ZONGULDAK ‘ın Alaplı ilçesinde açılan taş ocağına tepki gösteren vatandaşlar yürüyüş düzenleyip eylem yaptı.
Alaplı ilçesi Kasımlı köyü Ölüce Mahallesi yakınlarında özel bir firma tarafından açılan taş ocağının kapanmasını isteyen yaklaşık 250 kişi, “Karıncaların yuvaları bozulmasın”, “Su kaynakları yok oluyor”, “Taş ocağı istemiyoruz” yazılı pankartlarla yaklaşık beş kilometre yürüyerek, iş makinesini çalıştığı alana gitti. Köylüler, mevcut taş ocakları nedeniyle bölgede doğa tahribatı yaşandığını ve taş ocağını nedeniyle hem doğanın hem de köylülerin fındık bahçelerinin olumsuz etkilendiğini belirterek, taş ocakları mevkisine eylemlerini sürdürdüler. Çok sayıda vatandaş eyleme destek verirken, duruma tepki gösteren vatandaşlar, “Çocuklarımızı okula götürürken, kamyonlardan kaçmak istemiyoruz artık. Çocuklarımızı rahat bir şekilde dışarı yollayamıyoruz” dediler.
Eylemde gazetecilere açıklamada bulunan köy sakini Mustafa Demirhan, “2006-2008 yılından bu yana buradaki orman katliamını durdurabilmek için dar imkanlarımızla çok mücadele ettik. Şunu anladım ki milletimizle devletimizi karşı karşıya getirmeye çalışan bürokratları bugüne kadar yenemedik. Biz köylüler olarak gerektiğinde biz burada nöbet bekleyerek ormanlarımız katlettirmeyeceğiz. Bölgemizin heyelan bölgesi olmasını istemiyoruz.Gerek Başbakanımızdan gerekse bakanımızdan bu tür konularda çalışma yaparak taş ocaklarına ihtisas edilmelerini istiyoruz. Devletimizi ilgilendiren burada büyük altın madenleri cevherler yok. Bildiğimiz her yerde buluna bilinen taş var bu taşlar içinde ormanların katledilmesini istiyoruz. Adil bir şekilde bu olayın tecelli etmesini istemekteyiz” diye konuştu
Köyde yaşayan kadınlar ise “Biz taş ocağını şundan dolayı istemiyoruz. Taş ocağını faaliyette olduğu yerin altında evlerimiz var bahçelerimiz var. Komşularımızın taş ocağı yüzünden evi yıkıldı. Su yataklarımız kayboldu. Burada güzelim ormanlarımız var. Ormanlarımızın katledilmesini istemiyoruz. Orman olmayınca biz nasıl yaşayacağız. Bizi devlet o zaman alsın başka bir yere götürsün. Biz yeşilimizi doğamızı istiyoruz” dediler.
Jandarmanın geniş güvenlik önlemi aldığı eylemin ardından köylüler, olaysız şekilde dağıldı.


Köylülerden Taş Ocağı Eylemi
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

