Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Burhanettin Arslan ve Merkez İlçe Başkanı Samet Sarıtaş; 24 Kasım Pazartesi günü Safranbolu’da üniversiteli öğrenciler arasında meydana gelen kavga ile ilgili yaptıkları açıklamada, bu olayın organize bir iş olduğunu ve takipçisi olacaklarını belirterek, “Ülkücü bir karınca öldürmekle bir insanı öldürmenin ne olduğunu iyi bilir. MHP bu ülkenin sigortasıdır. Lütfen sigortaların atmasına kimse kendini zorlamasın” dedi
Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Burhanettin Arslan ve Merkez İlçe Başkanı Samet Sarıtaş; Safranbolu’da yaşanan Ülkücü Üniversite Öğrencilerinin bıçaklanması olayıyla ilgili Parti İL Binasında basın açıklaması yaptılar. Karabük kamuoyunun birinci ağızdan konuyu anlaması için böyle bir basın toplantısı düzenlemek zorunda kaldıklarını söyleyen İl Başkanı Arslan, olayın meydana gelmesinden sonra AKP İl Başkanı Timurçin Saylar’ın telefonla kendisini aradığını belirterek, “24,11,2014 pazartesi günü saat 20:00 sıralarında AKP il Başkanı şahsımı arayarak, Karabük Üniversitesinde gençler arasında bir bıçaklama olayı olduğunu, AKP gençlik kollarından bir şahsın bizim gençlerden birini bıçakladığını, kendisinin böyle bir olayı asla tasvip etmediğini, eli bıçaklı bir sahsın bizim partide işi olmayacağını belirterek bu sahsın derhal yakalanıp ilgili mercilere teslimi için talimat verildiğini belirtti. Ben bu aldığım haber üzerine hemen harekete geçerek teşkilatımı aradım. Aldığım bilgi üzerine Karabük Araştırma hastanesine gittim. Büyük bir kalabalık yüzüme bakarak arkadaşımızı bıçakladılar, can çekişiyor Başkanım ne yapmamız gerekiyor. Orada bulunanları sakinleştirdim. Hastanın yanına gittim. Dr dan hastanın durumu hakkında bilgi aldım. Hastayı ameliyata alacaklarını halen hayati tehlikeyi atlatamadığını bildirdiler. Dışarıda kalabalığın yanına giderek arkadaşları sakinleştirdim. Diğer üç gencin Safranbolu Emniyet Müdürlüğünde ifade verdiğini öğrendim. Arkadaşlarla bilgi almak için Safranbolu Emniyet Müdürlüğüne gittim. Emniyet Müdüründen gerekli bilgileri aldım. Arkadaşlarımızın yaralı olduklarını, herhangi bir hayati tehlikesi olmadığını gördüm. Bıçaklama olayını gerçekleştiren öğrencileri sorguda tutulduklarını belirtti. Hastalarımız hakkında bu bilgileri aldıktan sonra olayın oluş nedenlerini araştırdım.4 arkadaşımız davet üzerine olayın gerçekleştiği Safranbolu Kütüphanesi önünde buluşuyorlar. Konuşma başladıktan bir iki dakika sonra daha önceden hazırlanmış10-12 kişilik bir grup (taş,sopa,bıçak ve çekiç ile )saldırıya geçiyorlar.Ancak daha sonra öğreniyoruz ki bu gençleri çağıranlar, bir tuzak hazırladığı tenha bir yerde canlarına ve mallarına kast etmek üzere planladıkları, olay yerine vardıklarında, birisiyle konuşurken bir grup insan ani saldırısına uğradıkları bıçak, sopa, çekiç ve diğer öldürücü aletlerle 4 kişinin üzerine yürüdükleri tespit edilmiştir.Bu olaylardan haberimiz yoktur diyen siyasi parti yetkilerinin, daha sonra elleriyle koymuş gibi, olaya karışanlardan üç kişiyi getirip emniyete teslim ettikleri öğrenildi. Karabük insanının bugüne kadar kasten adam öldürme teşebbüsünde bulunduklarını görmedik ve duymadık Ancak bu olayda kendilerinin yapmadıklarını eşkıya uzantısı –öğrencilere- gençlere yaptırmalarına çok manidardır. Karabük halkının bunu çok iyi analiz etmeleri lazımdır. Türkiye genelinde yapılan Milli servete zarar verme, Devlet malını yakıp yıkma politikalarının uzantıları bugün ilimizde debaş göstermeye başlamıştır. Mevcut iktidarın son mahalli seçimlerinde ilimizde almış olduğu mağlubiyetin bir tezahüratı olduğunu düşünüyorum. Birileri çıkıp %63 oyla seçilen Belediye Başkanını siz kim oluyorsunuz diye eleştirir halkı tanımazsa kişileri gittiği yerde Halkı ve Devleti hiçe sayarak bir parti mensuplarını devletin önüne çıkartırsa akıbetin bu olacağı düşünülmelidir”
MHP BU ÜLKENİN SİGORTASIDIR
Yaşanan olayı anlatırken ağlamaklı olan MHP İl Başkanı Burhanettin Arslan, kendisinin bu olayı işleyenlere eşkıya dediğini belirterek “ Hiç suçu olmayan bir insan iki üç tane kendini bilmez eşkıya tarafından ben bunlara eşkıya diyorum habersizce bıçaklanıyor ve ölüme terk ediliyor. Bizim gençlerimiz ülkücü arkadaşlarımız bir karınca ile bir insanın öldürülmesinin ne demek olduğunu çok iyi bilirler. İnsan öldürülmez, Allah’ın yarattığı canı ancak Allah alır. Bizim Müslümanlık anlayışımız budur. Biz bu bilinç ve şuurla yetiştik ama, kendisini bununda ötesinde gören insanlar bu eli silahlı canileri eşkıya uzantılarını nasıl kendi partilerine kayıt etmiş ve nasıl böyle bir hareketin içerisine sokmuş Karabük halkı bunu çok iyi mütaala etmesi lazım. Uyanma zamanı gelmiştir. Anarşiyi ilimize çeken Devletin kurumlarını hiçe sayıp parti organı gibi gören, hak, hukuk ve kanun tanımayan bu iktidarın foyaları ortaya çıkmaya başlamıştır . Bugüne kadar hiçbir parti baki olmadığı gibi bunların da zannediyorum son çırpınışlarıdır. Hak doğrudan yanadır. Artık bunlardan ders alma zamanıdır. Eli silahlı bıçaklı terör uzantısı kişilerle nasıl beraber oluruz? Bugün ülkücü gençliği zapt ediyorsak bunların devlete millete Bayrağa ve Dini terbiyeye saygısındandır. Ülkücü bir karınca öldürmekle bir insanı öldürmenin ne olduğunu iyi bilir. MHP bu ülkenin sigortasıdır. Lütfen sigortaların atmasına kimse kendini zorlamasın. Şuanda mala zarar verme kasten adamı öldürme suçundan gözaltına alınan öğrencilerin neden ve nasıl serbest bırakıldıklarının da takipçisi olacağız” dedi
MELUN, HAİNCE VE KALLEŞÇE YAPILAN BİR SALDIRI
MHP Merkez İlçe Başkanı Samet Sarıtaş’da yaptığı açıklamada; bu yapılan saldırının melun, haince ve kalleşçe yapılan bir saldırı olduğunu belirterek, “ Bizimde arkadaşlarımızdan dinlediğimize göre orada olayı yapanların sayısı daha fazla olmasına rağmen emniyet tarafından alınan dört kişi. Bu dört kişinin üniversite öğrencisi olduğu söyleniyor. Burada bulunan 10 veya 12 iki kişi var. Olaya girenlerin sayısı daha fazla. emniyet sadece dört kişiyi göz altına alıyor. Ancak hastanede yatan yaralı arkadaşımızın fotoğraflardan tespit ettiğine göre Safranbolu AKP Gençlik Kolları Başkanının da o alanda olduğu söyleniyor. Emniyet mensupları tarafından göz altına alınanların yanında AKP il yöneticisi Serdar Dereli, ve AKP İl Gençli Kolları Başkanı da emniyette idi. Biz kendileri ile görüştüğümüz de bu arkadaşların teşkilatımızla hiç alakası yok dediler. Güya olaya karışan dört arkadaşı kollarından tutarak emniyete getirmişler. Hani sizlerle bir alakası yoktu. Hani siz sahiplenmiyordunuz. Hani siz bilmiyordunuz. Bu olaya karışan daha fazla idi. Olay soruşturma aşamasında bunu adli mercilere bırakıyoruz. Muhtemelen o gizlenen diğer kişileri de bunlar biliyor. Çünkü bu iş organize bir iş. Bu saldırıyı kınıyoruz. Arkadaşlarımıza kudurmuş köpekler gibi saldırmışlar. Bu organize bir iş. Açılım saçılım palavraları sakat çocuklar doğurmaya devam ediyor” dedi.


MHP’den Sert Saldırı Açıklaması
ÖZÇELİK-İŞ’TE GÖZLER 11 TEMMUZ’DA 12 YILLIK TECRÜBE YENİ DÖNEME TAŞINIYOR
Türkiye’nin en güçlü işçi sendikalarından biri olan Özçelik-İş Sendikası’nda gözler 11 Temmuz’da gerçekleştirilecek Olağan Genel Kurul’a çevrildi. Yaklaşık 45 bin üyeyi temsil eden sendikanın geleceğine yön verecek genel kurulda, 12 şubeden gelecek 260 delege yeni dönemin yönetimini belirlemek üzere sandık başına gidecek.
Sendikal hareket açısından büyük önem taşıyan genel kurul öncesinde, İstanbul Anadolu Havacılık Şube Başkanı Okan Ödemiş’in sosyal medya platformu YouTube üzerinden yayımladığı video mesajıyla Genel Başkanlığa adaylığını açıklaması dikkat çekti. Ancak sendika teşkilatlarında ve tabanda mevcut Genel Başkan Yunus Değirmenci’ye yönelik güçlü destek dikkatlerden kaçmıyor.
DEĞİRMENCİ’NİN DÖRDÜNCÜ DÖNEMİ BEKLENİYOR
Özçelik-İş Sendikası’nın son 12 yılına damga vuran Genel Başkan Yunus Değirmenci’nin, 11 Temmuz’daki genel kurulda yeniden aday olması bekleniyor. 2014 yılından bu yana sendikanın genel başkanlık görevini yürüten Değirmenci, örgütlenme faaliyetlerinden toplu iş sözleşmelerine, kurumsal yapılanmadan sosyal projelere kadar birçok alanda önemli çalışmalara imza attı.
Sendika kaynakları, delegelerin önemli bir bölümünün tecrübesi ve bugüne kadar ortaya koyduğu sendikal performans nedeniyle Değirmenci’nin liderliğinin devam etmesinden yana tavır koyduğunu ifade ediyor.
ÜYE SAYISINDA VE ETKİNLİKTE BÜYÜK ARTIŞ
Yunus Değirmenci döneminde Özçelik-İş Sendikası’nın üye sayısında önemli artışlar yaşandı. Türkiye’nin stratejik sektörleri arasında yer alan demir-çelik, metal ve savunma sanayi alanlarında yürütülen örgütlenme faaliyetleri sayesinde sendika hem üye sayısını artırdı hem de sektördeki etkinliğini güçlendirdi.
Geride kalan süreçte imzalanan toplu iş sözleşmeleriyle çalışanların ücret, sosyal hak ve çalışma koşullarında önemli kazanımlar elde edildi. Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde üyelerin alım gücünü korumaya yönelik sözleşmeler, sendika tabanında olumlu karşılık buldu. Bir çok kesim Özçelik-İş Sendikasının son yıllarda yalnızca üye sayısı bakımından değil, temsil ettiği iş kollarındaki etkisi ve toplu pazarlık gücü açısından da Türkiye’nin önde gelen işçi sendikaları arasında yer aldığını belirtiyor.
İSTİKRAR VE BİRLİKTELİK VURGUSU
Genel kurul süreci yaklaşırken sendika camiasında en çok öne çıkan başlıklardan biri de istikrar oldu. Teşkilatın farklı kademelerinde görev yapan çok sayıda sendikacı ve delegenin, son 12 yılda yakalanan kurumsal istikrarın korunması gerektiği yönünde görüş bildirdiği ifade ediliyor.
Yunus Değirmenci’nin özellikle teşkilat yapısının güçlendirilmesi, şubeler arasındaki koordinasyonun artırılması ve üyelerle kurulan güçlü iletişim sayesinde sendika içerisinde birlik ve beraberlik ortamının güçlendiği değerlendiriliyor.
Özçelik-İş Sendikası’nda genel kurul sürecinin demokratik bir yarış ortamında geçmesi bekleniyor. Adayların projelerini delegelerle paylaşacağı süreçte, sendikanın geleceğine ilişkin farklı görüşlerin de genel kurul platformunda tartışılması öngörülüyor.
Bununla birlikte, kulislerde konuşulan değerlendirmeler delegelerin önemli bir bölümünün mevcut yönetimin sürdürdüğü politikaların devamından yana olduğu yönünde. Bu nedenle genel kurul öncesinde Yunus Değirmenci’nin yeniden genel başkan seçilmesine yönelik beklentinin oldukça güçlü olduğu ifade ediliyor.
Yaklaşık 45 bin üyesiyle Türkiye işçi hareketinin önemli kuruluşları arasında yer alan Özçelik-İş Sendikası’nın 11 Temmuz’da gerçekleştireceği Olağan Genel Kurul, yalnızca yönetim değişikliğinin değil, aynı zamanda sendikanın önümüzdeki yıllardaki yol haritasının da belirleneceği önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Genel kurulda delegelerin vereceği karar, Özçelik-İş’in örgütlenme stratejilerinden toplu iş sözleşmesi politikalarına kadar birçok alanda belirleyici olacak. Sendika camiası ve sektör temsilcileri ise şimdiden gözlerini 11 Temmuz’da yapılacak seçime çevirmiş durumda.

