Karabük Postası tarafından
22 Mayıs, 2022 11:10 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Meslek Liselerinden Ülke Ekonomisine Katkı

Karabük İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş Meslek Liselerinde değişim ve dönüşümün başladığını söyledi. Bu kapsamda Karabük başta olmak üzere ilçelerdeki Meslek Liselerine makine takviyesi yaptıklarını ifade eden Müdür Akbaş, alınan bu makinelerle birlikte Meslek Liselerindeki üretimin  daha da hızlanacağını ve çeşitleneceğini belirtti. Meslek Liselerinde üretim odaklı çalışmaların hız kesmeden devam edeceğinin altını çizen Müdür Akbaş; " Meslek Liselerimiz de ihtiyaca uygun modern makineler ile donatıp, artan üretim kapasitesini daha da ileri seviyeye çıkartıp, daha çok çeşitli üretim, kalifiyeli öğrenci ve maddi katkı sağlamaya devam edeceğiz" dedi. 2021 yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Birimi tarafından hazırlanan "Emeğin Başkenti Karabük İstihdamın Merkezi Oluyor" proje  kapsamında Karabük Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine  Boru Bükme Makinesi, Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine CNC Fiber Lazer Kesim Makinesi/CNC Ahşap Kesme ve Kazıma Makinesi, Yenice Çok Programlı Anadolu Lisesine ise CNC Fiber Lazer Kesim Makinesi alınarak  teslim edildi. Proje kapsamında değerlendirmelerde bulunan İl Millî Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, Meslek Liselerine alınan makineler ile üretim kapasitesinin artacağını belirterek, "Meslek Liselerimizde büyük bir değişime ve dönüşüme başladık. Meslek Liselerimiz üretim odaklı çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.  Alınan bu makineler ile üretim daha da hızlanacak ve çeşitlenecektir. Mesleki eğitimde döner sermaye kapsamındaki üretimin artması, hem başarılı öğrencileri mesleki eğitime çekmek hem de tüm mezunların alanlarında istihdam imkanlarını artırmaya yönelik çabaların sürdürülmesi bakımından son derece önemlidir. Bu mücadeleye katkı sağlamak amacıyla meslek lisemizde öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin katkı ve çalışmalarıyla el dezenfektan ve yüzey temizleyici üretimi, atık malzemelerden masa, sandalye gibi birçok tefrişatın üretimi devam ediyor.  #KaragünDostu Meslek Liselerimiz İlimizin ve Ülkemizin kalkınmasında önemli destek sağlamaya devam edecektir. Meslek Liselerimiz de ihtiyaca uygun modern makineler ile donatıp, artan üretim kapasitesini daha da ileri seviyeye çıkartıp, daha çok çeşitli üretim, kalifiyeli öğrenci ve maddi katkı sağlamaya devam edeceğiz. Alınan bu makineler Meslek Liselerimize hayırlı olsun" dedi. "Emeğin Başkenti Karabük İstihdamın Merkezi Oluyor" Projesi  ile Elektrik-Elektronik Teknolojisi, Giyim Üretim Teknolojisi, Metal Teknolojisi ve İç Mekan Tasarımı Atölyeleri kurulumu, İş Sağlığı ve Güvenliği, çizim tasarım, CNC operatörlüğü ve girişimcilik eğitimleri ile danışmanlık ve meslek edindirme kursları düzenlenmekte olup, proje ile, bölgede mesleki eğitimin sektörel ihtiyaçlara göre geliştirilmesi, ara eleman ihtiyacının giderilmesi ve Mesleki ve Teknik beceri gelişimi ile istihdamın artmasına katkı sağlanması hedefleniyor. (Nurettin Acar)  

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Dünya Sulak Alanlar Günü’ne OMÜ’den bilimsel katkı: Kızılırmak Deltası kitapla anlatıldı

Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası, Dünya Sulak Alanlar Günü’nde yayımlanan kapsamlı bir bilimsel eserle mercek altına alındı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ve Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın editörlüğünü yaptığı "Kızılırmak Deltası-Doğa ve İnsan" adlı kitap, 25 bilim insanının katkısıyla 15 bölümden oluşuyor.
Sulak alanlar ve yayınladıkları kitap hakkında bilgi veren OMÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Her yıl 2 Şubat’ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü, dünyadaki göller, sulak alanlar ve sucul ortamlara dikkat çekmek adına biz bilim insanları için önemli bir fırsattır. Sulak Alan kavramı; nehirler, göller, bataklıklar, sazlıklar, geçici su birikintileri, turbalıklar ve bataklıklar gibi habitatları kapsar. Sulak alanlar yeryüzündeki en hassas ekosistemlerin başında gelir. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde, suyun doğal filtrelemesinde, yeraltı suyu rezervlerinin dengelenmesinde ve özellikle kuşlar başta olmak üzere canlılar için yaşam alanı olarak hayati rol oynarlar. Bu kadar önemli ve hassas ekosistemler olmalarına karşılık sulak alanların da karşı karşıya olduğu birçok problem vardır. Bunların başında tarım arazisine dönüştürmek için kurutma, hızlı kentleşmeye bağlı olarak iskâna açma, altyapı projeleri sonucu atıklarla kirletilmeleri gelir. Günümüzde en önemli tehdit ise iklim değişimi sonucu gerçekleşmekte olan kuraklık tehdididir. Sulak alanların uluslararası düzeyde tanınması ve korunması yolunda atılan en önemli adım, 1971’de İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi’dir. Türkiye, 1994’te bu sözleşmeye taraf olmuş ve hâlihazırda 14’ü Ramsar Alanı statüsünde olmak üzere ülkemizde yaklaşık 136 sulak alanı koruma altına almıştır" dedi.

"Türkiye’deki en önemli Ramsar alan Kızılırmak Deltası"
Türkiye’de yer alan en önemli Ramsar alanın Kızılırmak Deltası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Kızılırmak Deltası aynı zamanda UNESCO Dünya Doğal Miras Alanları listesine girmek için aday bir sahadır. Bizler 25 bilim insanı olarak 15 Bölümde Kızılırmak Deltası’nı en kapsamlı şekilde araştırarak bu eseri meydana getirdik. Kitap Ondokuz Mayıs Üniversitemiz tarafından yayınlanmış güzel bir tevafuk olarak da bugün yani 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde üniversitemiz kütüphane görevlileri aracılığıyla matbaadan elimize ulaşmış bulunmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kitabın Samsun’a ve bilim camiasına hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kitap UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olan Kızılrmak Deltası ile ilgili olarak bugüne kadar yayınlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olup, Kızılırmak Deltası’nın UNESCO adaylık sürecine güçlü bir katkı sunacağına inanıyoruz" diye konuştu.

"Araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyoruz"
Kitabın diğer editörü ve aynı zamanda bölüm yazarlarından biri olan OMÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan da kitapla ilgili olarak, "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitemizin 177. yayını olarak yayımlanan bu eser, bilim camiasına nitelikli bir kaynak sunmanın yanı sıra, sulak alanların korunmasına yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi merkeze alan bu çalışma, gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir mirasın bilimsel belgesi niteliğindedir. Bu eserin, Kızılırmak Deltası başta olmak üzere tüm sulak alanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyor; hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarı hocalarımıza ve katkı sağlayıcılara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin