“Objektifin Gözünden Gençlerin Dünyası” projesi kapsamında Çanakkale’ye gönderilen 20 kursiyer öğrenci Safranbolu’ya döndü.
Safranbolu Belediyesi’ne bağlı SAKEM tarafından düzenlenen ve geçtiğimiz aylarda başlayan fotoğrafçılık kursu “Objektifin Gözünden Gençlerin Dünyası“ projesi kapsamında Çanakkale’ye gönderilen ortaokul ve lise öğrencilerinden oluşan 20 kursiyer Safranbolu’ya döndü.
Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy, gençlerin, kendilerini her alanda geliştirebilmeleri amacıyla imkân sağlamaya devam ettiklerini ifade ederek, “Projemizin kültür ayağı kapsamında fotoğrafçılık kursuna katılan 20 gencimizi 2 gün süren Çanakkale gezisine gönderdik ve dün gece itibari ile kazasız belasız bir şekilde ailelerine teslim ettik. Safranbolu Kültür Ve Eğitim Merkezi Derneği (SAKEM) tarafından projelendirilen Gençlik Ve Spor Bakanlığı Gençlik Projeleri Destek Programının desteği ile Safranbolu’da ortaokul ve liselerde okuyan, ekonomik ve sosyal farklılık nedeni ile dezavantajlı konumda olan 14 – 19 yaşları arasındaki erkek ve kız çocuklarımıza 4 ay sürecek olan fotoğraf kursu, ‘Objektifin Gözünden Gençlerin Dünyası’ projesinde sona yaklaşıyor” dedi.
Gençlik ve Spor Bakanlığının, Gençlik Projeleri Destek Programı kapsamında desteklediği projede verilecek olan eğitimin yanı sıra kültürel gezilerin, piknik, sergi ve ödüllerinde verildiğini dile getiren Başkan Aksoy, ”20 gencimize fotoğrafçılık kursu veriyoruz. Yine bu proje ile çocuklarımızın sosyalleşmeleri de amaçlanıyor. İnşallah bu tür projelerin çoğaltarak Safranbolu Belediyesi olarak genç ve çocuklarımızın topluma daha faydalı bireyler olarak kazandırılmasında da katkı sağlamaya devam edeceğiz. Proje kapsamında eğitime katılan çocuklarımıza profesyonel fotoğraf makinesi verdik ve 2 günlük Çanakkale gezisi ile foto safariler düzenledik. Bu foto safari ile çocuklarımıza yalnızca fotoğraf çekme değil şanlı geçmişimiz ile ilgilide bilgiler edinmelerini sağladık. İnşallah çocuklarımıza faydalı bir kurs olduğu düşüncesindeyim. Yarınımız olan gençleriniz ve çocuklarımız için çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz” şeklinde konuştu.


Kursiyerler Çanakkale’den Döndü
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


