Mescier’den TİM 1000 sıralaması hakkında açıklama - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Eylül, 2021 12:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Mescier’den TİM 1000 sıralaması hakkında açıklama

Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mescier, Türkiye İhracatçılar Birliği (TİM) tarafından açıklanan 2020 yılı Türkiye’nin ilk 1000 İhracatçısı listesinde Karabük ilinden 4 firmanın listede yer alması hakkında açıklamada bulundu.

Başkan Mescier yaptığı açıklamada listede 4 firmamızın yer almasından duyduğu memnuniyeti dile getirirken şu ifadelere yer verdi; “Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından 2020 yılı Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı Prestij Kitabında Karabüklü 4 firmamız yer aldı. Sektörel Sıralamada; 2020 yılı verilerine göre Mescier Dış Ticaret Ltd. Şti. 10.sırada, Çağ Çelik Demir ve Çelik Endüstri A.Ş. 27.sırada, Boskay Metal Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti 37.sırada ve Işık Çelik Sanayi Ve Ticaret A.Ş. 42.sırada yer almaktadır.

Genel sıralamada ise; Mescier Dış Ticaret Ltd. Şti.66. sırada, Çağ Çelik Demir ve Çelik Endüstri A.Ş. 217.sırada, Boskay Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti 346. sırada ve Işık Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. 444.sırada yer alarak şehrimiz için önemli bir gurur kaynağı oldular. Demir çelik sektöründe yakaladığımız ihracat ivmesini Karabük’teki tüm sektörlere yayarak ülkemiz ve kentimiz için yeni başarılara imza atmak üzere durmaksızın çalışıyoruz. Verdikleri büyük emek ve aldıkları başarılı sonuçlar için üyelerimize teşekkür ediyoruz.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…