Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Temmuz, 2023 15:58 tarihinde yayınlandı
0

Mesire Alanlarının Neredeyse Tamamı Çöp Yığını

Karabük’te mesire alanlarında piknikçilerin ardında bıraktığı alkol şişeleri, plastik atıklar ve mangal çöpleri çöp yığınına dönüşürken, ortaya çıkan pis görüntüler ise ‘Bizim içimiz nasıl bu kadar kirlendi’ dedirtiyor.

Havaların ısınmasıyla birlikte vatandaşlar mesire alanlarına akın ederken, piknik sonrası ortaya çıkan görüntüler tepkilere yol açtı.

Hemen hemen Karabük’teki bütün mesire ve park alanlarında görüntülenen çöp yığınları ve kırılan, sökülen aletler tepkilerin odağı haline geldi.

KONTEYNIR EKSİK

Birçok tabiat parkı ve mesire alanında yeterli sayıda çöp konteyneri bulunmaması şikayet konusu olurken, bazı vatandaşların çöplerini gelişi güzel etrafa atması da tepki topladı.

Bayram tatili ile birlikte özellikle hafta sonları vatandaşların uğrak yerleri olan mesire alanları ve tabiat parkları çöp yığınlarını andıran görüntüsüyle dikkat çekiyor.

GÜVENLİK ŞART

Kamu yatırımlarının bu şekilde hırpalanmasını “Bunun mutlaka bir çaresi olmalı” diyen vatandaşlar “Güvenlik elamanları ve güvenlik kameraları ile caydırıcı çözüm olabilir. Çevreye ve doğaya zarar verenler cezalandırılmalı” şeklinde görüş ileri sürüyor.

MÜDÜRDEN SES GETİREN PAYLAŞIM

Öte yandan bir kamu kurumunda müdür olarak görev yapan duyarlı bir çevreci konu hakkında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla ses getirdi.

manset 1Çok sayıda beğeni ve yorum alan paylaşımında iman zayıflığına dikkat çeken ve ‘Temizlik imandan değil miydi?’ diye soran müdür, “Karabük olarak bir özelliğimiz var! Her yeri çöplüğe çevirmeyi iyi beceriyoruz.Avdan Altı mesire yeri milyarlık yatırımdı heryeri çöpe çevirip piknik masalarını bile yaktılar.

Çamlık ormanı Kent Orman ilk yapıldığında Şelalesi,göleti,gözetleme kulesi milyarlık yatırımdı heryeri çöp yaptılar söktüler kırdılar..! Şu an yeni yapılan resmi açılışı bile yapılmamış yeni Çamlık parkı heryeri çöp,dikilen biberiye vs sökmüşler!

Baklabostan tabiat parkı şehrin kilometrelerce uzak ve yüksek rakımlı bir yer, maalesef Baklabostan Şelalesi dahil Her Yer ÇÖP…

KARABÜK Şehir parkı yeni yapılmıştı. Çimlerin üzerinde mangallar söndürülmüş,masalar kırılmış,Wcler dahil zarar verilmiş…Biz ne zaman kamu malına zarar vermeyi bırakacağız!!!

Karabük’te nerede bir yeşil alan varsa, hangi kurumun bahçesi bakımlı ve yeşilse bu güzellikleri çöpe çevirmeyi, resmi kurumların bahçelerinden çiçekleri kökleriyle sökmeyi, Kırmayı dökmeyi NE ZAMAN BIRAKACAĞIZ….

TEMİZLİK İMANDAN DEĞİL MİYDİ? BU temizlik sadece üstümüz başımız, evimiz için mi geçerli sadece !!!

Sokaklarımız,Kamuya ait olan yerler, Çevremizi kapsamıyor mu? NE OLUR BU KONUDA DUYARLI OLALIM NE OLUR!” ifadelerine yer verdi.(Haber Merkezi)

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin