Karabük Postası tarafından
30 Kasım, 2021 12:59 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

“Medya kuruluşları kapanmanın eşiğinde”

Karabük Gazeteciler Cemiyeti'nin de bağlı bulunduğu Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı tarafından, medya sektörünün içinde bulunduğu darboğaza dikkat çekmek amacıyla yapılan yazılı açıklamada, krizden çıkış için alınması gereken önlemler hakkında bilgi verildi. Koronavirüs salgını, döviz krizi, enerji ve akaryakıt fiyatlarındaki artış gibi birbiri ardına yaşanan krizler, medya kuruluşlarını kapanmanın eşiğine getirdi. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı tarafından, medya sektörünün içinde bulunduğu darboğaza dikkat çekmek amacıyla yapılan yazılı açıklamada, krizden çıkış için alınması gereken önlemler bir bir sıralandı. Yaşanan krizlerin yüzlerce yerel medya kuruluşunun kapanmasına, binlerce medya çalışanının işsiz kalmasına yol açabilecek büyüklükte olduğuna dikkat çekilen açıklamada, gazete okuma oranlarının düştüğü, gazete maliyetlerini oluşturan kâğıt, kalıp, mürekkep başta olmak üzere tüm malzeme fiyatlarının döviz cinsinden fiyatlarının arttığı, SGK ve vergi giderlerinin dayanılmaz hal aldığı vurgulandı. Bu sorunların üstüne döviz kurlarında yaşanan artışın girdi maliyetlerini katladığı, aynı paralelde akaryakıt ve enerji giderlerinin de arttığına dikkat çekilen açıklamada, zaman geçirilmeden alınması ve belli bir eylem planı çerçevesinde yaşama geçirilmesi gereken önlemler şöyle sıralandı: " Basın İlan Kurumu resmi ilanları yerel gazeteler için yaşamsal önem taşıyor. Ancak, Hükümet kanadının 12 temsilcisi atanmadığından, Basın İlan Kurumu Genel Kurulu yaklaşık bir yıldır toplanamıyor. Genel Kurul en kısa sürede toplanmalıdır. Genel kurulun toplanamaması halinde de, hak kaybı yaşanmaması için yeni fiyat tarifesini BİK yönetim kurulu belirlemeli ve Cumhurbaşkanlığına sunmalıdır. Artış kararı verilirken, dolar artışı ve enflasyon oranı dikkate alınarak fiyat yükseltilmeli, yeni fiyatlar yılbaşı itibariyle uygulanmalıdır. Bu konuda önerimiz, resmi ilan fiyat tarifesi sütun santim fiyatının satış sayısı 50 binin altındaki gazeteler için en az 30 TL olması, satışı 50 binin üzerinde olan gazeteler için de bunun paralelinde fiyat belirlenmelidir. Acil önlemler kapsamında başta gazete kâğıdı olmak üzere sektörde kullanılan tüm sarf malzemelerinde KDV sıfırlanmalı, uzun vadede Türkiye kâğıtta dışa bağımlılıktan kurtulmalı ve SEKA gibi kâğıt fabrikaları yeniden kurulmalı. Medya sektöründe faaliyet gösteren gazete, televizyon, radyo ve kurumsal internet haber siteleri için kamu bankalarınca “kredi” sağlanmalı. Medya kuruluşlarına banka sicil durumuna bakılmaksızın faizsiz kredi verilmelidir. Ayrıca KOSGEB, İŞKUR veya Hazine tarafından zor durumdaki medya kuruluşlarına hibe verilmelidir. Medya kuruluşlarının birikmiş SGK ile diğer vergilerinde indirim yapılmalı, indirim sonrası hesaplanacak borç taksitlendirilmeli. Gazete, televizyon, radyo ve kurumsal internet haber sitelerinde görev yapan basın çalışanlarına ve diğer basın kartı sahibi gazetecilere faizsiz kredi verilmeli. Yargı Paketi kapsamında TBMM’de yapılan değişiklik geri alınmalı, icra ve iflas ilanlarının eskiden olduğu gibi tam kapsamlı yayınlanması ve icra müdürlerinin keyfiyetine bırakılmaması için Adalet Bakanlığınca genelge yayınlanmalı ve ardından yasal düzenleme yapılmalı. Televizyon kuruluşlarından alınan uydu bedellerinde indirim yapılarak TL’ye çevrilmeli, taksitlendirilmeli, RTÜK payları düşürülerek, bir süre alınmamalı. Zorunlu yayınlanan kamu spotları ücretlendirilmeli. Yerel basın kuruluşları, belediyeler ve kamu kurumları tarafından ilan ve reklamlarla desteklenmeli; THY, Vakıfbank, Ziraat bankası ve kamu ilanları yerel medyaya yönlendirilmeli, ayrıca bakanlıklar ücretli Kamu Spotu ve zorunlu yayın desteği vermeli. Bu kapsamda, yerel yönetimlerin meclis tutanaklarının tüm il ve ilçelerde yerel gazetelerde yayınlanması sağlanmalı. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde yer alan tasarruf tedbirleri kapsamında kamu kurumlarına getirilen yerel basına abone olunmama uygulamasına son verilmeli, reklam ve ilan verme kısıtlaması kaldırılmalıdır"  

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

’Sahte avukat’ dolandırıcılığı davasında sanığa 5 ay hapis cezası

Kastamonu’da bir vatandaşın kendisini avukat olarak tanıtan kişilerce dolandırılmasıyla ilgili yargılanan şahıs, 5 ay hapis cezası ile 20 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 2025 yılında Kastamonu’da il merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet D., kendisini avukat olarak tanıtan ve ‘icradan takipli dosyanız var’ diyen şahıs tarafından 8 bin 20 TL dolandırıldı. Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan Ahmet D., karakola giderek şikayette bulundu. Şikayet üzerine S.Ş. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde ‘dolandırıcılık’ suçundan dava açıldı.
Tutuksuz yargılanan sanık S.Ş. yaptığı savunmada, "Asıl suçlu M.D.’dir. Tüm paraları o aldı. Ben kendisini tanımam. M.D., kendisini bana Hakan olarak tanıttı. M.D. hakkında şikayette bulundum ama yurtdışında yaşadığı için işlem yapılmadı. Ben de bunun üzerine mağdurun 8 bin 20 TL olan zararını yaklaşık 1 ay önce ödedim. Dekontunu da mahkemenize gönderdim. Ben bu dolandırıcılık olayında hesabımın bu işlerde kullanılacağını bilmiyordum. Bu şekilde mağdur olan, dolandırılan başkaları da var. Şu anda sigortalı bir işe girdim. Diğer mağdurların zararlarını da gidermeye çalışacağım. Ben de bu olayda mağdurum, bir cahillik yaptık, onun cezasını çekiyoruz. Beraatımı talep ederim" dedi.
Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan S.Ş.’yi ‘dolandırıcılık’ suçundan 5 ay hapis ve 20 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Sanık S.Ş.’nin cezası, 5 yıl denetimli serbestliği tabi tutulmak üzere ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin