Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Ekim, 2024 00:22 tarihinde yayınlandı
0

Minik Miray’ın hayatını kaybettiği kazada öğretmen ’asli kusurlu’ bulundu

Ordu’da, ‘uyum haftası’ kapsamında okuluna giden birinci sınıf öğrencisi Miray Arslan’a (7), kullandığı cip ile çarparak hayatını kaybetmesine yol açan okulun beden eğitimi ve spor öğretmeni, 2’nci kez hakim karşısına çıktı. Savcı mütalaasında öğretmenin ’asli kusurlu’ olduğu belirtildi.

Altınordu ilçesi Saray Mahallesi’ndeki Gazi İlk ve Ortaokulu’nda 2 Eylül 2024 tarihinde meydana gelen olaya ilişkin, okulun Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Banu Kaya’nın yargılamasına devam edildi. İlk duruşması, Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 24 Eylül 2024 tarihinde görülen duruşmanın 2’ncisinde ise öğretmen Banu Kaya, sanık sıfatı ile katıldığı duruşmaya, tutuklu bulunduğu Efirli E Tipi Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Duruşmada, müşteki sıfatıyla anne Eda ve baba Yakup Arslan ile Miray’ın ailesi, taraf ve sanık avukatları hazır bulundu. Duruşmada anne Eda ve baba Yakup Arslan, önceki beyanlarını yineledi, avukatları ise mahkemeye 2 farklı tarihte sundukları dilekçeyi ve içerisindeki taleplerini tekrar ettiklerini söyledi.

Tahliye talep etti

Öğretmen Banu Kaya ise önceki verdiği beyanlarını tekrarlayarak, “Öyle bir şey olduğu için çok üzgünüm. Ben de o ailenin yerinde olabilirdim. Her iki taraf için de zor. Çocuklarım okuyor, bana ihtiyaçları var. Tahliyemi talep ederim, takdir sizin” ifadelerine yer verdi.

Savcı mütalaasında ‘asli kusurlu’ bulundu

Miray’ın hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olay kapsamında hazırlanan savcılık mütalaasında, “Okul bahçesinde görüş kısıtlılığına rağmen kontrolsüzce sağa dönüş yaparak manevra alanında bulunan yayayı fark edememiştir. Olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleriyle asli kusurludur” ifadeleri yer alırken, tutuklu beden eğitimi öğretmeninin ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan yargılanmasını istendi.

Mahkeme heyeti öğretmen Banu Kaya’nın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Öğretmen ilk duruşmada aracın sensörlerinin uyarı vermediğini iddia etmişti

Öte yandan 24 Eylül 2024 tarihinde görülen ilk duruşmada öğretmen Banu Kaya, mahkemede verdiği ifadesinde aynı okulda 13 yıldır öğretmen olarak görev yaptığını, olay günü okulun demir kapısının açık olduğunu iddia ederek, “Okulun girişinde farklı bir araç park halinde idi. Kapıdan içeriye girdiğimde aracın sensörleri hiçbir şekilde uyarı vermedi. Bu esnada camlar kapalıydı, klima açık radyo ise kapalıydı. Sürgülü kapının alt raylarından geçiş yaptığım sırada araç tümsekten geçiş yaptığımı belli edecek kadar sarsıldı. Aracımı park ettim, kapıyı açtığımda yerde Miray’ı gördüm. O esnada bağrışma sesleri duydum. O esnada fenalaştım, bayıldım beni çay ocağına götürmüşler, gerisini hatırlamıyorum” ifadelerine yer vermişti.

Olayın geçmişi

Altınordu ilçesi Gazi İlk ve Ortaokulu’nda 2 Eylül 2024 tarihinde meydana gelen olayda, uyum haftası kapsamında ilk kez okula giden birinci sınıf öğrencisi Miray Arslan’a (7), okul bahçesindeki demir kapının önünde, okulun Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni Banu Kaya 52 BK 790 plakalı Mercedes GLB 200 marka cipi ile çocuğu fark edemeyerek çarpmış, cipin altına kalarak ağır yaralanan Miray Arslan, kaldırıldığı Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin