Reklam
Reklam
sqsqsqsq
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
26 Nisan, 2026 14:40 tarihinde yayınlandı
0

Lise öğrencileri 50 yıllık şarkı sözlerini kodla analiz etti

Mühendis kökenli öğretmen ve 9. sınıf öğrencilerinden oluşan ekip, Türkçe pop müziği üzerine yürüttükleri araştırmada 50 yıllık şarkı sözlerinde kullanılan fiil zamanlarını Python programlama diliyle analiz etti. 12 bin 397 fiilin incelendiği çalışma, Türkçe pop müziğinde şimdiki zaman kullanımının son 50 yılda iki kattan fazla arttığını ortaya koydu. Araştırma, VIII. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde sözlü sunum olarak paylaşılacak.
Karabük Alparslan Gazi Anadolu Lisesi’nden Öğretmen Nur Kabave Kutlu öncülüğünde yürütülen araştırmada, 1975-2025 yılları arasında Türkçe pop müziğinden seçilen 200 şarkının sözleri incelendi. Python tabanlı veri analiziyle gerçekleştirilen çalışmada toplam 12 bin 397 fiil değerlendirildi.

Araştırma sonuçlarına göre, 1975-2000 döneminde yüzde 4,49 olan şimdiki zaman kullanımı, 2000-2025 döneminde yüzde 9,64’e yükseldi. Aynı dönemde geniş zaman kullanımı ise yüzde 37,94’ten yüzde 32,04’e geriledi. Araştırmacılar, bu değişimin toplumun dil üzerinden “anı yaşayan”, hızlı ve geçici olana yönlendirildiğine işaret ettiğini değerlendirdi.

Çalışmaya ilişkin açıklamada bulunan Öğretmen Nur Kabave Kutlu, şarkı sözlerindeki dönüşümün yalnızca içerikle sınırlı olmadığını belirterek, “Şarkı sözlerindeki kaba içerikler çoğu zaman dikkat çekiyor. Biz ise kimsenin bakmadığı bir noktaya, fiil zamanlarına odaklandık. Çünkü toplumdaki değişimin izleri çoğu zaman dilin içinde saklıdır” dedi.

Araştırmanın disiplinlerarası yönüyle de dikkat çektiğini ifade eden Kutlu, mühendislik ve sosyal bilim yöntemlerinin bir araya getirildiğini söyledi. Projede Python kodlamasını öğrenci Emir Demirer yürütürken, araştırmacılar Esma Nur Ergin ve Defne Dursun da verilerin edebi ve toplumsal yorumlanmasına katkı sundu.

Kutlu, “Şarkı sözlerinde sadece kelimeler değil, zaman algısı da değişiyor. Öğrencilerimizle bunu verilerle ortaya koymaya çalıştık” ifadelerini kullandı.

Dünyanın ilk ve tek çocuk araştırmaları kongresi olarak gösterilen VIII. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde 8 Mayıs 2026’da sunulacak araştırma, bilimsel özgünlüğüyle de dikkat çekti. Kongre hakem değerlendirmesinde çalışma için, “Geleneksel dilbilim çalışmalarını modern veri analizi yöntemleriyle birleştiren, özgünlüğü ve bilimsel derinliği yüksek bir bildiri” ifadeleri kullanıldı.
Liseli öğrencilerin kodlama ve veri analiziyle ortaya koyduğu çalışma, müzik, dil ve toplum ilişkisine farklı bir bakış sunmasıyla önem taşıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
turkiyede her 3 eriskinden 1i hipertansiyon hastasi Znd7qT7d
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Mayıs, 2026 00:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Türkiye’de her 3 erişkinden 1’i hipertansiyon hastası

Samsun’da düzenlenen “5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi”nde konuşan Prof. Dr. Erdinç Yavuz, sessiz ilerleyen hipertansiyonun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği riskini artırdığına dikkat çekti. Türkiye’de her 3 erişkinden 1’inin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Yavuz, hastaların büyük bölümünün ise hastalığının farkında olmadığını ifade ederek düzenli tansiyon ölçümünün hayati önem taşıdığını söyledi.

Türkiye’nin 24 farklı şehrinden yaklaşık 300 hekim ve akademisyen, “5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi” kapsamında Samsun’da bir araya geldi. Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen kongrede hipertansiyon, yapay zekânın aile hekimliğindeki yeri, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geleceği ve güncel sağlık sorunları ele alındı. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) organizasyonunda gerçekleştirilen kongrede Samsun Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı ve 5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi Başkanı Prof. Dr. Erdinç Yavuz, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında önemli değerlendirmelerde bulundu. Yavuz, hipertansiyon konusunda toplumdaki farkındalığın yetersiz olduğuna dikkat çekti.

“Düzenli ölçüm yapmak gerekiyor”

Hipertansiyonun bazen belirti vermeden ilerleyebildiğini ifade eden Yavuz, “Vatandaşlarımız tansiyon hastası olduğunun farkında olmayabiliyor. Yapılan araştırmalar, tansiyon hastalarının yalnızca yarısına yakınının hastalığını bildiğini gösteriyor. Farkında olup ilaç kullananların da sadece yarısına yakınının tansiyonu kontrol altında bulunuyor. Oysa tansiyon kontrol altında olmadığında kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği ve kalp hastalıklarına yakalanma riski artıyor. Vatandaşların düzenli olarak tansiyon ölçümü yaptırması gerekiyor. Özellikle kayıtlı oldukları aile sağlığı merkezlerinde düzenli kontrollerini yaptırmaları büyük önem taşıyor. Evinde tansiyon aleti bulunan vatandaşlarımızın da düzenli ölçüm yapmaları, yükseklik tespit etmeleri halinde aile hekimlerine başvurmaları gerekiyor” diye konuştu.

Türkiye’de tuz tüketiminin halen çok yüksek seviyelerde olduğunu dile getiren Yavuz, “Ekmekte bile yüksek oranda tuz bulunuyor. Peynirimiz, zeytinimiz tuzlu. Bu nedenle tansiyonu kontrol altına almak zorlaşıyor. Tuz tüketiminin azaltılması, yürüyüş yapılması, egzersiz ve sağlıklı beslenme büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

“3’te 1’i tansiyon hastası”

Türkiye’de erişkinlerin yaklaşık üçte birinin hipertansiyon hastası olduğunu kaydeden Yavuz, hipertansiyonun artık yalnızca ileri yaş grubunda değil, obezitenin yaygınlaşmasıyla birlikte 30’lu yaşlarda da görülmeye başladığının altını çizdi. Sağlık Bakanlığının önerisinin 18 yaş üzerindeki her bireyin yılda en az bir kez tansiyon ölçtürmesi yönünde olduğunu vurgulayan Yavuz, hipertansiyonun uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekerek, “Hipertansiyon uzun bir maratondur ve ömür boyu sürecek bir tedavi gerektirir. İzlem, en az tanı koymak kadar önemlidir” şeklinde konuştu.

“Kongrenin ana teması yapay zekâ çağında aile hekimliği”

Kongrenin bilimsel içeriğine ilişkin de bilgi veren Prof. Dr. Erdinç Yavuz, Karadeniz Bölgesi’nde aile hekimliği alanında akademik üretkenliği ve saha deneyimini bir araya getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kongrenin; akademisyenler, uzmanlık öğrencileri ve sahada aktif görev yapan aile hekimleri arasında bilimsel bilgi paylaşımını, deneyim aktarımını ve mesleki dayanışmayı güçlendiren önemli bir platform haline geldiğini ifade eden Yavuz, her yıl artan katılımcı sayısının daha nitelikli bilimsel programlar hazırlama konusunda kendilerine motivasyon sağladığını söyledi. Bu yıl kongrenin ana temasını “Yapay Zekâ Çağında Aile Hekimliği” olarak belirlediklerini aktaran Yavuz, dijital dönüşümün sağlık hizmetlerine etkileri ile yapay zekâ uygulamalarının birinci basamak sağlık hizmetlerindeki yerini bilimsel açıdan değerlendirdiklerini belirterek, “Amacımız katılımcılarımıza klinik uygulamalarına doğrudan katkı sağlayacak güncel ve uygulanabilir bilgiler sunmaktır” ifadelerini kullandı.

Kongrede alanında uzman 30 farklı hekim sunum yaptı. Kongre 18 Mayıs günü son bulacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin