Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Aralık, 2019 09:14 tarihinde yayınlandı
0

Metin Türker. Mezarı başında anılacak

Eski Hak-İş Genel Sekreteri ve Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Metin Türker, ölümünün 21. yılında mezarı başında alınacak.

Geçirdiği rahatsızlık sonucu 6 Aralık 1997’de yaşamını yitiren Metin Türker için 6 Aralık Cuma  günü  saat 10.30’da Öğlebeli Mahallesi’ndeki anıt mezarında anma töreni düzenlenecek

Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı  Yunus Değirmenci,  Metin Türker Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın bacalarının tütmesinin en önemli insanı olduğunu belirterek, Cuma günü saat 10.30’da kabri başında bir anma töreni yapacaklarını ifade etti. Genel Başkan Değirmenci “Ülkemiz işçi hareketinin önderi ve Çelik-İş Sendikamızın Kardemir-Karabük, İsdemir-İskenderun (bugün daha net haklılığı ortaya çıkan) da haklı ve onurlu büyük mücadelelerinin önde kahramanı, büyük sendikacı Metin Türker’in ölüm yıldönümü olan 6 Aralık’ta Karabük’te mezarı başında olacağız. O, işçisi için, fabrikasının yaşaması için, hayatını seve seve veren bir insandı. Kardemir kapanırsa beni haddehane meydanında asın diyecek kadar davasına inanan Metin Türker, bugün Karabük Demir Çelik Fabrikalarının bacalarının tütmesinin en önemli insanıydı. Sendikacı ünvanı ile dürüstlüğün, doğruluğun yanında olan emeğin güçlü olduğu sendikal anlayışını bizlere emanet eden ve Çelik-İş Sendikasının bugünkü düşüncelerini egemen kılan onurlu bir mücadele insanıydı. 12 Eylül darbesi ile bu ülkede işçi hareketinin ve sendikaların prangaya vurulduğu günlerde sivil toplum anlayışını ve işçinin dinamik gücünü Türkiye’de yaşama geçiren, bahar eylemlerini Karabük’ten başlatan ve 12 Eylül’den sonra ilk büyük, haklı işçi direnişini cesaretle uygulayan efsanevi sendikacımız, liderimizdi”  dedi

Kur‘an-ı Kerim ve duaların okunacağı törene Türker’in ailesi ve yakınlarının  yanı sıra, Çelik-İş Sendikası Genel  merkez yöneticileri, Kardemir Anonim Şirketi yönetim kurulu üyeleri, birim müdürleri, sendika üyeleri ve işçilerin katılması bekleniyor

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin