Yusuf Kefeli
•Marzinç Karabük’e kurulduğundan beri sürekli Karabük için tehlike oluşturuyor.


Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) tarafından MARZINC’de yapılan radyasyon ölçümleri neticesinde, bölgede yaşayan vatandaşlar için radyasyona bağlı herhangi bir tehlikenin söz konusu olmadığının tespit edildiği duyuruldu.
Karabük’te uzun yıllardır faaliyet gösteren ve çevre kirliliği nedeniyle sürekli eleştirilen, izabe ocaklarının ve demir çelik fabrikalarının baca tozu ile cüruf gibi atık malzemelerini işleyerek çinko üretimi yapan MARZINC’e gelen cüruf ile baca tozu ham maddesinin silo baslara boşaltılması ile radyasyon sensörlerinin alarm verdiği ve hemen Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’na (TAEK) haber verilmesi ile kurumdan gelen yetkililer tüm çalışanları çıkartarak, fabrikayı geçici olarak durdurmuştu. Ardından Nükleer Düzenleme Kurumu personeli şirkete gelerek incelemelerde bulundu, yapılan incelemeler neticesinde bölgede yaşayan vatandaşlar için radyasyona bağlı herhangi bir tehlike söz konusu olmadığı tespit edildi.
Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından yapılan açıklamada; “Karabük’te faaliyet gösteren bir çinko oksit üretimi tesisinin belli noktalarında radyasyon tespit edildiğinin bildirilmesi üzerine, ivedilikle harekete geçilerek Nükleer Düzenleme Kurumu personeli tarafından yerinde incelemeler yapılmıştır.
Yapılan radyasyon ölçümleri neticesinde, bölgede yaşayan vatandaşlarımız için radyasyona bağlı herhangi bir tehlike söz konusu olmadığı tespit edilmiştir.
Ölçümlerde; hammadde depolanan silolarda ve tesiste bulunan araç, makine ve ekipmanın bir kısmında art alan radyasyonunun (Dünya’da yaşayan herkesin maruz kaldığı, doğal ve suni kaynaklardan yayılabilen ve her yerde bulunan iyonlaştırıcı ışınım) üzerinde değişen radyasyon doz hızları tespit edilmiştir. Bu radyasyon doz hızları ölçüldükleri bölgeden birkaç metre uzaklaşıldığı zaman art alan radyasyonu seviyesine düşmektedir.
Tesis sınırları içerisinde yukarıda belirtilen yerler dışında art alan radyasyon seviyesini aşan herhangi bir tespit yapılmamıştır.
Ölçüm ve tespitler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Karabük Valiliği, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu Başkanlığı ve firma ile paylaşılmıştır. İlgili kuruluşlarla eşgüdüm içerisinde ölçüm, analiz ve tesis içinde tespit edilen radyoaktif kirliliğin giderilmesi faaliyetlerine başlanmıştır.
Ayrıca Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından bütün Türkiye sathında sürekli olarak radyasyon doz hızını ölçen Radyasyon Uyarı ve İzleme Sistemi Ağı’nın Karabük’te bulunan istasyonunda son dönem verilerinde herhangi bir sapma görülmemiştir.
Dolayısıyla bölge ve bölgede yaşayan vatandaşlarımız için herhangi bir radyasyon tehlikesi bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verildi.
SAFRANBOLU 4 GÜN BOYUNCA KÜLTÜR VE SANATLA NEFES ALACAK
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve Cittaslow unvanını taşıyan Safranbolu’da bu yıl 27’ncisi düzenlenen Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali, görkemli bir açılış töreniyle başladı. Türkiye’nin en köklü ve en uzun soluklu belgesel film festivalleri arasında gösterilen organizasyon, dünyanın farklı ülkelerinden yönetmenleri, yapımcıları, jüri üyelerini ve sinemaseverleri tarihi kentte buluşturdu.
Açılış öncesinde Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Okan Kirman ve AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt, festival alanını ziyaret ederek Festival Komite Başkanı ve Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’ye başarı dileklerini iletti.
Festival jürisinin katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan jüri üyeleri, Altın Safran’ın Türkiye’nin en saygın belgesel film organizasyonlarından biri olduğunu vurgulayarak finale kalan eserlerin yüksek kalitesine dikkat çekti.
Yoğun katılımla gerçekleşen açılış programında konuşan Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, kentin geçmişini koruyarak geleceğe taşıyabilen ender yerleşimlerden biri olduğunu belirterek, “Safranbolu aslında büyük bir belgeselin canlı kahramanıdır. Sokakları, konakları, hanları ve insan hikâyeleriyle yaşayan bir hafızaya sahiptir. Belgesel sinema da tam olarak bunu yapar; hatırlatır, kayıt altına alır ve gelecek kuşaklara aktarır” dedi.
Belgesel sinemanın insanlığın ortak hafızasını canlı tutan önemli bir sanat dalı olduğunu ifade eden Köse, kültür ve sanatın farklı coğrafyaları ortak duygularda buluşturan güçlü bir köprü görevi gördüğünü söyledi. Safranbolu’da kültür ve sanatın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda bir kalkınma modeli olarak görüldüğünü kaydeden Köse, festivalin de bu anlayışın en önemli yansımalarından biri olduğunu dile getirdi.
Konuşmaların ardından festival meşalesi protokol üyelerinin katılımıyla yakılarak 27. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali resmen başladı.
FESTİVAL COŞKUSU DEVAM ETTİ
Festival coşkusu gece boyunca müzik ve eğlence etkinlikleriyle devam etti. Leyla Dizdar Kültür Merkezi bahçesinde düzenlenen programda sahne alan yerel müzik grubu Safran Ekspres, seslendirdiği eserlerle vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Şarkılara hep bir ağızdan eşlik eden yüzlerce kişi festival heyecanını paylaşırken, gecenin ilerleyen saatlerinde sahne alan DJ Aytuğ Özdemir de performansıyla coşkuyu zirveye taşıdı.
Renkli görüntülere sahne olan etkinliklere katılan Başkan Elif Köse de vatandaşlarla birlikte festival heyecanını yaşadı. Dört gün sürecek festival boyunca belgesel film gösterimleri, söyleşiler, paneller, sergiler ve çeşitli kültürel etkinliklerle Safranbolu, kültür ve sanatın merkezi olmaya devam edecek.
Yusuf Kefeli
•Marzinç Karabük’e kurulduğundan beri sürekli Karabük için tehlike oluşturuyor.