekler bitmez. Biz özellikle Ovacuma’dan Eflani’ye bağlanan grup yolumuzun genişletme çalışmaları yapıldı. Bu sene yoğun kış nedeniyle yapan kar ve yağmurdan dolayı yollarda çukurlar oluştuğundan araçlar daha ilerlemekte güçlük çekiyor. Yolları yapılan yerler ham ve toprak yol olduğundan kar ve yağmur sonrası yollara neredeyse kullanılamaz hale geldiğinden köylülerimiz büyük sıkıntı yaşamakta. Genişletme yapılan yerlerin bu yıl programa alınarak asfalt yapılmasını ve ayrıca 12 kilometrelik Ovacuma Eflani grup yolundan sonraki alanda stabilize yol olduğundan buranın da iyileştirilmesini istiyoruz. Bu konuda sizlerin yardım desteklerini bekliyoruz” dedi.
Safranbolu ilçe Kaymakamı Murat Bulancak ise, “ Vatandaşlarımızın eksiği ve sıkıntısı neyse bunları çözmeye gayret ediyoruz. Bu hizmetlerimizi yapmamıza vesile olan Valimize ve Özel İdaremize teşekkür ediyoruz. Amacımız vatandaş mutlu olsun ve eksiklikleri giderilsin. Vatandaşlarımız köylerine yavaş yavaş yerleşmesini istiyoruz. Bu kapsamda köylerimize gerekli yatırımlar yapılarak eksiklikleri gidermek adına ne gerekiyorsa yapmaya çalışacağız” dedi.
İl Özel İdare Genel Sekreteri Mehmet Uzun, asfaltı artık kurum olarak kendilerinin yaptığını ve 5-6 yıl içinde tüm köy yollarını asfaltlamayı hedeflediklerini ve asfaltsız köy yolunun kalmayacağını söyledi.
Uzun ayrıca, bu yıl aşırı yağışlar nedeniyle heyelanlar meydana geldiğinden grup yollarında bir çalışma yapamadıklarını ve havaların düzelmesi ile birlikte çalışmalara başlayacaklarını da ifade ederek, “ Havaların düzelmesi ile birlikte bir heyet gönderip yollarda inceleme yapacağız. Biz elimizden geleni bu yıl yapmaya gayret edeceğiz. O bölgede su taşkınlarından çok korkuyoruz. DSİ’nin o bölgede güzel bir çalışma yapması ile birlikte bizlerde yolları istediğimiz seviyeye çıkartmış oluruz” dedi.


Muhtarlar Köylerinin Sorunlarını Anlattı
BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.
Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.
Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.
Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.
Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.
Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;
1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.
2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.
3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.
4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.
Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.
Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!
İlyas Erbay


