Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
02 Aralık, 2015 15:18 tarihinde yayınlandı
0

Mera Islah Çalışmaları Devam Ediyor

Mera, yaylak ve kışlakların ıslah edilerek otlatma kapasitelerinin artırılması, ot kalitelerinin iyileştirilmesi amacıyla “Mera Islah ve Amenajman Projesi” kapsamına alınan Eskipazar İlçesine bağlı Bölükören ve Doğlacık köylerinde çalışmalar devam ediyor. 2017 yılı sonunda tamamlanacak
Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Cemalettin Çataklı, İl Müdür Yardımcısı Çetin Ayvalık ve Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Murat Çelik çalışmaları yerinde görmek üzere Eskipazar İlçesi Doğlacık ve Bölükören Köyü meralarını ziyaret ederek incelemelerde bulundular. İncelemelere Köy Muhtarları da eşlik etti.
2015 yılı için programa alınan çalışmalar kapsamında, mera parsellerinin şahıs arazileri ile çevrili olması, köyde salma hayvancılık yapılması, hayvanların tarım arazilerine zarar vermemesi ve şahısların da meraya yapacakları işgallerin önlenmesi; otlatmayı düzenleyici yapı ve tesislerin yapılması amacıyla ihata, mera kapıları ve sıvatların yapım çalışması devam ediyor.
Konu ile ilgili açıklama yapan Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Cemalettin Çataklı; “Bölükören ve Doğlacık Köyleri Mera Islahı ve Amenajmanı Projeleri kapsamında çalışmalara 2015 yılında başlandı. Projede; bitki vejetasyonunun, toprak ve diğer doğal kaynakların korunmasını ve geliştirilmesini sağlayarak meradaki ot veriminin artırılması, meraları otlatılabilir hale getirmek için otlatmayı düzenleyici yapı ve tesisleri yapılması, meralar üzerinde otlatma planının uygulanarak aşırı ve erken otlatma baskısının kaldırılması amaçlanmaktadır. Proje kapsamındaki çalışmalara önümüzdeki iki yıl boyunca devam edilecektir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin