Muhtarlar Köylerinin Sorunlarını Anlattı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Nisan, 2015 14:28 tarihinde yayınlandı
0
0

Muhtarlar Köylerinin Sorunlarını Anlattı

İstanbul’da kurulu bulunan Ovacuma Uluyayla Akkışla Dernek Başkanı Durmuş Eren başkanlığında bir araya gelen köy muhtarları köy yollarının sorunlarını anlattı.
Safranbolu Dipsiz Göl tesislerinde öğle yemeğinde Safranbolu Kaymakamı Murat Bulancak, İl Özel İdare Genel Sekreteri Mehmet Uzun ile Safranbolu ve Eflani İl Genel Meclis üyelerinin de hazır bulunduğu toplantıda köy muhtarları adına Dernek Başkanı Durmuş Eren, köy yollarının iyileştirmesi yönünde taleplerini iletti.
Eren, bugüne kadar yapılan çalışmalar kapsamında emeği geçenlere teşekkür ederek, “ Muhtarlarımızla buradayız. Hayat standartları genişledikçe istekler bitmez. Biz özellikle Ovacuma’dan Eflani’ye bağlanan grup yolumuzun genişletme çalışmaları yapıldı. Bu sene yoğun kış nedeniyle yapan kar ve yağmurdan dolayı yollarda çukurlar oluştuğundan araçlar daha ilerlemekte güçlük çekiyor. Yolları yapılan yerler ham ve toprak yol olduğundan kar ve yağmur sonrası yollara neredeyse kullanılamaz hale geldiğinden köylülerimiz büyük sıkıntı yaşamakta. Genişletme yapılan yerlerin bu yıl programa alınarak asfalt yapılmasını ve ayrıca 12 kilometrelik Ovacuma Eflani grup yolundan sonraki alanda stabilize yol olduğundan buranın da iyileştirilmesini istiyoruz. Bu konuda sizlerin yardım desteklerini bekliyoruz” dedi.
Safranbolu ilçe Kaymakamı Murat Bulancak ise, “ Vatandaşlarımızın eksiği ve sıkıntısı neyse bunları çözmeye gayret ediyoruz. Bu hizmetlerimizi yapmamıza vesile olan Valimize ve Özel İdaremize teşekkür ediyoruz. Amacımız vatandaş mutlu olsun ve eksiklikleri giderilsin. Vatandaşlarımız köylerine yavaş yavaş yerleşmesini istiyoruz. Bu kapsamda köylerimize gerekli yatırımlar yapılarak eksiklikleri gidermek adına ne gerekiyorsa yapmaya çalışacağız” dedi.
İl Özel İdare Genel Sekreteri Mehmet Uzun, asfaltı artık kurum olarak kendilerinin yaptığını ve 5-6 yıl içinde tüm köy yollarını asfaltlamayı hedeflediklerini ve asfaltsız köy yolunun kalmayacağını söyledi.
Uzun ayrıca, bu yıl aşırı yağışlar nedeniyle heyelanlar meydana geldiğinden grup yollarında bir çalışma yapamadıklarını ve havaların düzelmesi ile birlikte çalışmalara başlayacaklarını da ifade ederek, “ Havaların düzelmesi ile birlikte bir heyet gönderip yollarda inceleme yapacağız. Biz elimizden geleni bu yıl yapmaya gayret edeceğiz. O bölgede su taşkınlarından çok korkuyoruz. DSİ’nin o bölgede güzel bir çalışma yapması ile birlikte bizlerde yolları istediğimiz seviyeye çıkartmış oluruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gw 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Nisan, 2026 13:19 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞİRKET İFLASLARINDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞ

Dun & Bradstreet (D&B), işletmeler için ticari veri, analitik ve iş zekası çözümleri sunan küresel bir Amerikan şirketidir.
Şirketin açık ismi, Data Universal Numbering System (Veri Evrensel Numaralandırma Sistemi).
Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan bu şirket, dünya genelindeki yüz milyonlarca işletmeye dair devasa bir veri tabanını yönetiyor.
Dun & Bradstreet’in Türkiye’deki faaliyetleri CRIF grubu tarafından yürütülüyor.

Dun & Bradstreet geçtiğimiz hafta Küresel İflas Raporunu açıkladı. Rapor, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdüğünü ortaya koydu.
Bir önceki yıla göre; küresel ölçekteki ortalama iflas yüzde 7 iken, bu oran Türkiye % 29

Türkiye’de 2024 yılında toplam 465 şirket iflas etmişti.
Şirket iflasları bir önceki yıla (2023) göre %23 oranında artış göstermişti. İflaslardaki artış artarak devam ediyor.

2025 yılında iflas sayısı biraz daha arttı, 573 şirkete ulaştı. Yıllık artış hızı ise %29 oldu
İflas kararlarının yanı sıra, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre 2025 yılında toplam 33 bin 270 şirket kapanmış, esnaf tarafında ise günde ortalama 330 iş yeri faaliyetlerini sonlandırmış.

Türkiye’de iflaslardaki artışın nedenleri; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı olarak görülüyor.

Sayıları az da olsa, şirket iflaslarında bizden daha kötü ülkeler de var.
Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu 45 ülkeden 28’inde (yüzde 62) bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında artış yaşandığı, 17 ülkede ise düşüş yaşandığını ortaya çıktı. Rapora göre, 2025 yılında Dun & Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkede, 627 bin 575 şirket iflas etti.
2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında,
Arjantin, yüzde 65 artışla ilk sırada.
Yüzde 49 artışla Yunanistan incelenen ülkeler içerisinde ikinci olurken, Hong Kong yüzde 45 ile üçüncü sırada yer aldı. Hong Kong’u, yüzde 44 ile Suudi Arabistan, yüzde 41’lik artışla İsviçre takip etti. 2024 yılında bir önceki yıla göre şirket iflaslarında yüzde 6 gibi sınırlı bir artışın yaşandığı ABD’de ise, geçen yıl şirket iflaslarında yüzde 26 artış yaşandı.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alması,
İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının artırdı
Dun & Bradstreet’in, “2025 Küresel İflas Raporu”, iflas baskısının özellikle belirli sektörlerde yoğunlaştığını ortaya koydu. Raporda, inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinin yüksek faiz ve talep hassasiyeti nedeniyle birçok ülkede iflasların önemli bölümünü oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

2025 yılının küresel ekonomi açısından belirgin bir normalleşme ve dengelenme sürecine işaret ettiğinin belirtildiği raporda, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyon baskılarının azalması ve önde gelen merkez bankalarının parasal gevşeme yönünde attığı adımların küresel ölçekte finansal koşulları görece iyileştirdiği vurgulandı. Türkiyede durum bunun tam tersi. Bizde gıda ve enerji fiyatları düşmediği için şirket iflasları daha da artacaktır

Raporda ayrıca, sektörel anlamda şu analize yer verildi: “Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama, inşaat sektörü şirketlerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratıyor.

Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma, artan operasyonel maliyetler ve sınırlı fiyatlama gücü başlıca risk unsurları arasında yer alıyor.

Bazı büyük ekonomilerde ise üretim ve hizmet sektörleri de talep zayıflığı ve maliyet baskıları nedeniyle risk altında kalmayı sürdürüyor.

Jeopolitik gelişmeler, ticaret modellerindeki değişim, döviz piyasalarındaki oynaklık ve politika belirsizliklerinin, şirketlerin finansal risk yönetimini şekillendirmeye devam edecektir.

Şirketlerin; müşterilerini, tedarikçilerini ve iş ortaklarını ortaya çıkabilecek stres sinyalleri açısından sürekli izlemek için yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı veri ve içgörü araçlarından yararlanması gerekiyor. Kredi risklerinin, güvenilir ve temiz verilerle düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi; şirketleri koruyacak sağlıklı finansal risk kararlarının alınması açısından önem taşıyor.
Ayrıca iş ortaklarını çeşitlendirmek ve makroekonomik ile jeopolitik senaryolara yönelik alternatif planlar oluşturmak, şirketlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir. En önemlisi ise karar alma süreçlerinin, piyasa algısı ya da kısa vadeli dalgalanmalardan değil; veri temelli içgörülerden beslenmesi gerekiyor.

Enerji fiyatlarındaki anormal artış, kontrolden çıkan ve artmaya devam eden enflasyon, dövizdeki dalgalanmalar ve piyasalardaki belirsizlik Türkiye’de şirket iflaslarının 2026 yılında da artmasına neden olacaktır.

İlyas Erbay