Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Kasım, 2019 11:33 tarihinde yayınlandı
0

“Mobil Trafik Eğitim Tırı” Karabük’te

Türkiye genelinde ilkokul öğrencilerinin trafik konusundaki farkındalığını geliştirmek amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında kentleri ziyaret eden “Mobil Trafik Eğitim Tırı” Karabük’e geldi.
İçişleri ile Milli Eğitim Bakanlıkları arasında imzalanan “Mobil Trafik Eğitim Tırı ile Yürütülecek Eğitim Faaliyetlerine İlişkin Eğitim İş Birliği Protokolü” kapsamında Karabük Anadolu İmam Hatip Lisesinde konuşlanan tırda, ilkokul öğrencilerine eğitim verildi.
Karabük Valisi Fuat Gürel ve İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ’da Tır’da eğitim verilen öğrencileri ziyaret ederek, verilen eğitimleri izledi.
Öğrenciler, tırdaki mobil sınıfta trafik eğitimi aldıktan sonra polis eşliğinde özel hazırlanan yaya geçidi ve trafik lambalarının bulunduğu alanda akülü araç kullandı.
İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, “Mobil Trafik Eğitim Tırı”nın Karabük’te iki gün kalacağını söyleyerek, “Eğitimi çocukların trafik bilinci kazanması ve trafikle ilgili bilgi sahibi olmaları düşüncesiyle planladık. İlk gün kentte bulunan Karabük Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Aydınlıkevler İlkokulunda yarın ise Kent meydanında eğitim verilecek. Burada merkezden gelen görevliler tarafından 200’e yakın öğrencimize trafik eğitimi verilecek. İkinci gün ise Kent Meydanı’nda hem ilkokul hem de anaokulu öğrencilerimizin trafik bilinci kazanması düşüncesiyle eğitim vereceğiz.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin