Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Eylül, 2021 09:01 tarihinde yayınlandı
0

Milli Eğitim Müdürü Akbaş Safranbolu’da okulları ziyaret etti

2021-2022 Eğitim-öğretim yılı, Uyum Eğitimi etkinliklerinin ardından tüm kademe ve sınıf seviyelerinde il genelinde 6 Eylül 2021 tarihi itibariyle yüz yüze eğitime açılmasıyla İl Millî Eğitim Müdürü Nevzat AKBAŞ  okulları  ziyaret etmeye devam ediyor.

İl Millî Eğitim Müdürü Nevzat AKBAŞ beraberinde İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Erdal ÜNGÖREN ile birlikte Safranbolu İlçemizdeki Altın Safran İlkokulu bünyesinde bulunan Ana Sınıfı, Ünsal Tülbentçi İlkokulu, Safran Çiçeği Anaokulu ve Şehit Aybüke Yalçın Anaokulu’nu ziyaret etti.

Safranbolu İlçe Millî Eğitim Müdürü Hasan GÜMÜŞ’ ün de hazır bulunduğu okul ziyaretlerinde ilk olarak okul idarecilerinden okulların mevcut durumu, salgına karşı alınan tedbirler hakkında bilgi alan İl Millî Eğitim Müdürü Nevzat AKBAŞ daha sonra derslikleri gezerek yeni öğretim yılının hayırlı olması dileklerinde bulundu ve  ‘Okulumuza’ hoş geldiniz dedi. Öğrencilerle maske, mesafe ve temizlik konuları ile akademik başarı, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif aktiviteler hakkında sohbet ederek tavsiyelerde bulundu. Minik öğrencilerin yapmış oldukları aktivitelere eşlik ederek keyifli vakit geçirdi.

 “Öğretmenlik Fedakârlık ve Gönül Mesleğidir”

Okul ziyaretlerinde öğretmenler ile de bir araya gelerek taleplerini ve sorunlarını dinleyen İl Millî Eğitim Müdürü Nevzat AKBAŞ, bu hassas dönemde sürecin başarılı bir şekilde idame ettirilmesinde fedakârca görevlerini ifa eden öğretmenlerin olduğunu vurgulayarak “Salgın süreci kapsamında Bakanlığımızın talimatları doğrultusunda bütün işleyişleri doğru zamanda yerine getirerek başarılı bir süreç yönetmeye devam ediyoruz.Bu bağlamda Bakanlığımızdan salgına karşı alınacak önlemler ile ilgili gelen genelge doğrultusunda hiçbir eksiğimiz yok. Eğitim öğretim başlamadan maske, dezenfektan ve sıvı sabunların hepsini okullarımıza dağıtımını gerçekleştirdik.Bir yerde yanlış giden bir iş var ise o işi hep beraber sahipleniyoruz ve çözüme kavuşturuyoruz. İşlerimizin başarılı bir şekilde ilerlemesinin en büyük kaynağı moral ve motivasyonumuzun yüksek olmasının yanı sıra bu il için hayallerimiz ve hedeflerimiz olmasıdır.Biz sürekli sahadayız ve nabız yokluyoruz. Süreci yakından takip ediyoruz. Öğretmenlerimiz, okul idarecilerimiz ve personelimiz fedakarca ve bütün gayretiyle süreci nasıl en iyi şekilde idame ettiririz diye çalışıyorlar. Sahadan aldığımız dönütler öğretmenlerimiz, velilerimiz ve öğrencilerimizin çok mutlu oldukları, özlemlerini giderdikleri ve okulun ilk günkü heyecanının devam ettiği yönünde. Temennimiz covid-19 salgınıyla ilgili bir sıkıntı yaşamamaktır. Sıkıntı yaşamamak içinde bu süreci hep birlikte büyük bir titizlikle yöneteceğiz.LGS ve YKS’de başarılarımız istikrarla devam ediyor. Bu başarı öğretmenlerimizin başarısıdır. Sizlerden ricam başarı istikrarımızı ve katkılarınızı devam ettirin.Son üç yılda başlatmış olduğumuz bir projemiz var. Bu projemiz ile çocuklarımızın sadece akademik başarı da değil, sosyal, kültürel, sportif ve değerlerimiz alanlarında gelişmesini, kendilerini gerçekleştirmelerini istiyoruz.Zaten velilerimiz, öğretmenlerimiz ve bizler çocuklarımızın fiziksel, akademik ve sosyal gelişimlerini takip ediyoruz. Aynı zamanda ruhsal gelişimlerini de takip ettiğimiz zaman çoklarımızda bir olgunluk oluşumunu görmek bizler için en anlamlı gurur kaynağı olacaktır.Bu eğitim davası kolay bir dava değil. Her birimizin bir katkısı var. Bu katkının da meyvelerini topluyoruz.Bu anlamda tekrardan İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Hasan GÜMÜŞ nezdinde okul yöneticilerimize, öğretmenlerimize ve okullarımızın tüm çalışanlarına teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.” dedi

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin