blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Kasım, 2024 16:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Milletvekili Akay, Karabük’ün deprem, konut ve çevre sorunlarını Bakan Kurum’a iletti

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Çevre Bakanı Murat Kurum’a, 2025 yılı bütçe görüşmeleri sırasında Karabük’te yaşanan sorunları aktararak, Karabüklülerin taleplerini iletti.
Safranbolu Millet Bahçesi projesi ile Yenice ve Eskipazar’daki TOKİ konutları hakkında konuşan Milletvekili Akay, “Karabük,ağır sanayi hamlesinin yapıldığı bir bölge, Kardemir’le ilgili, biliyorsunuz, fabrikanın kurulmasıyla ilgili, bu bölgede bazı sıkıntılarımız, sorunlarımız var. Örneğin, Safranbolu’da başlanan bir millet bahçesi var. Safranbolulu hemşehrilerimiz millet bahçesinin bitmesini bekliyor. Yine, Yenice’de belediye bir alan tahsisi yapıyor, TOKİ projesinin hayata geçmesi bekleniyor. Yenice, ormanlarıyla meşhur bir ilçemiz ve Türkiye’nin en büyük blok ormanlarına sahip; siz de gayet iyi biliyorsunuz, ziyaretlerde bulundunuz. Eskipazar’da da bir TOKİ ihalesi olacak, ne zaman yapılacağını biz de merak ediyoruz, o TOKİ ihalesinin bir an önce hayata geçmesini istiyoruz.” dedi.
Milletvekili Akay, konuşmasında, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde Türkiye diri fay hatlarının paleosismolojik yapısının incelenmesiyle ilgili bir platform kurulmuştu. Karabük’te de 35 kilometrelik yeni bir fay hattı tespit edildi, bu da Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın haricinde. Ben, Sanayi Bakanından geçen yıl da bu yıl da rica etmiştim, oraya bir ödenek ayrılıp o fay hattının incelenmesini istemiştim. Çünkü Karabük nüfusunun yüzde 93’ü deprem bölgesinde ve konut stokunun büyük bir bölümü de aşağı yukarı 1970’lerde yapılmış, kentsel dönüşüme de ihtiyacı var yani Karabük’ün sizin özel ilginize, Bakanlığınızın özel ilgisine ihtiyacı var. Buradan da bu konuyu özellikle sizlerden istirham ediyoruz.” İfadelerine yer verdi.
Karabük’te çinko üreten Marzinc firmasında yaşanan radyasyon ile ilgili Bakan Kurum’a çağrıda bulunan Milletvekili Cevdet Akay, “ Bu fabrika atık malzemelerden çinko üretiyor. Orada en son Nükleer Düzenleme Kurumu bir ölçüm yaptı, radyasyon ölçümü, normalde 22’ler civarında olması gerekirken 180 ölçüldü ve eylül ayında fabrika geçici olarak kapatıldı, işçiler de ücretsiz izne gönderildi. Bu, bölgemiz için büyük bir sorun ve hemşehrilerimiz de buradaki tehlikenin nasıl sonuçlandırılacağını büyük bir tedirginlikle merak ediyorlar. Siz de dâhil bütün yetkilileri göreve davet ediyoruz. Temiz Hava Platformunun “Kara Rapor 2024” diye hava kirliliğiyle ilgili yaptığı bir çalışma var. “İller bazında 30 yaş üstü doğal nedenlerle olan ölümler içinde hava kirliliğine affedilen ölümler” diye bir listeleri var. Karabük’e baktığımız zaman da yüzde 11,69’luk bir oran var, hava kirliliğinden dolayı yılda 229 kişinin vefat ettiği tespit edilmiş. Çevrenin temiz tutulması, hava kirliliğinin önlenmesiyle ilgili özellikle de sanayi kuruluşlarıyla ilgili bir çalışma yapılmasının faydalı olacağını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Fevzi Aydın tarafından
13 Ocak, 2026 13:31 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

GELİR DAĞILIMINDA ADALET…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Geçmişten günümüze gelir dağılımında siyasetin, siyasi iktidarların başarılı olamadığı bir konu, gelir dağılım…

Zamanla çalışanlar, sendikalarının gücü oranında ücret artışlarında, önemli kazanımla sağlamışlar…

Geçmişte kamu kurumları sayısının fazla olması nedeniyle sendikalı çalışanlar, ücret artışı konusunda daha avantajlıydı…

Sendikasız kesimin ücret artışları ise devamlı sendikalı çalışanların altında seyrederdi…

Kamu, ücret artışlarında sendikal alana daha fazla pay ayırırken, sendikasız alan ise ücret artışlarından daha az pay alabilmiş…

Doksanlı yıllardan sonra hızlanan özelleştirme furyası, kamu alanını daraltırken, özel sektör alanını oldukça genişletti…

Kamu kurumlarının özelleştirilmesi nedeniyle, kamu ve özel sektörde çalışanlar arasında makas oldukça açıldı…

Özel sektör alanının genişlemesiyle birlikte, asgari ücret ağırlıklı, bir çalışma hayatı oluştu…

Siyasetin son döneminde sendikalar, üyelerine ücret artışı ve sosyal haklar sağlamaktan ziyade, siyasi iktidarın yörüngesinden çıkamadığı için işlevsiz hale geldi…

Kamu kesimi ile emekli kesimin bir kısmı sendikalı olmasına rağmen, sendikaların toplu sözleşmelerde etkisizliği, gelir dağılımındaki adaletsizliğin ana nedeni…

Ücret artışlarını enflasyona bağlayan ekonomi ve siyaset, TÜİK’in açıkladığı gerçekten uzak enflasyon rakamlarını kabul ederken, açıklanan enflasyon rakamları, gelir dağılımındaki adaletsizliği artıran ana faktör…

TÜİK’in baskılayarak açıkladığı enflasyon rakamları, çalışma hayatı ve emekli kesimin ücret artışlarının, kısaca ekonomik değerlerin temel göstergesi…

Ekonomi politikasını değiştiren siyaset, seçim dönemlerinde aldığı ekonomik kararlarla çalışma hayatı biraz iyileşse de rahatlık, uzun süreli olmakta çok uzak kaldı…

Türkiye’de ekonomi, seçim öncesi iktidarın her alanda yaptığı ücret artışlarıyla rahatlarken, seçim sonrası ise, seçim öncesi yapılan artışlar katlanarak, sosyo-ekonomiye zam olarak geri dönmekte…

Son yıllarda, asgari ücretin genel ücret haline getirilmesinde önemli rol oynayan ekonomi yönetimi ve sendikalar, çalışma hayatında çalışanlar adına büyük bir kayba ve adaletsiz gelir dağılımına yol açtı…

Aynı enflasyon rakamları olmasına rağmen, çalışma hayatıyla birlikte emekli kesimine yapılan dengesiz artışlar, bir kesime fazla, diğer kesime az yapılan artışlar, sosyo-ekonominin dengesini bozdu…

Bugün TÜİK rakamlarına göre net asgari ücret, 28.075.TL; ekonomisini Türkiye’nin desteklediği, Kıbrıs Türk Kesiminde ise net 52.738.TL…

Türkiye ile Kıbrıs Türk Kesimi arasında fark neredeyse iki katı…

Türk ekonomi yönetimi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomi yönetiminden, ders almalı demek yanlış olmaz herhalde…

Son yapılan seçimlerden sonra iktidar, kendine has ekonomi politikasından istediği sonucu alamayınca, ABD, IMF ve Dünya Bankası destekli, Ortodoks ekonomi sistemine döndü…

Çalışma hayatına ve emekli kesime zam vermeme konusunda deneyimli olan yeni ekonomi politikasıyla, sosyo ekonomi daralarak adaletsiz gelir dağılımı daha da arttı…

Halka sırtını dönen iktidar, piyasalardaki fahiş fiyat artışına engel olamazken, başka alanlara dağıttığı finans ve garanti ödemeleri ile meydana gelen açıklarını, ekonomik reçetelerle, vergilerle halkın sırtına yüklemeye devam ediyor…

Halk, kendisine refah getirecek iktidar ve iktidarları seçebilecek iradeye sahip olduğunda, sorunu kendisi çözecektir…

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.