Reklam
Reklam
66e2a676a8937 jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
12 Eylül, 2024 11:29 tarihinde yayınlandı
0

Milli Tekvandocu Ali Can Özcan’a Coşkulu Karşılama

Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda erkekler K44 58 kiloda gümüş madalya kazanan milli tekvandocu Ali Can Özcan, memleketi Karabük’te coşkuyla karşılandı. 5000 Evler Çok Amaçlı Spor Kompleksi’nde Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven ve sporcular tarafından karşılanan Özcan, tebrikleri kabul etti.

Milli sporcu, yaptığı konuşmada karşılamadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bu kadar seven insanı gördüğüm için inanılmaz keyif aldım” dedi. Özcan, “Destekleyen bu kadar insanın olması, aslında bana güç veren şeymiş. Bunu burada kanıtlamış olduk. İnanılmaz keyif verici bir şey” ifadelerini kullandı.

Özcan, “Önümde 2025’te eylül ayında bir dünya şampiyonası var. Tabii ki oraya yine altın madalya almak için gideceğim. 2028, 2032 ve 2036’da olimpiyatlara katılıp altın madalya almak istiyoruz” diye konuştu.

Paris 2024 Paralimpik Oyunları’na sadece bir madalya almaya gitmediğini belirten Özcan, şunları ekledi: “Ben oraya altın madalya almaya gitmiştim ve aylar öncesinde kendi konuşmamı prova etmiştim. Yazmıştım ve ezberlemiştim. O an çok duygusal şeyler yaşadım ve konuşamadım, sadece ağlamakla yetindim. Herkesten gerçekten özür dilerim. İnşallah 2028’de bunu altına çevirip, burada düğün havasında kutlayacağız.”

Özcan, karşılamada genç sporcularla bol bol fotoğraf çektirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin