Kültür Bakanlığı'nın personel alımı başladı - Karabük Haber Postası
Yusuf Korkmaz Avatarı
Yusuf Korkmaz tarafından
06 Ekim, 2023 14:05 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 27.12.2023 16:29
0
0

Kültür Bakanlığı’nın personel alımı başladı

Kültür ve Turizm Bakanlığı, sözleşmeli personel alımı duyurusunu yayımlayarak başvuru tarihlerini belirledi. İlgili duyuruya göre, başvurular 2 Ekim-16 Ekim tarihleri arasında kabul edilecek.
Başvuru prosedürleri şöyle açıklandı.

BAŞVURU YÖNTEMİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada: Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren 15 (onbeş) gün boyunca (son başvuru saati 23:59’a kadar) elektronik ortamda kabul edilecektir. Başvurular, e-Devlet üzerinden veya Kültür ve Turizm Bakanlığı Kariyer Kapısı/Kamu İşe Alım veya Kariyer Kapısı (https://isealimkariyerkapisi.cbiko.gov.tr/) üzerinden online olarak gerçekleştirilecektir.

BAŞVURU ŞARTLARI

Başvuru için adayların aşağıdaki şartları karşılaması gerekmektedir:

Başvuru tarihine kadar 18 yaşını tamamlamış olmak,

Kamu haklarından yoksun bulunmamak,

Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasıtlı olarak işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha uzun bir süreyle hapis cezasına çarptırılmamış olmak veya affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak,

Erkek adaylar için askerlikle ilgisi bulunmamak, askerlik çağına gelmemiş olmak veya askerlik çağına gelmişse muvazzaf askerlik hizmetini yapmış, ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,

Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek bir akıl hastalığına sahip olmamak,

5649 sayılı Kanun’a göre yapılacak arşiv araştırması sonucunda olumlu bir rapor almak.

Başvuru yapmak isteyen adayların yukarıdaki şartları karşıladığından emin olmaları ve başvuru süresini takip etmeleri önemlidir. (Yusuf Korkmaz)

Bizi sosyal medyadan takip edin
okullardaki siddet derin bir toplumsal sorunun yansimasi 1TVMEDAR
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Nisan, 2026 00:22 tarihinde yayınlandı
0
0

“Okullardaki şiddet derin bir toplumsal sorunun yansıması”

Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, son dönemde okullarda art arda yaşanan silahlı saldırıların yalnızca bireysel şiddet olayları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu tür olayların daha derin bir toplumsal krize işaret ettiğini söyledi.

Bu tür olayların bireysel patolojilerin ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Çelik, “Okullarda yaşanan bu olaylar, toplumsal yapıda biriken sorunların dışavurumu olarak değerlendirilmelidir” dedi.

“Görünmezlik ile görünür olma arzusu çatışıyor”

Saldırıların arka planında çoğu zaman yoğun bir değersizlik hissi ve dışlanmışlık algısının bulunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çelik, “Fail profillerinde sıkça, ‘görünmez olma hissi ile görünür olma arzusu’ arasında bir çatışma görülmektedir. Özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde kimlik gelişiminin kırılgan yapısı, bu tür uç davranışlara zemin hazırlayabilir” diye konuştu.

“Sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele”

Bu olayların yalnızca bireysel psikopatolojiyle açıklanamayacağını dile getiren Uzm. Dr. Çelik, sosyolojik faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Çelik, “Günümüzde artan yalnızlık, yoğun rekabet baskısı ve sosyal medya üzerinden sürekli karşılaştırılma hali gençler üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Okullar ise giderek sadece akademik başarıya odaklanan yapılar haline gelirken, duygusal ve sosyal gelişim çoğu zaman geri planda kalıyor” dedi.

“Şiddetin normalleşmesi risk oluşturuyor”

Medya ve dijital platformlarda şiddetin estetize edilmesinin önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Çelik, “Kimlik arayışı içindeki gençler bu tür eylemleri bazen ‘iz bırakma’ ya da ‘mesaj verme’ aracı olarak algılayabiliyor” şeklinde konuştu.

“Aidiyet duygusu zayıflıyor”

Okulların güvenli ve kapsayıcı alanlar olması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Çelik, “Akran zorbalığı, sosyal dışlanma ve zayıf öğretmen-öğrenci ilişkileri, gençlerin aidiyet duygusunu zedeliyor. Aidiyetin kaybolduğu ortamlarda ise öfke, yabancılaşma ve düşmanlık duyguları gelişebiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Çözüm için çok yönlü yaklaşım şart”

Sorunun çözümü için bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çelik, şu önerilerde bulundu:

“Okullarda psikososyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli, psikolojik danışman sayısı ve etkinliği artırılmalıdır. Risk altındaki bireyleri erken tespit edecek sistemler kurulmalı, aileler çocukların duygusal ihtiyaçlarına daha fazla odaklanmalıdır. Medya ise şiddeti sansasyonel biçimde sunmak yerine bilinçlendirici bir dil benimsemelidir.”

“Toplumun aynasına bakmalıyız”

Bu tür olayların yalnızca bireysel suçlar olarak görülmemesi gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Çelik, “Okullarda yaşanan silahlı saldırılar, aslında çok daha önce sessizce biriken kırılmaların yansımasıdır. Bu olaylar, toplum olarak görmemiz gereken gerçekleri ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin