Eski Hak-İş Genel Sekreteri ve Çelik-İş Sendikası eski Genel Başkanlarından Metin Türker, ölümünün 18. yılında mezarı başında anıldı.
Geçirdiği rahatsızlık sonucu 6 Aralık 1997’de tedavi gördüğü Amerika’da hayatını kaybeden Türker için ölümünün 18. yılında Öğlebeli Mahallesi’ndeki anıt mezarı başında mevlüt okunarak dua edildi.
Anma törenine, Türker’in yakınlarının yanı sıra AK Parti Karabük Milletvekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal, Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kamil Güleç, Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Cengiz Gül, Çelik- İş Sendikası eski Genel Başkanı ve Kardemir Karabükspor Kulüp Başkanı Hikmet Ferudun Tankut, ve Çelik- İş Sendikası Şube Başkanları, yöneticiler, sendika üyeleri ile Kardemir Karabükspor alt yapı oyuncuları katıldı. Anma töreninde bir konuşma yapan Çelik -İş Sendikası Genel Başkanı Cengiz Gül, Türker’in 18 yıl önce çalışma yaşamıyla ilgili söylediği her şeyin doğru olduğunu gördüklerini ve onun yolunda ilerlediklerini söyledi.
Türker’in Türk çalışma yaşamına büyük aktiviteler bıraktığını anlatan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: ” Bir köyden bir kent oluşturulan Karabük’te, tekrar bir kentin köye dönüşmesini önlemek için yaşamı durduran ve şehirde dükkanların kapandığını ve yaşamın durduğu ve hiç kimsenin şikayet etmediği bu halk hareketini bize öğretti. Yaşamı durdurulan bir köyden kent oluşturulan ve bu kentin tekrar köye dönüşmesini önleyen bu büyük insana minnettarız. Rahmetli Metin Türker’in sadece sendika liderliğinden öte dünyaya ders verdiği bu hareketi hiçbir zaman unutmamak için buradayız. 6 Aralık sadece ölüm yıldönümünü anmak için değil dünyaya tekrar onun öğretilerini anlatmak için buradayız.
Bir sivil toplum örgütü liderinin bir kenti bir ülkenin yaşam şeklini nasıl değiştirdiğini hatırlamak için buradayız. İlkeleri, düşünceleri, dürüstlüğü, çalışkanlığı ve namuslu duruşunun hepimize örnek olmasını diliyorum. Ruhu şad olsun.”
Konuşmanın ardından okunan Kur’an-ı kerim ve dualardan sonra Milletvekili Uysal, Genel Başkan Gül ve diğer katılımcılar Metin Türker’in mezarına karanfil bıraktı.


Metin Türker Mezarı Başında Anıldı
Samsun’da kanola üretimi 47 bin dekara ulaştı: Ekonomiye 350 milyon TL katkı
Samsun’da son yıllarda yaygınlaşan kanola üretimi 47 bin dekara ulaştı. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, yıllık yaklaşık 16 bin ton üretim gerçekleştirildiğini belirterek, sadece dane satışından il ekonomisine 350 milyon TL katkı sağlandığını söyledi.
Samsun’da çiçek açan kanola tarlaları, kent genelinde üretim alanlarının artmasıyla dikkat çekiyor. Özellikle Havza, Vezirköprü, Bafra ve Ladik ilçelerinde yoğun olarak yetiştirilen kanola, hem yüksek verimi hem de ekonomik getirisiyle üreticilerin gözdesi haline geldi. İl genelinde 47 bin dekarlık alana ulaşan kanola üretimi, Samsun ekonomisine önemli katkı sunuyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, kanola üretiminde son yıllarda ciddi artış yaşandığını belirtti. Yılmaz, 2021 yılında yalnızca bin 250 dekarlık alanda deneme üretimi yapılan kanolanın bugün 47 bin dekarlık üretim alanına ulaştığını ifade etti.
“350 üreticiye tohum destek”
Özellikle Havza ilçesinde 17 bin 500 dekarlık alanda üretim yapıldığını kaydeden Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında üreticilere yüzde 75 hibeli tohum desteği sağlandığını söyledi. Bu kapsamda yaklaşık 350 üreticiye destek verildiğini belirten Yılmaz, desteklerin üretim artışında önemli rol oynadığını vurguladı. Kanolanın dekara veriminin oldukça yüksek olduğunu dile getiren Yılmaz, “İlimizde özellikle Havza, Vezirköprü, Bafra ve Ladik ilçelerinde dekarda 300 kilogramın üzerinde verim alınabiliyor. Bu haliyle Samsun’da yaklaşık 16 bin ton kanola üretimi söz konusu. Sadece dane satışıyla il ekonomisine yaklaşık 350 milyon TL katkı sağlanıyor” dedi.
“Buğdaya göre daha fazla gelir”
Kanolanın yalnızca ekonomik getirisiyle değil, farklı kullanım alanlarıyla da öne çıktığını ifade eden Yılmaz, bitkinin arıcılık açısından önemli bir nektar kaynağı olduğunu, hasat sonrası kalan artıkların ise büyükbaş hayvan beslemesinde kaba yem olarak değerlendirilebildiğini söyledi. Kurak alanlarda verimli sonuçlar alınabilmesi, buğdaya göre daha fazla gelir sağlaması ve yağ sanayisinin yoğun talep göstermesinin kanolayı cazip hale getirdiğini belirten Yılmaz, üretim alanlarının her geçen yıl artmaya devam ettiğini kaydetti.


