Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
09 Ekim, 2021 12:01 tarihinde yayınlandı
0

Milletvekili Güneş’ten  Paris İklim  Anlaşması değerlendirmesi

AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş, Paris İklim Anlaşması’nı mecliste düzenlediği basın toplantısında değerlendirdi.

Milletvekili Niyazi Güneş; “Bu anlaşma hem kamusal hem de özel sektörü yeşil dönüşüme dahil edecektir” dedi.

Dünyanın son yüzyılda ciddi bir iklim değişikliği ile karşı karşıya kaldığını söyleyen Güneş;

Yaşanan bu olumsuz süreçleri tersine çevirebilmek için 196 devletin Paris İklim Anlaşması etrafında birleştiğini ifade ederek,  “Anlaşma hükmünde taraf ülkeler sıfır emisyon hedefi koymuşlardır. Türkiye olarak biz de 2053 yılına kadar sıfır emisyon hedefine ulaşmak istediğimizi açıklamış bulunuyoruz” dedi.

Milletvekili Güneş; Türkiye’nin anlaşmaya taraf olduğu 2015 yılından itibaren ulusal çapta önemli adımlar attığını belirterek, “Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla elektrik enerjisi üretiminin payını yüzde 53’e yükseltmiştir. Bu kapasiteyle Avrupa’nın beşinci, dünyanın ise 12. ülkesi konumundadır.” bilgisini verdi.

Anlaşmanın Mecliste onaylandığını belirten Güneş; “Bu anlaşma, hem kamusal hem de özel sektörü yeşil dönüşüme dahil edecektir. Özellikle sanayicilerimizin anlaşmanın kapsamına ve taahhütlerine yönelik adımlarını yakından takip etmeleri gerektiğini iyi anlamamız gerekiyor.

Bir sanayi şehri olan Karabük’te de sanayicilerimizin süreci iyi değerlendirerek altyapılarını, enerji kaynaklarını devletimizin koordinesinde dönüştüreceklerine inanıyoruz” diye konuştu. (Haber Merkezi)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin