Motosikletli narkotik polisini şehit eden sürücüye 6 yıl 8 ay hapis - Karabük Haber Postası
motosikletli narkotik polisini sehit eden surucuye 6 yil 8 ay hapis ufMhwYJ4
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ekim, 2024 16:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Motosikletli narkotik polisini şehit eden sürücüye 6 yıl 8 ay hapis

Samsun’da kazada motosikletli narkotik polisinin şehit olması ve bir polis memurunun da yaralanması olayıyla ilgili yargılanan çekici sürücüsü, yaralandığı mahkemece 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Kaza, Samsun’un Atakum ilçesi Mimarsinan Mahallesi Atatürk Bulvarı YEDAŞ Kavşağı’nda 26 Mart 2023 akşamı saat 22.15’te meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru Mustafa Ata Traş (43) idaresindeki 55 SJ 967 plakalı polis motosikleti, ters yola giriş yapan Hasbi Can Duran yönetimindeki 55 NFR 78 plakalı çekici ile çarpıştı. Kazada, motosiklet sürücüsü polis memuru Mustafa Ata Traş hayatını kaybederken, yanında bulunan polis memuru İsmail Eken(40) ise ağır yaralandı.

Çekici sürücüsü Hasbi Can Duran, polis tarafından gözaltına alınıp çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Sürücü Hasbi Can Duran hakkında Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Duran, yargılama sırasında tutuksuz yargılanmak üzere tahliye oldu. Bugün görülen davanın son duruşmasında Duran, mahkemece “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olmak” suçundan önce 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak, Duran’a “iyi hal” indirimi uygulanarak 6 yıl 8 ay ceza verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
okullardaki siddet derin bir toplumsal sorunun yansimasi 1TVMEDAR
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Nisan, 2026 00:22 tarihinde yayınlandı
0
0

“Okullardaki şiddet derin bir toplumsal sorunun yansıması”

Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, son dönemde okullarda art arda yaşanan silahlı saldırıların yalnızca bireysel şiddet olayları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu tür olayların daha derin bir toplumsal krize işaret ettiğini söyledi.

Bu tür olayların bireysel patolojilerin ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Çelik, “Okullarda yaşanan bu olaylar, toplumsal yapıda biriken sorunların dışavurumu olarak değerlendirilmelidir” dedi.

“Görünmezlik ile görünür olma arzusu çatışıyor”

Saldırıların arka planında çoğu zaman yoğun bir değersizlik hissi ve dışlanmışlık algısının bulunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çelik, “Fail profillerinde sıkça, ‘görünmez olma hissi ile görünür olma arzusu’ arasında bir çatışma görülmektedir. Özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde kimlik gelişiminin kırılgan yapısı, bu tür uç davranışlara zemin hazırlayabilir” diye konuştu.

“Sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele”

Bu olayların yalnızca bireysel psikopatolojiyle açıklanamayacağını dile getiren Uzm. Dr. Çelik, sosyolojik faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Çelik, “Günümüzde artan yalnızlık, yoğun rekabet baskısı ve sosyal medya üzerinden sürekli karşılaştırılma hali gençler üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Okullar ise giderek sadece akademik başarıya odaklanan yapılar haline gelirken, duygusal ve sosyal gelişim çoğu zaman geri planda kalıyor” dedi.

“Şiddetin normalleşmesi risk oluşturuyor”

Medya ve dijital platformlarda şiddetin estetize edilmesinin önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Çelik, “Kimlik arayışı içindeki gençler bu tür eylemleri bazen ‘iz bırakma’ ya da ‘mesaj verme’ aracı olarak algılayabiliyor” şeklinde konuştu.

“Aidiyet duygusu zayıflıyor”

Okulların güvenli ve kapsayıcı alanlar olması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Çelik, “Akran zorbalığı, sosyal dışlanma ve zayıf öğretmen-öğrenci ilişkileri, gençlerin aidiyet duygusunu zedeliyor. Aidiyetin kaybolduğu ortamlarda ise öfke, yabancılaşma ve düşmanlık duyguları gelişebiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Çözüm için çok yönlü yaklaşım şart”

Sorunun çözümü için bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çelik, şu önerilerde bulundu:

“Okullarda psikososyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli, psikolojik danışman sayısı ve etkinliği artırılmalıdır. Risk altındaki bireyleri erken tespit edecek sistemler kurulmalı, aileler çocukların duygusal ihtiyaçlarına daha fazla odaklanmalıdır. Medya ise şiddeti sansasyonel biçimde sunmak yerine bilinçlendirici bir dil benimsemelidir.”

“Toplumun aynasına bakmalıyız”

Bu tür olayların yalnızca bireysel suçlar olarak görülmemesi gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Çelik, “Okullarda yaşanan silahlı saldırılar, aslında çok daha önce sessizce biriken kırılmaların yansımasıdır. Bu olaylar, toplum olarak görmemiz gereken gerçekleri ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin