Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
31 Temmuz, 2023 16:04 tarihinde yayınlandı
0

Mehmet Ali Şahin: “Gazel Okumayın”

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Mehmet Ali Şahin, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) alınacak 2000 işçiden Karabük’e kontenjan verilmemesi ile ilgili yapılan açıklamalara sert çıkarak, “Kurumların Genel Müdürleri var, yönetim kurulu başkanları var. Dışarıdan gazel okunmasını doğru bulmuyorum” dedi

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Mehmet Ali Şahin, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) alınacak 2000 işçiden Karabük’e kontenjan verilmemesi ile ilgili yapılan açıklamalara tepki gösterdi

Konuyla ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Mehmet Ali Şahin, “Kurumların Genel Müdürleri var, yönetim kurulu başkanları var. Dışarıdan gazel okunmasını doğru bulmuyorum” dedi.

Bilindiği gibi Kardemir’e alınan 600 işçinin Karabük sınırları içerisinde olması şartına Zonguldak kamuoyu tarafından tepki gösterilmiş ve TTK’ya alınacak işçi sayısından Karabük’e kontenjan verilmemesi yönünde görüşler açıklanmıştı.

“DIŞARIDAN GAZEL  OKUMAYIN”

Zonguldak kamuoyunda tartışılan Kardemir ve TTK ile ilgili soruları Şahin,  “Kardemir ve Erdemir ikisi de halka açık birer anonim şirketidir. Dolayısıyla Genel Müdürleri var, yönetim kurulu başkanları var. Kendi kararlarını kendi alırlar. Dışarıdan gazel okunmasını doğru bulmuyorum. Ne KARDEMİR’in  ne de ERDEMİR’in kararında dışarıdan bir etki olsun istemem. Bu bakımdan kendi kararlarını kendileri alsınlar, kendi göbeklerini kendileri kessin” diyerek cevap verdi.

TTK’ya işçi alımında Yenice’nin ayrı tutulması konusu ile ilgili konuşan Şahin “Memleket evladı işe girecekse, ekmek yiyecekse bizim  için sevindirici bir durum. TTK sonuçta Zonguldak‘ta faaliyet gösteren bir şirket. TTK işçi alımı yapılırken öncelikle yöre halkının gençlerinin alınması tercih edilir. Beklenti de bu istikamettedir. TTK’ya işçi alımı daha önceki uygulamalar nasılsa o uygulamaları takip etmeleri tavsiyesindeyim ve yine aynı uygulamaları tercih etmelerinde yarar olduğu kanaatindeyim” dedi. (Haber Merkezi)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin