KASTAMONU ‘nun Tosya ilçesinde Kaymakam Yusuf Cıbır cezaevine gerçekleştirdiği ziyarette mahkumların ilginç bir isteğiyle karşılaştı. Cezaevindeki tutuklular Kaymakam Cıbır’a, KOBİ girişimcilik belgesi almak istediklerini söyledi.
Kastamonu’nun Tosya ilçesinde Kaymakam Yusuf Cıbır ve beraberindeki Garnizon Komutanı Jandarma Yüzbaşı Sefer Sezer, Belediye Başkanı Kazım Şahin, Yargıtay Üyesi Mehmet Faik Ateş ve Cumhuriyet Başsavcısı Hacı Hüseyin Daşdemir Tosya A2 Tipi Kapalı Cezaevi’ne bayram dolayısıyla bir ziyaret gerçekleştirdi.
Cezaevine gelen Kaymakam Yusuf Cıbır personelle tek tek bayramlaşarak kısa süreli sohbet etti. Buradan mahkûmların bulunduğu açık alana geçen kaymakam ve beraberindeki heyet cezaevinde bulunan bir grup mahkûm tarafından karşılandı. Cumhuriyet Başsavcısı Hacı Hüseyin Daşdemir cezaevinde bulunan mahkûmlara yaptığı konuşmada ”Sizler kader mahkûmu olarak burada bulunmaktasınız. Sayın Kaymakamımız ve ilçemizin protokolü bu mübarek Ramazan Bayramı’nda sizleri yalnız bırakmayarak ziyaretinize geldi. Ben şimdiden hepinizin bayramını kutluyorum” dedi
Daha sonra Kaymakam Yusuf Cıbır ve beraberindeki heyet mahkûmlarla tek tek bayramlaştı. Kaymakam Yusuf Cıbır ise yaptığı konuşmada, “Burada bulunan tüm kader mahkûmu arkadaşların Ramazan bayramını şahsım ve protokol adına kutluyorum. Buralara her insanın düşme ihtimali var, buradan çıktıktan sonra yine toplumun şerefli bir bireyi olacaksınız. Tosya A2 Tipi Kapalı Cezaevi gördüğümüz kadarı ile imkânları ve şartları iyi olan cezaevi. Sizlerin bizlerden isteğiniz bir talebiniz var mı” dedi.
Tosya Kaymakamı Yusuf Cıbır’ın sorusu karşısında söz alan mahkumlar ”Sayın Kaymakamız ve değerli misafirlerimiz sizler bizleri bu bayramda ziyaret ederek fazlası ile memnun ettiniz. Hepinizden Allah Razı olsun. Sizlerin de ifade ettiği gibi bizler buradan çıktıktan sonra topluma yararlı bir vatandaş olarak çalışmak istiyoruz. Sizlerden uygun görürseniz cezaevinde geçen zamanımızda halk eğitim kurslarından bizler de faydalanmak isteriz. El sanatları kursu, saz kursu hatta KOBİ eğitim kurslarına katılarak ”Kobi girişimcilik ” belgesine sahip olmak isteriz” dediler.
Tosya Kaymakamı Yusuf Cıbır Mahkûmlardan gelen ”Kobi Girişimcilik kursu talebi karşısında ”Bununla ilgili gerekli araştırmanın yapılacağını eğer yasal olarak bir sakınca yok ise neden olmasın” dedi
Kaymakam Yusuf Cıbır cezaevindeki mahkûmların dert ve sorunlarını dinledi, taleplerini aldı ve kendilerine ellerinden gelen her türlü desteği verileceğini söyledi. Ardından yine mahkûmlarla tek tek tokalaşarak cezaevinden ayrıldı.


Mahkumların Kaymakamdan İlginç İsteği
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


