Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Temmuz, 2022 12:48 tarihinde yayınlandı
0

Mağarada, düşerek mahsur kalan rehber kurtarıldı.

Karabük’te Türkiye’nin 4. büyük mağarası olan Bulak Mencilis Mağarasında Zipline’nın çelik halatının kopması sonucu 15 metre yükseklikten düşerek yaralanan rehber 12 saat süren zorlu mücadele sonucu kurtarıldı.
Karabük merkeze bağlı Bulak köyü sınırları içinde yer alan ve Türkiye’nin 4. büyük mağarası Bulak Mencilis mağarasında Hollanda’dan gelen gurbetçi Neşat Uluçay (47) ve kızı Maşide Uluçay (24) rehberlik eden Bahadır Öztürk (27) mağaranın 2.5 km’lik kısmında Zipline halatın kopması sonucu 15 metreden aşağıya düşerek yaralandı. Vücudunun çeşitli yerlerinde kırık olduğu belirlenen Öztürk’ü kurtarmak için bölgeye Jandarma, UMKE ve AFAD ekipleri sevk edildi.

“Halat koptu 15 metreden düştü”
Hollanda’dan tatil için Türkiye’ye gelen gurbetçi baba kız, Türkiye’nin dördüncü büyük mağarasına girmek için Karabük‘e geldi. Turizme açık olan ve 400 metreden sonra profesyonel ekiple ilerlenen mağaraya 2 rehber eşliğinde giren gurbetçi baba kız 2.5 kilometrelik zorlu alanlardan geçtikten sonra çelik halatlarla karşıya geçti. Bu sırada rehber Bahadır Öztürk de karşıya geçtiği sırada halatın kopması sonucu yaklaşık 15 metre yükseklikten aşağıya düşerek yaralandı. Yaşanan kaza sonrası diğer rehber mağaradan geri çıkarak diğer diğer iki rehberden yardım isteyerek durumu 112 Acil çağrı merkezine bildirdi. İhbar üzerine mağaraya Jandarma, UMKE ve AFAD’dan oluşan ekipler sevk edildi. 19 kişilik ekip mağara içinde yer alan kanyona düşerek yaralanan rehber ile mahsur kalan gurbetçi baba kızı kurtarmak için gece 00.30’da mağaraya giriş yaparak çalışmalara başladı.

“12 saat süren zorlu mücadele”
Zorlu ve dar alanlardan geçerek sabah karşı yaralı ve mahsur kalan gurbetçilere ulaşan ekipler, gencin sol ayağının kırık olduğunu ve hipotermiye girmek üzere olduğunu fark ederek hızlıca müdahaleye başladı. UMKE ekipleri tarafından mağaranın içinde ilk müdahalesi yapılan Öztürk’ü kurtarmak için zamanla yarışa girdiler. Hollandalı gurbetçi baba ve kızı sabah saat 05.30’da mağaradan sağ olarak çıkarılırken, ayağında kırık ve vücudunda zedelenmeler olan mağara rehberini kurtarmak için AFAD ve UMKE ekipleri ile mağara işletmecisinin diğer rehber ekipleri ise adeta insan üstü mücadele sergiledi.
Yaklaşık 12 saat süren mücadele sonrası yaralı olarak kurtarılan Öztürk’ün babası Saim Öztürk ile annesi dört gözle oğullarından gelecek mutlu haberi bekledi. Zorlu alanları geçerek son 400 metrelik gezi bölüme sedye üzerinde getirilen oğlunu gören baba ise gözyaşlarına hakim olamadı.
Sedye ile mağaranın girişine kadar getirilen Bahadır Öztürk, “Nihayet güneşi gördüm 16 saat sonra” diyerek kendisini kurtaran ekiplere teşekkür etti.
Mağaradan indirildikten sonra ambulansa konulan Öztürk, tedavi edilmek üzere Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilirken, ellerine sarılan annesine ‘Merak etme iyiyim’ diyerek teselli etti.
Öte yandan İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Garip Gümüş, olay yerine gelerek karakol komutanı Özer Öz’den bilgiler aldı.

“İnsan üstü çaba sarf edildi”
İl Afet ve Acil Durum Müdürü Gazanfer Erbay da gazetecilere yaptığı açıklamada, ihbarın dün gece geldiğini, bölgeye sevk edilen AFAD ve UMKE ekiplerinin mağaraya girerek mahsur kalanları 12 saat sonra çıkarabildiklerini anlattı.
Erbay, Hollandalı gurbetçi baba kızın dün akşam saatlerinde rehberler eşliğinde mağaraya girdiklerini söyleyerek, “Rehber Zipline ile karşıya geçerken 15 metre yükseklikten aşağıya düşmüş. Ekiplerimiz insan üstü mücadele vererek yaralı gencimizi kurtardılar” dedi.
AFAD ekip koordinatörü Efe Bakır ise, mağaranın 3 km ilerisinde rehberin 15 metre yükseklikten düştüğünü ve zorlu mücadele sonrası kurtardıklarını ifade etti. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin