Adana merkezli “Kuytulcular” soruşturmasında dosyaya giren ifadelerde, yapılanma içerisinde muhalif üyelerin takip edildiği, sözde mahkemelerde sorgulandığı ve çeşitli yöntemlerle cezalandırıldığı yönündeki iddialar yer aldı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 19 Ağustos’ta Adana merkezli olmak üzere 6 ilde düzenlenen operasyonda, Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da aralarında bulunduğu 56 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 35’i tutuklandı.
Soruşturma dosyasına yansıyan ifadelerde, yapılanmanın kendi içerisindeki üyeler üzerinde baskı kurduğu ve muhalif olarak değerlendirilen kişilere yönelik çeşitli uygulamalar gerçekleştirdiği yönünde iddialar bulunduğu belirtildi.
“Mutlak itaat” sistemi iddiası
Dosyadaki iddialara göre, yapılanmanın çekirdek kadrosunda yer alan 10’dan fazla kişi, 2013 yılında yaklaşık 20 günlük İran ziyaretinde bulundu. Bu ziyaretin ardından örgüt içerisinde “mutlak itaat” anlayışına dayalı bir iç denetim sistemi oluşturulduğu öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında ayrıca üyeler ve yönetime muhalif kişiler hakkında bilgi toplamak amacıyla “Furkan İstihbarat Teşkilatı” (FİT) adı verilen ayrı bir organizasyon oluşturulduğu iddia edildi.
Bu yapının, örgütten ayrılmak isteyen veya yönetime yönelik eleştirilerde bulunan kişileri takip ettiği, kişilerin aile hayatı, özel yaşamı ve kişisel bilgileri hakkında elde edilen verileri yöneticilere aktardığı öne sürüldü.
“Diz çöktürdük” iddiası
Dosyada yer alan bir başka iddiada ise Alparslan Kuytul’un tutuklu bulunduğu dönemde, yapılanmanın faaliyetleri ve Kuytul’un tutuklanma gerekçesiyle ilgili eleştirilerde bulunan N.A. isimli üyenin sorgulandığı belirtildi.
İddiaya göre N.A., Semra Kuytul’un da aralarında bulunduğu bir heyet tarafından sorgulandı ve düşüncesinden vazgeçtiğini söylemesi istendi. Ardından topluluk içerisinde diz çöktürüldüğü öne sürüldü.
Olayın ardından Semra Kuytul’un sosyal medya paylaşımında “Uyuyan hücreleri ortaya çıkararak diz çöktürdük” ifadelerini kullandığı ve bu paylaşımın soruşturma dosyasına delil olarak girdiğinin belirtildiği aktarıldı.
Muhaliflerin hedef alındığı öne sürüldü
Soruşturma dosyasında, Alparslan Kuytul’u eleştiren bazı kişilerin de yapılanma içerisinde hedef haline getirildiği iddia edildi.
Kuytul’a mektup yazarak eleştirilerde bulunan H.K. ile Avrupa yapılanmasından sorumlu olduğu belirtilen G.K.’nin çeşitli toplantı ve sosyal medya yayınlarında hedef gösterildiği, ardından gruptan dışlandıkları öne sürüldü.
Alacak-verecek meselesi nedeniyle Kuytul ile anlaşmazlık yaşadığı belirtilen S.Ç.’nin de bir toplantı sonrasında itibarsızlaştırıldığı iddiası dosyaya yansıdı.
“Falaka ve darp” iddiaları
Dosyaya giren ifadelerde, yapılanma içerisinde kurallara uymadığı değerlendirilen kişilere yönelik farklı yaptırımlar uygulandığı da ileri sürüldü.
Bazı üyelerin konuşmama, nöbet tutma ve para kesme gibi yaptırımlara maruz bırakıldığı, daha ağır bir ceza yöntemi olarak ise falaka uygulandığı iddia edildi.
Muhalif olduğu değerlendirilen bazı kişilerin 7-8 kişilik özel bir grup tarafından cezalandırıldığı da öne sürüldü. İfadelere göre grubun hedef aldığı kişilerin yanına giderek, “Hoca efendi senin kalemini kırdı, senden vazgeçti” şeklinde sözler söylediği ve bazı kişileri darbettiği iddia edildi.
Dosyada ayrıca Alparslan Kuytul’un bazı yöneticileri topluluk içerisinde darbettiğine ilişkin ifadelerin bulunduğu belirtildi.
Adam kaçırma iddiası
Soruşturmanın bir diğer başlığını ise yapılanmanın maddi gücünü artırmak amacıyla adli suçlara başvurduğu yönündeki iddialar oluşturdu.
Dosyada, yapılanmanın mafya yöntemlerini kullandığı ve adam kaçırma eylemlerine karıştığı yönündeki iddialara da yer verildi.
Soruşturma kapsamında dosyaya yansıyan söz konusu iddiaların adli süreç içerisinde değerlendirileceği ve hukuki sorumluluğun kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla belirleneceği belirtildi.
