Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Ağustos, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
0

Motosiklet kazasında oğlu ölen il başkanı olay gecesi yaşadıklarını ilk kez anlattı

Geçen yıl yaşanan feci motosiklet kazasında oğlunu kaybeden Bartın’daki Ak Parti İl Başkanı Yaşar Arslan, oğlunun ölümünün üzerinden geçen 1 yıl sonra, feci kaza akşamında yaşadıklarını anlattı.

Bartın’daki Ak Parti İl Başkanı Yaşar Arslan’ın 35 yaşındaki oğlu Muhammet Ali Arslan, 20 Ağustos Pazar günü yeni aldığı motosiklet ile İstanbul’dan dönerken Zonguldak’ın Devrek ilçesine bağlı Çaydeğirmeni beldesinde 34 FG 8938 plakalı otomobille çarpışmış, feci kazada ağır yaralanan Muhammet Ali Arslan gece yarısı, aynı motosiklette bulunan arkadaşı Gökhan Katıoğlu ise kazadan 92 gün sonra tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti.

Aynı camide bu kez mevlit okundu

Muhammet Ali Arslan’ın ölümünün seneyi devriyesinde ise Mevlit-i Şerif okundu. Muhammet Ali’nin hayattayken her gün 5 vakit namazını kıldığı, vefatının ardından cenaze namazının kılındığı Bilal Habeşi camiinde okunan mevlide Ak Parti İl Başkanı Yaşar Arslan ve Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Aldatmaz’ın yanı sıra, kamu yöneticileri yakınları ve sevenleri katıldı. Kur’an-ı Kerim ve ilahilerin okunduğu mevlitte, Muhammet Ali Arslan ve aynı kazada ölen arkadaşı Gökhan Katıoğlu için dualar edildi.

“Bu acının tarifi yok”

İl Başkanı Yaşar Arslan, feci kazanın haberi aldığı anları ve olay gecesi yaşadıklarını ilk kez anlattı. Yaşar Arslan, “Can paremiz, çok kıymetli evladımızı, geçen sene yaşanan elim bir kazada kaybetmiştik. Rabbim, kimseye böyle bir acı yaşatmasın, kimseyi evlat acısı ile sınamasın. Gerçekten çok acı bir süreç yaşadık. Bu acının tarifi yok. Tabi ki her ölüm acıdır ama evlat acısı gerçekten çok acı. Rabbimiz bizi, evlatlarımızla, canlarımızla sınıyor. Rabbim sabrını da veriyor, yardım ediyor. Tüm ölmüşlerimize, Muhammet Ali evladımıza, rahmet diliyorum” dedi.

Kaza haberini telefonda aldı

Oğlunun kaza geçirdiği anlarda Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Adatmaz ile birlikte siyasi bir program için Bartın’ın Ulus ilçesine doğru hareket ettiklerini anlatan İl Başkanı Yaşar Arslan, telefonla gelen kaza haberinin ardından ise dönüş yaparak, kazanın olduğu Zonguldak’ın Devrek ilçesine seyir ettiklerini kaydetti. Kazada yaralanan oğlunun Devrek’teki hastaneden sevk edildiği haberi üzerine ise Zonguldak’a hareket ettiklerini anlatan Arslan, “Geçen sene 20 Ağustos akşamı siyasi programlarımız vardı. Milletvekilimiz Yusuf Aldatmaz bey ile birlikte Ulus ilçemize gidiyorduk, ilçeye az bir zaman kalmıştı, birkaç kilometre kalmıştı. Trafik kazası olarak haber aldık. Hemen geriye döndük. Kaza Devrek’te vuku bulmuş. Ağır yaralı olarak Devrek Devlet Hastanesi’ne kaldırılmış, akabinde de Zonguldak Devlet Hastanesi’ne sevk olundu. Orada da ameliyata alınmıştı ama tüm çabalara rağmen evladımızı kaybettik” ifadelerini kullandı.

“Bir an dünya tersine döndü”

Başkan Arslan, oğlunun vefat haberini aldığını çok zorlu bir süreç yaşadıklarını kaydederek, “Kazayla ilgili ilk gelen bilgi, önemli bir şey olmadığıydı. Bir an için tabiri caizse, dünya tersine döndü. Sonuçta insanız, yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımız imtihan. Gerçekten çok zor süreçti. Oğlumun kaza haberini aldığımızda, vefat haberinden sonraki süreçte, her daim yanımızda olan tüm dostlarımıza çok teşekkür ediyorum. Allah Razı olsun” şeklinde konuştu.

“Oğlumun can dostu 92 gün sonra rahmetli oldu”

Aynı kazada oğlunun samimi arkadaşı Gökhan Katıoğlu’nun da ağır yaralandığını ve kazadan 92 sonra öldüğünü kaydeden Arslan, “Maalesef sadece kaybettiğimiz benim evladım değildi. Gökhan Katıoğlu bir evladımız daha vardı. Oğlumun can dostu, samimi bir arkadaşıydı. Hayatın tüm evrelerini beraber yaşadılar, beraber paylaşmışlardı. Acıları, sevinçleri beraber yaşıyordular. O kazada o da ağır yaralanmıştı. O da, yaklaşık 3 ay Zonguldak’ta yoğun bakımda kalmış, yaklaşık 92 gün sonra yani 22 Kasım’da rahmetli olmuştu. Rabbim Gökhan evladıma da rahmet eylesin” ifadelerine yer verdi.

“Evladım güzel bir miras bıraktı”

Muhammet Ali’nin, insani yönden çok sevilen ve dini vecibelerini yerine getiren biri olduğunu da anlatan Arslan, “Bugüne kadar hiçbir şekilde, oğlumla ilgili olumsuz bir şey duymadım. Herkes, iyiliğini, güzelliğini konuştu. Herkese o da yardımcı olmaya çalışmış. Herkesle barışık bir evladımızdı. Evladım, güzel bir miras bıraktı. 2016 yılında evlendirmiştik. İyi bir aile babasıydı. Dini vecibelerini yerine getirmeye çalışan bir gençti” dedi.

“Hacca gidişi maceralı olmuştu”

Oğlunun 2016 yılında hac vazifesini yaptığını da kaydeden Arslan, sürecin ise maceralı olduğunu anlattı. Arslan, “Hacca gitmesi de, çok maceralı olmuştu. 2016 yılında yazılmıştı, haberimiz yoktu. Kendisi karar almış. Gitmek istediğinde ise çok meşakkatli bir süreç yaşadı. Kaydolurken, küçük bir harf hatası yapılmış. Son güne kadar uğraştı ve mücadele etti. Normalde çıkmamıştı, yedeklerden girmişti. Özel bir şirketle gitmeyi tercih etmiş, orda kayıt yapılırken bir harf hatası yapılmış. Hatta ‘Baba, bir şekilde bu hatayı düzeltebilirsem, mutlaka gideceğim’ demişti. Son umut olarak, çözmeye çalıştık ama bu işin çözümü yok dediler. Ama bir Cuma günü sabah namazını kılıp gidiyor. Sonra da ‘baba bu işi hallettim’ dedi. Nasıl hallettiğini sordum. Hac Daire Başkanlığı’na gidiyor ve orada çözülüyor iş” ifadelerini kullandı.

“Hac vazifesini yaparak, emanetini teslim etti”

Oğlu Muhammet Ali’nin 35 yıllık kısa ömründe hac vazifesini de yerine getirdiğini de ifade eden Arslan, şöyle devam etti:

“Evladıma, o zaman hacca gitmek nasip olmuştu. Rabbim, hac vazifesini yaparak, O’na emanetini teslim etmeyi nasip etti. İnşallah bütün yaptığı güzel ameller, kabir hayatında ve kıyamette kendisine yoldaş olur.”

“Haberi aldığında, cenazede ve mevlitte yalnız bırakmadı”

İl Başkanı Yaşar Arslan’ın oğlunun kaza ve vefat haberini aldığında yanında bulunan Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Aldatmaz, Muhammet Ali’nin cenaze merasiminin ardından seneyi devriyesinde okunan mevlitte de Arslan’ı yalnız bırakmadı.

“Hatırlamak istemediğim bir gündü”

Kaza gecesi hatırlamak istenmeyecek kadar kötü bir gün olduğunu anlatan Milletvekili Aldatmaz, “Bir sene evvel elim bir kazada rahmetli olan İl başkanımızın oğlunun seneyi devriyesinde okunan mevlit için bir araya geldik. Olay gecesi hatırlamak istemediğim bir gündü. İl Başkanımız ile birlikte Ulus’ta bir etkinliğine gidiyorduk. Yolda telefon geldi, döndük, Devrek’e hareket ettik. Sonra Muhammet Ali kardeşimizi Zonguldak’a sevk etmişler. Zonguldak’a gittik. Ama orada tüm müdahalelere rağmen Muhammet kardeşimizi kaybettik. Kötü bir gündü. Bir daha Allah o günleri bize yaşatmasın. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın. Muhammet kardeşimize tekrar rahmet diliyorum, ailesine, çocuklarına Allah sabırlar versin” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin