Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Nisan, 2019 14:07 tarihinde yayınlandı
0

Malezya Perlis Üniversitesi Rektör Yardımcısı, ders vermek için KBÜ’de

Mevlana Değişim Programı kapsamında Karabük Üniversitesine gelen Malezya Perlis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Harshita Aini Haroon, Mühendislik Fakültesi öğrencilerine iki hafta boyunca ders verecek.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) ile Malezya Perlis Üniversitesi arasında yer alan “Mevlana Değişim Programı” anlaşması kapsamında misafir öğretim üyesi olarak KBÜ’ye gelen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Harshita Aini Haroon, Mühendislik Fakültesinde iki hafta boyunca derslere girecek. İlk dersine bugün giren Rektör Yardımcısı, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’ı da makamında ziyaret etti.

Karabük Üniversitesinin çok büyük ve iyi bir üniversite olduğunu belirten Prof. Haroon, “Fakülte içerisinde her yerde posterler ve projeler gördüm. Burada çok güzel akademik çalışmalar yapılıyor. Üniversite sanayi iş birliği sayesinde Karabük Üniversitesi, demir çelik enstitüsüne sahip. Ayrıca Karabük Üniversitesinin coğrafi konumu da çok iyi. Burada araştırma projelerine çok önem veriliyor.” dedi.

Öğrencilerin derse katılımlarının çok iyi olduğunu ve interaktif bir şekilde derslerle ilgilendiklerini de kaydeden Prof. Haroon, “Dünyanın her yerinde öğrenci öğrencidir. Onlara motivasyon vermek, onlarla ilgilendiğimizi göstermek, iyi anlamda onların üzerinde baskı kurmak uluslararası akademisyenler için çok önemli. Benim buraya gelmem ve buradan da başka bir hocanın başka bir ülkeye gitmesi öğrencileri motive eder ve onların iyi bir şey yapması konusunda olanak tanır.” diye konuştu.

Son olarak Safranbolu’nun kendisini çok eskilere götürdüğünü de söyleyen Prof. Haroon, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Orta okulda öğrenim görürken dünya tarihi dersimiz vardı. O derste Türkiye hakkında bir şeyler öğrenmiştik. Şimdi bizzat o dönemde öğrendiklerimi yaşıyorum. Safranbolu beni o çok eski tarih kitaplarına yeniden götürdü ve bana Osmanlı tarihini hatırlattı.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin