Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Kasım, 2023 20:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

‘Kulak sıvısı tedavi edilmezse işitme kaybı olabilir’

Orta kulak iltihaplarının çocukluk yaş grubunda sık karşılaşılan işitme azlığı sebeplerinden biri olduğuna dikkat çeken Opr. Dr. Ali Rıza Gökduman, “Grip, nezle, sinüzit gibi üst solunum yolu hastalıkları ile beraber gelişebilen orta kulak enfeksiyonları, tedavi edilmediği takdirde kronik orta kulak sıvısı durumu oluşturabilir” ifadelerine yer verdi.
VM Medical Park Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Kliniği’nden Opr. Dr. Ali Rıza Gökduman, kronik orta kulak enfeksiyonları hakkında açıklamalarda bulundu. Çocukluk yaş grubunda sık karşılaşılan işitme azlığı sebeplerinden birisinin orta kulak iltihapları olduğuna değinen Opr. Dr. Gökduman, “Grip, nezle, sinüzit gibi üst solunum yolu hastalıklarıyla beraber gelişebilen orta kulak enfeksiyonları, tedavi edilmediği takdirde kronik orta kulak sıvısı durumu oluşturabilir” ifadelerine yer verdi.

“İlaç tedavisi netice vermezse ameliyatla tüp takılabilir”
Başlangıçta medikal tedavilerle bu durumun tedavi edilmeye çalışılarak hastanın takip edildiğini söyleyen Opr. Dr. Gökduman, “Ancak uzun süre tedaviye yanıt alınamazsa, orta kulaktaki sıvı operasyonla alınarak hastalığın tekrar etmemesi için kulak zarlarına ventilasyon tüpü dediğimiz havalandırma tüpleri konulur. Bu sayede orta kulakta normalde olması gereken hava sağlanmış olur. Operasyon öncesi her iki kulakta sıvı varsa hasta 2 aya kadar takip edilebilir” dedi.

“Tedavi edilmezse kalıcı işitme kaybı oluşabilir”
Tek taraflı sıvılarda ise bu sürenin biraz daha uzatılabildiğini fakat eşlik eden işitme azlığı veya kulak zarında incelme veya çökme gibi durum oluşması halinde 2 aydan daha kısa sürede de operasyon yapılabildiğine değinen Opr. Dr. Gökduman, “Eğer enfeksiyon tedavi edilmezse orta kulaktaki bu sıvı, iç kulağı da etkileyerek kalıcı işitme kaybı oluşturabilir veya kulak zarında incelme veya çökme yapması sonucu kulak zarı yırtılabilir. Yine erişkin çağda saptadığımız kulak zarı yırtığı ve kronik orta kulak iltihabı olan hastaların çoğunluğu küçükken uzun süre tedavi edilmemiş orta kulak iltihabı olan hastalarımızdır” diye konuştu.

“Çoğunlukla geniz eti varsa oluşuyor”
Çocuklarda kronik orta kulak sıvısı olduğunda dikkat edilmesi gereken bir diğer durumun eşlik eden geniz eti varlığı olduğunu ifade eden Opr. Dr. Gökduman, “Çocuklarda sık tekrarlayan orta kulak enfeksiyonu veya kronik orta kulak enfeksiyonu, çoğunlukla orta kulakların havalanmasını sağlayan östaki tüpünün tıkanmasına sebep olan geniz eti varlığında oluşur. Bazen kronik orta kulak sıvısı olan hastalarda kulak zarına tüp uygularken geniz eti küçük bile olsa yine de alınır çünkü üzerindeki bakteriyel floranın orta kulak enfeksiyonuna yol açtığı düşünülmektedir” şeklinde konuştu.

“Cerrahi tedavi sonrası kısa sürede günlük hayata dönülebilir”
Çocukluk çağında uzun süren orta kulak enfeksiyonlarının ihmal edilmemesi gereken bir durum olduğunu söyleyen Opr. Dr. Gökduman, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Başlangıçta ilaç tedavisi ile düzeltilebilecek bir durum olan bu hastalık belirli bir sürede tedaviye yanıt alınamaması durumunda operasyon gerektirmektedir. Hastalar cerrahi tedavi sonrası kısa sürede sağlığına kavuşup günlük hayatına dönebilmektedirler.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
21 Şubat, 2026 13:53 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

KBÜ’de “Nübüvvetin İspatı” Söyleşisi Düzenlendi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda “Nübüvvetin İspatı” konulu söyleşi programı gerçekleştirildi. Programa konuşmacı olarak Ali Yeşilyurt katıldı.

Çok sayıda öğrencinin yanı sıra akademik ve idari personelin de ilgi gösterdiği programda, İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına bakışı ile peygamberliğin delilleri farklı başlıklar altında ele alındı.

Açılış konuşmasında bu tür programların dini meseleleri anlama ve sorgulama açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Yeşilyurt, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) hayatının tarihi ve ahlaki yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Peygamberliğin yalnızca bir inanç meselesi olmadığını vurgulayan Yeşilyurt, bunun aynı zamanda insanlığa sunulan hakikatlerin güvenilirliği anlamına geldiğini söyledi.

Mağara hadisesine de değinen Yeşilyurt, zorlu şartlar altında gösterilen teslimiyet ve kararlılığa dikkat çekerek, “Lâ tahzen, innallâhe me‘anâ.” sözünü hatırlattı. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı boyunca doğruluk ve güvenilirlik vasfıyla tanındığını belirten Yeşilyurt, toplum tarafından “El-Emin” olarak nitelendirildiğini dile getirdi. Hz. Aişe’nin “O’nun ahlakı Kur’an’dı.” sözünü paylaşan Yeşilyurt, peygamberlik anlayışının ahlaki temellerine vurgu yaptı.

Konuşmasında iman kavramına da değinen Yeşilyurt, “Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır.” ifadelerini kullandı.

Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin