Karabük Milli İrade Platformu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD Kongresinde senatörlerce ayakta alkışlanmasına tepki gösterdi.
Platform adına konuşan Memur-Sen Karabük Şube Başkanı Zeki Öz, “Gazze’deki soykırım insanlık tarihine kara bir leke olarak kazanırken ABD, İsrail Başbakanı soykırımcı, savaş suçlusu Netenyahu’yu ülkesine davet etmiş, ABD parlamentosunda konuşma imkanı sunmuştur. Netanyahu’nun Gazze’deki vahşeti alay edercesine kurduğu hakikat dışı cümleler ABD’li Parlamenterler tarafından sık sık çoğunlukla da ayakta alkışlanmıştır. ABD parlamentosu tıpkı Hitler Almanyasının Reichstag’ı gibi yüzyıllar boyunca havzalardan silinmeyecek bir utanç fotoğrafı vermiştir” dedi.
“ABD’nin ‘demokrasi’ ve ‘özgürlük’ maskesi bu korkunç fotoğrafla bir kez daha düşmüştür” diyen Öz, “Parlamentodaki alkışlar hiç şüphe yok ki batının soykırımcı karakterine bir yüceltme olduğu kadar, batılı değerlerinde cenaze törenidir. İsrail’in Gazze’de aylardır sürdürdüğü vahşetin ana sorumlusunu ağırlayan ve destekleyen ABD kongresini bu eyleminden ötürü şiddetle kınıyoruz” ifadelerine yer verdi.
Öz, “Parlamento içinde tek başına direnen Rashida Tlaib’e ve parlamento dışındaki eylemcilere dayanışma mesajlarımızı ve selamlarımızı iletiyoruz. Filistin ve Gazze yalnız değildir herkes sırtını dönse de Türkiye, Filistin mücadelesine her şart altında destek vermeyi sürdürecektir. Milli İrade Platformu olarak zulmü alkışlayanlara karşı mazlumunu savunmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.


Milli İrade Platormu’ndan ABD kongresine ’Netenyahu’ tepkisi
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

