Reklam
Reklam
Untitled 1
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
15 Ağustos, 2025 11:17 tarihinde yayınlandı
0

Küçük Bir İhmal Büyük Yangınlara Yol Açabilir

Son günlerde sosyal medyada sıkça dile getirilen “Sigara izmariti yangına neden olmaz”, “Cam şişe ormanı tutuşturur mu?” gibi yorumlara uzmanlardan yanıt geldi.

Yangın Üçgeni olarak bilinen temel bilgiye göre yangının çıkması için  ısı, oksijen ve yanıcı maddenin bir araya gelmesi yeterli. Bu üç unsur birleştiğinde yanma başlıyor. Özellikle yaz aylarında 30–30–30 kuralı  kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Hava sıcaklığı 30 derecenin üzerine çıktığında, nem %30’un altına düştüğünde ve rüzgar saatte 30 kilometreyi bulduğunda yangın için uygun koşullar oluşuyor.

SİGARA İZMARİTİ VE CAM ŞİŞELER TEHLİKE SAÇIYOR

Uzmanlara göre kuru otlar 300–400°C’de tutuşuyor. Bir sigara izmaritinin ucu ise 500–600°C sıcaklığa ulaşabiliyor. Rüzgarın da etkisiyle bu sıcaklık artarak yangın çıkarmaya fazlasıyla yetiyor.

Bunun yanı sıra doğaya bırakılan cam ve plastik şişeler, güneş ışığını mercek gibi odaklayarak 200–300°C ve üstü ısı üretebiliyor. Bu da kuru otların tutuşma sıcaklığına oldukça yakın olduğundan yangına sebep olabiliyor.

 HER YIL BİNLERCE YANGIN

Türkiye’de her yıl  3.000–4.000 arası orman yangını çıkarken, bu yıl ekstrem hava koşulları nedeniyle sayı  5.000’in üzerine  çıktı. Yangınların büyük bölümü ihmal, dikkatsizlik, tedbirsizlik ya da kasıt sonucu meydana geliyor.

Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada yangın sayısı ve yanan alan miktarı her yıl artıyor. Uzmanlara göre bu artışın en önemli nedenleri  iklim değişikliği, aşırı sıcaklıklar ve insan kaynaklı ihmal.

ORMANLARIMIZI BİRLİKTE KORUYALIM

Yetkililer, vatandaşları dikkatli olmaya çağırarak şu uyarıyı yaptı: “Doğaya çöp, cam şişe veya sigara izmariti atmak, farkında olmadan büyük bir afete yol açabilir. Bu yangınları önlemek millet olarak elimizde. Ormanlarımıza sahip çıkalım.”

Kucuk Bir Ihmal Buyuk Yanginlara Yol Acabilir
Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin