Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Aralık, 2023 16:24 tarihinde yayınlandı
0

Mısır’da kaybolan oğlundan 461 gündür haber alamıyor

Giresun’da yaşayan Arzu Acar, gemide çalışmak için gittiği Mısır’da kaybolan oğlu Yiğit’ten 461 gündür haber alamadığını söyledi.

Mısır’ın Suez Limanı’ndan denize açılan gemide kaybolduğu ileri sürülen mühendis Yiğit Acar’dan 461 gündür haber alamayan Giresun’daki ailesinin endişeli bekleyişi sürüyor. Giresun’dan İstanbul’a, oradan ise Mısır’a uğurladıktan sonra sadece bir mesaj aldıklarını anlatan anne Arzu Acar, “Giresun’dan 1 Eylül 2022 tarihinde İstanbul’a, oradaki işlemlerinin ardından ise 5 Eylül’de Mısır’a ulaşan oğlum internet üzerinden mesaj atarak, Mısır’a ulaştığını ve akşam 18.00 gibi de çalışacağı gemiye gideceğini söyledi. En son mesajı da bu oldu. Oğlum gemi makinaları işletmesi mühendisiydi ve çalışacağı gemiye de makine mühendisi olarak girmişti. Çalışacağı şirketle anlaştıktan sonra gemi Mısır’dan hareket edeceği için de Mısır’a gitmişti. Mısır’a vardıktan sonra attığı mesajın ardından başka bir görüşmemiz ve mesajı gelmedi. Mürettebatın ifadesine göre, Yiğit’im gemiye geldiği makine dairesine uğradı daha sonra akşam mesaisine kadar kamarasına dinlenmeye gitti ancak akşam 20.00’da başlayacak vardiyasına gelmeyince Yiğit’i aramaya başlıyorlar. Kamarasına gidiyorlar, kamarasında ve gemi içerisinde de bulamıyorlar. Bize söylenenler bunlar. Bize o akşam kayıp diye haber vermiyorlar, ertesi gün haber verdiler” dedi.

“Oğlumun gemiye bindiğine inanmıyorum”

Gemici Yiğit Acar’ın gemide kayboldu denilmesine rağmen, gemiye bindiğine dair hiçbir güvenlik kamerası kaydına ulaşılamadığını ifade eden anne Arzu Acar, “Ben hâlâ oğlumun gemiye bindiğine, onların sözüyle inanmıyorum. Çünkü oğlum daha gemiye yeni başlayacak biriydi, başkalarıyla karıştırmış olabilirler. Ayrıca her şeyin güvenlik kamerası görüntüsü varken, benim oğlumun güvenlik kamera görüntüsü bulunamıyor. Biz oğlumuzun limandan, İstanbul ve Mısır’daki havaalanlarındaki güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerini talep ettim ancak bir türlü ulaşamadık. Ben aylardır bunu istiyorum ancak bir türlü oğlumun ne gemiye binerken ne de havaalanlarındaki görüntülerine ulaşamıyoruz. Bu görüntülere ulaşmış olsak en azından oğlumun Mısır’da gemiye bindiğinin bir kanıtı olur” diye konuştu.

Kamarasında DNA’sı bulunamadı

Kilitli dedikleri oğlunun kamarasında yapılan incelemelerde DNA’sına veya başka bir ize rastlanmadığını da anlatan anne Acar, “Oğlumun eşyalarının kamarasında olduğu, kamarasının kilitlenerek hiç dokunulmadığı söylenmişti ama bize gelen eşyalar gönderdiğimiz bavulla gelmediği gibi kamarasında yapılan incelemede DNA kontrolleri veya parmak izi de uyuşmadı. Ben oğlumun eşyalarını kendi ellerimle hazırlamıştım. Eşyalarının hepsini bir bavula koymuştum. Bize ise yırtık bir çanta içerisinde eşyaları gönderildi. Dokunulmayan kilitli olan eşyalar, bavuldan bir çanta içerisine nasıl koyuluyor. Yine Yiğit oğlum kaybolduktan 5 ay sonra Tekirdağ limanına gelen gemiye polis baskın yaparak kamarasında kriminal inceleme yapıldı. Ancak bizim DNA’mızla odasında bulunan DNA’ların ve parmak izlerini yetersiz raporu geliyor. Şirket yetkililerinin açıklamalarında kamaranın kilitli olduğu kimsenin girmediği söylendiği halde neden DNA yetersiz oluyor? Bütün bu çelişkiler bize oğlumuzun gemiye binmeden başına bir iş geldiği şüphesini uyandırıyor. O kadar çok soru işareti var ki hiçbirisi aydınlanmadı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr kucuk yapay zeka uygulamalariyla ormancilik faaliyetlerinde yeni bir donem basladi gbEe7s4i
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Mayıs, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”

Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.

Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.

“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”

Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.

Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.

Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.

Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.

Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.

Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin