Artvin’in bir 850 rakımlı Macahel Geçidi’nde 3 metreyi bulan kar kalınlığı ve çığ tehlikesi nedeniyle 6 köyün yolu 25 gündür kapalı durumda bulunurken, takımlar yolu açmak için çalışmalarını sürdürse de çığ riski nedeniyle çalışmalar sık sık duruyor.
Macahel Geçidi´nde çığ tehlikesi devam ediyor. Bölgede kar kalınlığının 3 metreyi aştığı noktalarda çığ riski nedeniyle tedirginlik yaşanıyor. Yaklaşık 25 gündür Macahel vadisinde yer alan 6 köyün yolu ağır kar yağışı sonrası yaşanan çığ tehlikesi nedeniyle ulaşıma kapalı bulunuyor. Takımlar, bölgede yolu açmak için ağır efor sarf ederken, vakit zaman çığ düşmesi nedeniyle çalışmalarını durdurmak zorunda kalıyor. Doruğa yakın bir noktada, ormanlık alandan aşağıya inen çığ anı, bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedilirken, manzaralarda, çığın büyük bir gürültüyle aşağıya hakikat indiği ve tesirli bir halde bölgeyi kapladığı görülüyor.
Macahel bölgesi, coğrafik pozisyonu ve yüksek rakımı nedeniyle kış aylarında sık sık çığ tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Yetkililer, bölgedeki çığ riskine karşı vatandaşları uyarırken, takımların yolu açmak için çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü belirtiyor. Fakat hava şartları ve çığ tehlikesi nedeniyle çalışmaların ne vakit tamamlanacağı şimdi netlik kazanmış değil.


Macahel Geçidi’nde çığ tehlikesi devam ediyor
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

