Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
07 Aralık, 2015 12:05 tarihinde yayınlandı
0

Metin Türker Mezarı Başında Anıldı

Eski Hak-İş Genel Sekreteri ve Çelik-İş Sendikası eski Genel Başkanlarından Metin Türker, ölümünün 18. yılında mezarı başında anıldı.
Geçirdiği rahatsızlık sonucu 6 Aralık 1997’de tedavi gördüğü Amerika’da hayatını kaybeden Türker için ölümünün 18. yılında Öğlebeli Mahallesi’ndeki anıt mezarı başında mevlüt okunarak dua edildi.
Anma törenine, Türker’in yakınlarının yanı sıra AK Parti Karabük Milletvekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal, Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kamil Güleç, Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Cengiz Gül, Çelik- İş Sendikası eski Genel Başkanı ve Kardemir Karabükspor Kulüp Başkanı Hikmet Ferudun Tankut, ve Çelik- İş Sendikası Şube Başkanları, yöneticiler, sendika üyeleri ile Kardemir Karabükspor alt yapı oyuncuları katıldı. Anma töreninde bir konuşma yapan Çelik -İş Sendikası Genel Başkanı Cengiz Gül, Türker’in 18 yıl önce çalışma yaşamıyla ilgili söylediği her şeyin doğru olduğunu gördüklerini ve onun yolunda ilerlediklerini söyledi.
Türker’in Türk çalışma yaşamına büyük aktiviteler bıraktığını anlatan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: ” Bir köyden bir kent oluşturulan Karabük’te, tekrar bir kentin köye dönüşmesini önlemek için yaşamı durduran ve şehirde dükkanların kapandığını ve yaşamın durduğu ve hiç kimsenin şikayet etmediği bu halk hareketini bize öğretti. Yaşamı durdurulan bir köyden kent oluşturulan ve bu kentin tekrar köye dönüşmesini önleyen bu büyük insana minnettarız. Rahmetli Metin Türker’in sadece sendika liderliğinden öte dünyaya ders verdiği bu hareketi hiçbir zaman unutmamak için buradayız. 6 Aralık sadece ölüm yıldönümünü anmak için değil dünyaya tekrar onun öğretilerini anlatmak için buradayız.
Bir sivil toplum örgütü liderinin bir kenti bir ülkenin yaşam şeklini nasıl değiştirdiğini hatırlamak için buradayız. İlkeleri, düşünceleri, dürüstlüğü, çalışkanlığı ve namuslu duruşunun hepimize örnek olmasını diliyorum. Ruhu şad olsun.”
Konuşmanın ardından okunan Kur’an-ı kerim ve dualardan sonra Milletvekili Uysal, Genel Başkan Gül ve diğer katılımcılar Metin Türker’in mezarına karanfil bıraktı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin