Reklam
Reklam

Milletvekili Uysal, Azerbaycan Eğitim Bakanını ağırlardı

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Şubat, 2017 14:34 tarihinde yayınlandı
0

 

Karabük Milletvekili Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkan Vekili Prof. Dr. Burhanettin UYSAL,  Azerbaycan Eğitim Bakanı’nı Gazi Meclis’te Ağırladı. 

Bir dizi resmi ziyaretlerde bulunmak üzere Türkiye’de bulunan Azerbaycan Eğitim Bakanı Mikayıl Cabbarov beraberindeki Azerbaycan Büyükelçisi Faig Bağırov ve Azerbaycan Eğitim Bakanlığı Personeli ile Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Müsteşar Yardımcısı Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Ahmet Emre Bilgili, Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Birol Akkün, Mütevelli Heyet Üyeleri, Milli Eğitim Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Binnur Uzun’u Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu adına AK Parti Karabük Milletvekili Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkan Vekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal TBMM’de kabul etti.

Böyle bir ziyaretin gerçekleşiyor olmasından dolayı mutluluğunu ifade ederek sözlerine başlayan Başkan Vekili Uysal  “Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu çalışmaları hakkında bilgi vererek sözlerime başlamak istiyorum. Milli Eğitim Bakanlığı ile ilgili yasal düzenlemeler öncelikle bizim komisyonda değerlendiriliyor. Burada kanun tasarısı tartışıldıktan sonra Genel Kurul’a gönderilerek orada görüşülerek karar bağlanıyor.

Türkiye sistem değişikliği içerisinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesi için Anayasa değişikliği 16 Nisan’da oylanacak. Parlamenter sistemde Türkiye istenilen düzeye gelemedi. Bunu bir örnekle ifade edecek olursam 1950’de biz Kore için gittik orada savaştık. O zaman Kore’nin ekonomik durumu Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar kötü durumda iken G. Kore 1960’lı ve 2000’li yıllarda büyük bir kalkınma gösterdi. G. Kore’nin 2015 yılı ihracat rakamlarına bakıldığında 600 milyar dolar iken Türkiye’nin 2015 yılı ihracatı 150 milyar dolar civarındadır.

Türkiye’de 1960 ile 2003 arası 43 yılda 20’den fazla hükümet değişikliği oldu. Gelişmiş ülkeler enerjilerini üretime kalkınmaya eğitime harcarken, Türkiye ise bu dönemde koalisyonlarla uğraşmaktan hükümet krizleriyle uğraşmaktan siyasi meseleler yüzünden enerjisini oralarda harcadı. Bu dönemler Türkiye için bir kayıptır. Her şeyin başı eğitimdir. Türk milleti ve İslam ümmetinin eğitimdeki durumunu ortaya koyma adına istatistiki bilgilere bakıldığı zaman hatanın nerden kaynaklığını da görüyoruz. Dünya’da 20 milyon civarı Yahudi var ve çocuklarını ortalama 13.7 yıl eğitim vermekte, Hristiyanlar 9.6 yıl, Budistler 7.6 yıl eğitim verirken, Müslümanların çocuklarını verdiği eğitimin süresi 5.6 yıl. Asıl problemin eğitim süresinden kaynaklandığını görüyoruz. Eğitim süresinin az olduğunu görüyoruz. Türkiye ve Azerbaycan olarak bu istatistiki değerlerin üstünde olabiliriz ama inanç bazında Müslümanlar olarak değerlendirmemiz gerekir.

Azerbaycan’ı Türkiye’den ayıramayız. Biz aynı medeniyetin ürünleriyiz. Aynı zamanda AKPM Üyesiyim geçen yıl Genel Kurulda Karabağ’ın su ihtiyacını karşılayan barajın kapaklarını kışın açan buna karşın suya ihtiyaç olduğu dönemde baraj kapaklarını kapatarak Karabağ’ın su ihtiyacını karşılamasına engel olan teklif görüşüldü. Bizler Ermenistan’ın suyu vermesi konusunda oy çokluğu ile bu kararın çıkmasını sağladık. Bu nedenle de çok mutlu oldum. Biziler hakkı hukuku başkasından bekleme yerine güçlenmek kardeşlik bağlarımızı geliştirerek hakkımızı korumamız gerektiğini düşünüyorum.” Dedi.

 

Seçim bölgesini soran Azerbaycan Eğitim Bakanı Mikayıl CABBAROV’a Karabük Milletvekili Başkan Vekili UYSAL; “Cumhuriyet kenti Karabük. 3 Nisan 1937’de Demir Çelik Fabrikalarının temeli atılmış. Neden 1937, Çünkü II. Dünya Savaşı’nın Avrupa’da hazırlıkları başlamış biz daha genç bir Cumhuriyetiz. Bu savaşın bizi de içerisine alacağı düşüncesiyle bizde silah üretmeye karar veriyoruz ve bunun için Demir Çeliğe ihtiyaç var ve Demir Çelik Fabrikasını kuruyoruz. Bu fabrika bu ülkenin sanayileşmesinde imarında bir okul olmuş bir fabrika olmuş diğer bir adı da zaten fabrikalar kuran fabrikadır. Böyle bir şehrin milletvekili olmaktan onur ve gurur duyuyorum” dedi.

Azerbaycan Eğitim Bakanı Mikayıl Cabbarov:  “Çok teşekkür ediyorum. Karabağ konusunda gösterdiğiniz duyarlılıktan dolayı da müteşekkiriz. Bizler çok memnun olduk. Biz Azerbaycan’ın yüreği Türkiye’nin yüreği ile birdir. Nisan ayında Türkiye’de gerçekleşecek referandumun Türkiye halkı tarafından kabul görmesini arzu ederiz. Kalkınma daimi bir prosestir. Devlet sisteminde eğitim önemli ve altyapıların da ona uygun olması gerektiği kanaatinize ortağım. Hem Türkiye’de hem de Azerbaycan’da eğitim bilim her zaman yüksek tutulan mali değerler arasındadır. Bugün Türkiye’de baş gösteren terör olaylarının bütün dünyada bilinmesi ona karşı çıkılması, sesin duyurulması gerekir. Müslüman aleminde İslam dünyasında da baş gösteren olayların terörün bizim dinimizle ilgisinin olmadığının bilinmesi gerekir. Türkiye’nin yanındayız ve gelecekte de yanında olacağız” dedi

Görüşmede ayrıca, her alanda olduğu gibi eğitim alanında da son derece iyi düzeyde olan Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin daha da ilerletilmesi yönünde görüş birliği oluşurken, Türkiye`den Azerbaycan`a, Azerbaycan`dan Türkiye`ye gelecek öğrencilerin sayısı ve eğitim gördükleri alanların çeşitlenmesi konusunda çalışmaların yapılmasını, karşılıklı öğrenci ve öğretim üyesi mübadelesinin gelişerek devam etmesi gerektiği vurguladı.

Karabük Milletvekili Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkan Vekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal yapılan istişare toplantısının ardından heyete, Gazi Meclis’e 15 Temmuz’da FETÖ/PDY tarafından gerçekleştirilen saldırıların yaşandığı yerleri gezdirdi.

 

a

Bizi sosyal medyadan takip edin

Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı

meyvelerin en buyuk dusmanina samsunda savas acildi LA4t5gzX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Haziran, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.

Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.

Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.

Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”

Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.

Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin