Reklam
Reklam
cacacaca 1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
13 Mart, 2025 10:20 tarihinde yayınlandı
0

Motosiklet Sürücüleri İçin Yeni Ceza Tarifesi Açıklandı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, motosiklet kullanımının artışıyla birlikte kazaların da çoğaldığını belirterek yeni ceza tarifesini duyurdu. Kask takmamaktan akrobatik hareketlere kadar birçok kural ihlalinde cezalar artırıldı.

Motosiklet Sayısı ve Kazalar Arttı

Türkiye’de motosiklet sayısı son beş yılda iki katına çıkarak 6.3 milyona ulaştı. Trafikteki her beş araçtan biri motosiklet olurken, motosikletlerin karıştığı kazalarda can kayıpları arttı. Günlük motosiklet kaynaklı ölüm oranı 3,6’dan 4,3’e yükseldi.

Yeni Ceza Tarifesi

  • Kask Kullanımı: Kask takmayan sürücü ve yolculara ilk ihlalde 1.500 TL ceza kesilecek. Bir yıl içinde tekrar edilmesi halinde ceza 3.000 TL’ye, üçüncü ihlalde 9.000 TL’ye çıkacak.
  • Akrobatik Hareketler: Akan trafikte “tek teker” gibi akrobatik hareketler yapanlara 47.000 TL ceza uygulanacak ve sürücü belgesine 60 gün el konulacak. Trafikte yarış yapanların ehliyetine ise 2 yıl süreyle el konulacak.
  • Yetersiz Ehliyetle Kullanım: Ehliyetsiz motosiklet kullanmanın cezası 18.677 TL olarak devam edecek. Ehliyeti geçici olarak alınmış veya iptal edilmiş kişilerin motosiklet kullanması halinde ise ceza 186.000 TL olacak.
  • Kırmızı Işık İhlali: Kırmızı ışıkta geçmenin cezası 2.167 TL’den 5.000 TL’ye yükseltildi. Bir yıl içinde tekrar eden her ihlal için 5.000 TL ek ceza uygulanacak. Üçüncü ihlalden itibaren ehliyete el konulacak ve tekrar durumunda süresi kademeli olarak artırılacak. Altıncı ihlalde ise ehliyet tamamen iptal edilecek.

Bakan Yerlikaya, yeni düzenlemelerin motosiklet kazalarının önüne geçmek amacıyla hayata geçirildiğini belirtti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin