Milli Eğitim ve Kültür Eski Bakanı Avni Akyol, vefatının 24. yıldönümünde kabri başında öğrenciler ve sevenleri tarafından anıldı.
Kültür Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı yapan siyasetçi, eğitimci merhum Avni Akyol için, vefatının 24. yıl dönümünde Düzce Şehir Mezarlığı’ndaki kabri başında sevenlerinin katılımıyla anma töreni düzenlendi. Törene Milli Eğitim Müdürü Tamer Kırbaç, Düzce Belediyesi Kültür İşleri Müdürü Burçin Sarıcan, siyasetçi ve iş insanları Erkan Seçkin ile Faruk Darıyerli, Akyol ailesi, Avni Akyol İlkokulu öğrenci ve öğretmenleri, öğretmen ile öğrenciler katıldı.
Bir dönem Avni Akyol ile birlikte çalışma fırsatı bulan Anavatan Partisi Eski Gençlik Kolları Genel Başkanı Erkan Seçkin, Akyol’un nazik ve ahlaklı bir siyasetçi olduğunu vurguladı. Kendisine verdiği ‘Hırsın düşüncenin önüne geçmesin” telkinini hayatında ilke haline getirdiğinin altını çizen Seçkin, Avni Akyol’u şöyle anlattı: “Avni Akyol ile tanışmak ve çalışmak çok büyük bir şans. Avni Akyol gibi nazik bir siyasetçi, siyasetin nasıl ahlaklı yapılması gerektiğini de öğreten bir devlet büyüğü ile çalışabilmek, benim bugünkü siyasi hayatıma önemli kazanımlar sağladı. Kendisiyle çok güzel hatıralarımız var. Bugün de o hatıraları hafızamızda canlı tutuyoruz. Bakanlık yaptığı süreler içerisinde kalıcı eserler kazandıran ve devleti, milleti için yaşayan, kendisini de buna adamış, Düzce’nin yetiştirdiği ender siyasetçi ve devlet adamlarından biriydi. Avni Akyol’u vefatının 24 yılında rahmetle ve minnetle anıyoruz. Allah gani gani rahmet eylesin. Ben siyasi hayatıma başlarken bana çok önemli bir telkinde bulunmuş, “Siyaset yaparken hırsını ehlileştir. Arka cebindeki cüzdanına koy. Orada onu unut” demiştir. Neden böyle söylediniz diye sorduğumda “Hırs düşüncenin önüne geçerse çok büyük zarar verir” şeklinde yanıt vermiştir. Bu söylem benim hayatım boyunca ilke olarak edindiğim bir söylemdir. Bu sebeple hırsla hiçbir şey yapmam, mantığımla hareket etmeye gayret ederim. Bir söylemin bile insan hayatında nasıl bir olumlu değişimi sağladığını buradan anlayabiliriz. Onun ismini taşıyan okulda eğitim gören öğrencilerimiz kabri başındalar. Üzgünüz, keşke uzun yıllar daha birlikte çalışabilseydik. Vatana, millete hizmet etme imkanı olabilseydi. Kendisine bana o dönem gösterdiği ilgi ve değerden dolayı, sevgi ve şükranlarımı ifade etmek istiyorum.”
Şehir Mezarlığında yapılan anma töreninde Kuran-ı Kerim okunarak dualar edildi. Ardından dağıtılan ikram ile anma programı sona erdi.


Milli Eğitim ve Kültür eski Bakanı Avni Akyol kabri başında anıldı
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

