Köse: "Seçmenler Ne Yapacağını Çok İyi Bilir" - Karabük Haber Postası
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
01 Aralık, 2023 15:42 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 28.12.2023 11:52
0
0

Köse: “Seçmenler Ne Yapacağını Çok İyi Bilir”

Birlik Medya Seçim Özel programına konuk olan Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, İYİ Parti ve CHP arasındaki ittifak görüşmelerine değinerek, “İYİ Parti ve CHP Genel Başkanlarının işbirliği içerisinde olmasını doğru buluyorum. Partiler bir araya gelmese de halk bunu kendi içerisinde işbirliğini kendiliğinden yapacaktır” dedi.

Birlik Medya Seçim Özel programında Esra Oğuzkağan Özkan’ın konuğu Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse oldu. CHP ve İYİ Parti arasındaki yapılan seçim ittifakı görüşmelere değinen Başkan Köse, oldukça çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yapılan ittifak görüşmesini doğru bulduğunu belirten Başkan Köse, partilerin bir araya gelmese de halkın kendi içersinde işbirliğine giderek gerekeni yapacağını söyledi.

VİDEO İZLEMEK İÇİN >>>TIKLAYINIZ<<<

“DEMOKRATİK BİR PARTİYİZ”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin adaylarını demokratik, şeffaf ve seçim ile belirlediğine vurgu yapan Başkan Köse;  “Aday adaylığımı 28 Kasım tarihinde açıkladım. Kimileri mevcut başkansın neden böyle bir ihtiyaç duydunuz dedi, ama sonuçta bizim partimizden farklı aday adayları da olabilir. Bakın ben adaylığımı değil aday adaylığımı açıkladım.  Demokratik bir partideyiz. Genel merkezimizin de söylediği gibi hem meclis üyeliklerinde hem başkan adaylıklarında sandığı koyacağız. En azından üyelerimiz arasında mutlaka bir oylama yapılacaktır. 2019 yılında üyelerimizin oy kullanmasıyla ön seçimle tercih edilerek gelmiştim. Aynı uygulamayla aday olup olmayacağımız kesinleşir. Şu anda mevcut belediye başkanı olarak çalışmalarımızı rutin bir şekilde sürdürüyoruz. Seçim kurulu takvimi açıklanınca seçime yönelik çalışmalarımızı masaya yatıracağız. Görev süremiz devam ediyor. Hala yapmaya çalıştığımız bitirmek istediğimiz işler var. Onları sürdürüyoruz. Aynı zamanda 2024 yılı yerel seçimleri ve sonrasında kazanacağımız belediye için Safranbolu’ya neler yapacaklarımız konusunda arkadaşlarımızla birlikte çalışmalar yapıyoruz. Bunu yapabilmeniz için Safranbolu’yu çok iyi tanıyor olmanız, Safranbolu’nun ihtiyaçlarını da iyi biliyor olmanız gerekiyor. Safranbolu özelinde ihtiyaçlar var. Küresel anlamda sıkıntıları değişimleri takip etmeniz ve kentimizi de bu değişimlere hazırlıyor olmanız önem taşıyor. Safranbolu’da görevimiz, sadece görev süremiz boyunca değil. Uzun süreli hizmet anlayışını taşımaktadır. Nasıl Atalarımız Safranbolu’yu emanet bırakmışlar ise bizlerde gelecek nesillere ilerde bir problemle karşılaşmamaları için hazırlık yapıyoruz. Safranbolu’ya ve halkımıza zarar verebilecek hiçbir projemiz yok. Projelerimiz hep kentimizi ileriye nasıl taşıyabiliriz, halkımız nasıl daha konforlu, huzurlu ve mutlu olur diyerek oluşturulmuştur” dedi.

SAFRANBOLU’DA ÇALIŞTAY

Safranbolu’da bir çalıştay  hazrlıklarının olduğunu ifade eden Köse; “Bir çalıştay hazırlığımız var. Toplantıları yapıldı. Safranbolu’yu ilgilendiren 6 başlık altında toplantıların neticesinde çalıştay yapılacak. Safranbolu’nun afet krizinden teknolojiye ayak uydurması anlamında hazırlıkları kapsayacak. Sadece belediye ya da benim düşüncelerimle değil, bu konularda alanlarında uzman kişiler, sivil toplum örgütleri ya da bu konularda çalışan herkesin fikirleri alınacak. Demokrasiye göre işleyecek bir yol haritası belirlenecek” dedi.

“USTALIK DÖNEMİNE GEÇTİM”

Başkan Köse; “Ahilik kültüründe mutlaka bir acemilik, çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemi olur. Burada nasıl bir zanaatı öğrenirken bu aşamaları geçersiniz, biraz buna benzetebiliriz. Usta olduğunuzda artık o konuda uzman olursunuz. Geçen 5 yıllık süreç bizim çıraklık ve kalfalık sürecimiz olduğunu hissediyorum. Elbette 5 yıl önceki Elif Köse ve ekibinin bakışı ve tecrübesiyle şu anki duruşumuzun aynı olduğunu kimse söyleyemez. Biz olumlu yönde kendimizi geliştirdik. Ustalık döneminde daha hızlı bir süreç var. Personelimizi tanıyoruz. Her yere daha hakimiz. Alt yapımız hazır. İnanın bizim 5 yıllık sürecimizde bir meteor düşmedi. Her türlü felaketi hem küresel anlamda hem ülkemizde yaşadık. Halkımızın buna göre bir değerlendirme yapacağına inanıyorum” diye konuştu.

OTOPARK İHALESİ YAPILAMADI

Safranbolu’nun otopark sorununa değinen Başkan Köse; “Yapmak istediğimiz birçok proje, mevcut ekonomik koşullar sebebiyle gerçekleşmedi. Ülkemizin genel olarak içinde bulunduğu dengesiz ekonomik koşulları birçok işin geri kalmasına sebep oldu. Maliyetlerde korkunç artışlar, fiyatlardaki farklılıklar çıktığımız tüm ihalelerde sonuçsuz kalmamıza sebep oldu. Nerdeyse akaryakıt alamayacağız. İnsanlar o kadar tedirgin ki, bari elimdekini tutayım, zarar etmeyeyim diye düşünüyor. İnşaat işinden çekiniyor. Otopark ihalesine çıktık. Dosyayı 4 firma indirmiş ancak fiyatlar konusunda tedirginlik yaşadıkları için ihaleye giren bir firma olmadı. Biz üçüncü kez ihalesine çıktık, artık maalesef belediye kendi imkanlarıyla bir otopark yapacak duruma geldi” dedi.

BARIŞ VE ASLANLAR SOSYAL TESİSLERİ

Barış ve Aslanlar Sosyal Tesisleri ile ilgili de konuşan Köse;  “Kentimizde yaşayan dar gelirli aileler sabahtan akşama kadar burada vakit geçirebiliyor. Bizim buradan bir kar elde etmemiz söz konusu değil. Her kentin belediye sosyal tesisleri mutlaka olur. Bizlerde menülerinde çok fazla çeşitlilik yapmadan uygun fiyatlı ve temiz bir ortamda dar gelirli vatandaşlarımıza tesis imkânı sağladık. Biz esnafımıza zarar vermeyi düşünsek böyle bir zihniyette olsak inanın alasını yapardık. Bizim niyetimiz halkın rahatlıkla gelip, bütçesini sarsmadan oturup yiyip içebilecekleri mekânlar oluşturmak. Biz sadece halka hizmet ediyoruz” dedi.

“YENİ YIL PANAYIRI”

Turizmi canlandırmak için yeni yıl panayırı kuracaklarının anlatan Köse; “Safranbolu tarihi çarşıda yeni yıl temalı hediyelik eşyaların, yiyeceklerin, içeceklerin olduğu kış sezonunda turizmi canlandırmak hem esnafımıza ekonomik anlamda destek olmak hem de kente bir enerji gelmesi amacıyla yeni heyecanlar yeni umutlar ve hep birlikte keyifli bir zaman geçirelim istedik. Bir komisyon kurduk. Etkinlik için duyuru yaptık. İlk başvuran 20 esnafımızı etkinliğe hemen dâhil ettik. Büyük çadırlar kurulacak ve içerisinde bahsettiğim gibi hediyelik eşyalar ve çeşitli gıda ürünleri yer alacak. Çocukların ve ailelerin bir arada olduğu, müzikli keyifli bir ortam yaratılacak. Safranbolu Turizm İşletmeciler Derneği ile işbirliği yaptık. Etkinliğin olduğu 4 günde dışarıdan da gelenler olacak. Amacımız kent turizmi hareketlensin” diye konuştu.

“KENTE TASARRUF SAĞLADIK”

Safranbolu’da yaklaşık 7 aydır stratejik planlama ekibi ile çalıştıkları bilgisini veren Köse;  “Safranbolu’nun bugününü değil, geleceğini düşünüyoruz. Bu vizyonla da proje üretiyoruz. İklim kriziyle mücadele eden doğa ve çevre dostu, kentte yaşayan herkesin ihtiyaçlarını karşılayan, tasarruf sağlayan çalışmalar yaptık. Kendi üreten bir kent, sıfır atık projeleriyle birbirini destekleyen projeler üretiyoruz. Bize öyle bir kent yaratalım ki, bugün ben bir tohum atıyorum, büyümesini sağlıyorum. Bunun faydalarından ben değil, gelecekte nesiller görsün. Tek derdimiz vizyoner ve planlı bir kent oluşturabilmek, tüm ihtiyaçlarımızı yıkıp yıkıp geriye dönerek yapmasınlar. İyi ki başlanmış denecek işler olsun. Biz seçime dayalı işler peşinde değiliz. Bugün alınan bu kararların doğru olduğunun farkında olunamayabilir. Ama ilerde bunu anlayacaklardır” dedi.

“SOSYAL BELEDİYECİLİK”

Belediyenin  bulunduğu kentteki halk için bir hizmet kurumu olduğunu belirten Köse; ” Toplu taşıma, alt yapı, su, temizlik, çöp toplama, asfalt işlerini yapıyoruz diye hiçbir belediye övünemez. Bunlar asli görevleridir. Bunların yanı sıra halkın kültür sanat ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalar yapan bölgedeki tek belediyeyiz. Bu bir bakış açısıdır. Bundan dolayı eleştiri almıyoruz. Daha çok takdir ve teşekkür alıyoruz. Bunun bir kuralı yok, bir belediye başkanı şunu yapar, bunu yapamaz diye bir şey yok. Ben halktan bir insanım. Şarkıda söylerim, dans da ederim, folklörde oynarım. Bu benim bakış açım, benim vizyonum.”

“DEĞİŞİM VE YENİ BİR ENERJİ”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultay sonucunun  kendisinin istediği şekilde sonuçlandığını ifade eden Köse;  “Benim de istediğim, olması gereken bir sonuç oldu. Genel seçimlerde bir başarısızlık olduğu istatistikî olarak ortaya çıkmıştı. Bizi desteklemek isteyip destekleyemeyen insanlara da kapı açıldı. Biz bu değişimi yaşadık ve parti adına çok olumlu buluyorum. Etkilerini olumlu olarak alıyorum. Genel Başkan’ın Özgür Özel olmasını olumlu karşılıyorum, kendisini muhalefeti iyi bir biçimde yapabilecek ve enerjisinin de oldukça yüksek olduğunu görüyorum.  Halkında, partililerinde yorumu bu şekilde oldu. Değişim sadece kişi değil, bakış ve izlenmesi yol anlamında işleyiş anlamında da oldu. Büyük şehirlerin yerel seçimlerde Cumhur İttifakının belediyeleri almamaları için İYİ Parti ve CHP genel başkanlarının işbirliği içerisinde olmasını doğru buluyorum. Partiler bir araya gelmese de halk bunu kendi içerisinde işbirliğini kendiliğinden yapacaktır. Kentimizdeki seçmenler ne yapacağını çok iyi bilir. Demokrasinin olduğu ülkelerde, demokratik olmayan yaklaşımlar illaki tepki görür. Beni başka partinin iç işleyişi, adayı hiç ilgilendirmez. Hiçbir parti, o bölgede yaşayan halkın ve seçmenin ne istediğini ne düşündüğünü göz ardı etmemelidir” dedi.

ÜRETEN BİR BELEDİYEYİZ

Her işi kendi içinde çözen bir belediye olduklarını belirten Köse;  “Tüketen değil üreten, israf eden değil tasarruf eden bir belediyeyiz. Enerji kaynaklarında tasarruf etme çağındayız. Örnek çalışmalar yapıyoruz. Aynı Maniyeyi kendimiz yetiştiriyoruz. Çiçekleri artık Yalova’dan almıyor, kendi topraklarımızda üretiyoruz. şekilde çalışmalarımız olacaktır, bugüne kadar yaptıklarımız bizim gururumuz olduğunu, bundan sonra yapacaklarımızda heyecanımız olacağını söyleyebilirim. Çalışmaya devam edeceğiz ve gerisini halkın takdirine bırakacağız. Bize oy versinler diye değil, bu kent neyi hak ediyorsa onu yapmak için yola çıktık” diye konuştu.

(Ramazan Öztürk)

Bizi sosyal medyadan takip edin
tanju ozcanin santaj davasina damga vuran iddia narven termal kasabaya soforu goturdu tanju ozcanla lzuNyA8s
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Nisan, 2026 04:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Tanju Özcan’ın şantaj davasına damga vuran iddia: “Narven Termal Kasaba’ya şoförü götürdü, Tanju Özcan’la birlikte olurken izledi”

Bolu’da ’icbar suretiyle irtikap’ suçundan tutuklu bulunan ve İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın hem ’müşteki’ hem de ’sanık’ sıfatıyla yer aldığı şantaj davasının ilk duruşması görüldü. Duruşmada mağdur Öznur Ç., “Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi” dedi.

Geçtiğimiz şubat ayında, Tanju Özcan’ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada, 13 sayfalık iddianame Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat’ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan “icbar suretiyle irtikap” kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney’in eline geçtiği; Akgüney’in bu mesajlar karşılığında Özcan’dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP’li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada, Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da “şantaj” suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor.

Tanju Özcan’ın avukatı hakimin üzerine yürüdü

Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, başka bir suçtan dolayı tutuklu bulunan Tanju Özcan sağlık sorunları sebebiyle katılmazken, dosyada adı geçen Özgür Yıldız da mazeret bildirerek duruşmada yer almadı. Duruşmanın başında Özcan’ın avukatı Uğur Poyraz, mahkeme hakimine yönelik “Tanju Özcan’a hasım olmuş bir kişisiniz” diyerek reddi hakim talebinde bulundu. Hakimin üzerine yürüyen avukat Poyraz, CMK 203/2 maddesi gereğince salondan çıkarılmasına karar verilince direndi. Kolluk kuvvetleri ve mübaşirle yaşanan arbedenin ardından duruşmaya ara verildi.

“Bu konuyu kapatmamız lazım, Tanju Özcan siyasi olarak güçlü”

Tanju Özcan’ın Özel Kalemi Özgür Yıldız’ın kendisine ‘Konuyu kapatmamız lazım Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dediğini söyleyen tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney, “Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Öznur benim kız arkadaşımdı. Ara sıra aramızda sorunlar oluyordu ama görüşmeye devam ediyorduk. Zorla görüşmedik, aramız kötü değildi. Öznur Ç. evimdeyken telefonunun çalması ya da mesaj gelmesi sonrasında durumu fark ettim. Bana Tanju Özcan’la görüştüğünü söyledi. Belediyeye kendisiyle alakalı bir ses kaydı atılmış. Bunu da Tanju Özcan’ın öğrendiğini ve kendisini çağırdığını anlattı. Tanju Özcan, Öznur’a, ’Bu ses kaydını Eren duyarsa sıkıntı olur’ demiş ve Öznur da bundan dolayı görüşmek zorunda kaldığını söyledi. Ben de bu durumdan etkilendim. Benim üzerimden mağdur ediliyor. Ses kaydının içeriğinde Öznur Ç.’nin çocuk aldırdığı söylenmiş. Ben Tanju Özcan’ı milletvekilliği döneminden beri tanırım. Tanju Özcan’ı aradım ve ’Biz insanları belediyeye birileri kız arkadaşımızla, kardeşimizle, kızımızla birlikte olsun diye mi işe aldırdık?’ dedim. Tanju Özcan da bana, ’Sen benimle böyle konuşamazsın, haddini bil, bu konuşmanın hesabını sana sorarım’ dedi. Öznur’un bana karşı olan suçlamalarını kabul etmiyorum. Bu beyanları baskı altında verdiğini düşünüyorum. Tanju Özcan benimle konuştuktan sonra Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’i aramış. Benim söylemlerimle alakalı konuşup bu konuyu kapatmalarını istemiş. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’e durumu izah ettim, araya girmemelerini istedim. Onlar da bir şey demediler. Konu bel altı olduğu için dahil olmak istemediler. Tanju Özcan’ı daha sonra tekrar aradım. Ona, ’Sen beni tanıyorsun, yüzüme bakıyorsun ama böyle bir şeyi de yapabiliyorsun’ dedim. Tanju Özcan bana sinirlenerek telefonu başkasına verdi. Telefonu Özel Kalem Müdürü Özgür Yıldız aldı. Özgür bana ’Yarın görüşelim’ dedi. Ertesi gün beni aradı ve belediyenin tesisine davet etti. Gittiğimde konuyu kendisine de anlattım. Özgür bana, ’Bu konu bizi sıkıntıya sokar, bu konuyu kapatmamız lazım. Kapanmazsa sen de sıkıntı yaşarsın abi. Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dedi. Ben de ’Yanlışı ben yapmadım, neden sıkıntıyı ben yaşayayım?’ diye karşılık verdim. Kimseden herhangi bir şey istemedim. O da bana bir şey teklif etmedi. Başka kimseyi de aramadım. Öznur’la görüşüyordum ama bu tehdit meselesiyle alakalı olarak kimseyle görüşmedim” dedi.

“Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum”

Mehmet Eren Akgüney’in savunmasından sonra verilen aranın ardından ilk olarak davada tutuksuz olarak yargılanan CHP’li Bolu Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin savunma yaptı. Tanju Özcan ile abi-kardeş ilişkilerinin olduğunu ve soruşturma esnasında sanık olduğunu öğrendiğinde şoke olduğunu dile getiren Hüseyin Ekrem Serin, “71 yaşındayım, 3 dönemdir belediye meclis üyeliği yapıyorum. CHP’nin grup başkanvekiliyim. 20 yıldır Tanju Özcan’la siyaset yapıyorum. Gece saat 23.00 sıralarında Tanju Bey beni aradı. Mehmet Eren’in kendisini telefonla aradığını söyledi. Ne demek istediğini anlamadım. Bu nedenle Mehmet Eren ile benim görüşmemi istedi. Mehmet Eren’in rahmetli babası benim çocukluk arkadaşımdı. Eren’i de yıllardır tanırım. Tanju Bey’le görüştükten sonra ben Eren’i telefonla aradım. Telefonda Eren’e durumu sordum. Bana söylediği şey çok netti; ’Hüseyin Amca konu çok hassas, telefonda görüşülecek bir konu değil’ dedi ve telefonu kapattık. Benim daha sonra öğrendiğim bilgiye göre, Tanju Özcan Erdal Bayrak’ı aramış. Ne konuştuklarını bilmiyorum. Ben daha sonra Erdal Bayrak ile görüştüm. Eren bu konuyu Erdal Bey’e detaylı olarak anlatmış. Bu konuda Eren konuşmak istememiş ve ’Bana bu konuda herhangi bir şey söylemeyin’ demiş. Tanju Bey, bizimle görüşmek istediğini Özgür Yıldız’a bildirmiş. Belediyede Özgür de bana söyledi. Destek Hizmetleri Müdürlüğü binasında ben, Erdal Bayrak, Tanju Özcan ve Özgür Yıldız görüştük. Bu görüşmede ’konuyu halledelim’ şeklinde bir konuşma geçti. Görüşmemizde Erdal Bayrak, konunun hassas olduğunu belirterek bu konuya kendilerinin dahil edilmemesini istediğini söyledi. Bunun üzerine Tanju Özcan, Erdal Bayrak’a gerekirse hukuki yollardan hakkını arayacağını söyledi. Muhabbet esnasında kesinlikle en ufak bir şekilde para konusu konuşulmadı. Sonrasında benim hiçbir görüşmem olmadı. Daha sonra ise Özgür Yıldız bana birkaç defa bu konuyu çözmemizi istedi. Tanju Özcan’ın siyasi geleceği olduğunu belirtti. Özgür Bey otogarda yapılan görüşmede, ’Aracımı satıp üzerine de 3-5 kuruş ekleyip Eren’e vereyim’ dedi. Biz de ’Verirsen biz karışmayız’ dedik. Tanju Özcan ile abi kardeş gibiydik. Bana böyle ithamlarda bulunması beni çok şaşırttı. Ben Erdal Bayrak’ı da çocukluğundan bilirim. Erdal ile de abi kardeş gibiyiz. Biz bu konuyla alakalı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na çağrıldığımızda ben tanık olarak çağrıldığımı düşünmüştüm. Fakat başsavcılıktan şüpheli olduğumu öğrenince çok şaşırdım. Tanju Özcan bizden şikayetçi olmuş. Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Tanju Özcan araya girmem konusunda ısrarcı oldu, hassas konu olduğu için ‘beni bulaştırmayın’ dedim”

Davada tutuksuz sanık olarak yargılanan Boluspor Başkanı Erdal Bayrak ise, “Gece saatlerinde Tanju Özcan beni arayarak, ’Senin şoförün bana ileri geri konuştu’ dedi. Ancak Eren’in kendisine tam olarak ne dediğini söylemedi. Bunun üzerine Eren’i aradım ve ’Senin Tanju Özcan’la ne işin var?’ diye sordum. Eren de bana ’Maviş’ lakaplı Öznur Ç. ile olan mesajlarını yakaladığını, konuyu yarın daha detaylı anlatacağını söyledi. Ertesi sabah Eren beni almaya geldiğinde otogara gittik. Orada ne olduğunu sorduğumda Eren bana olayın detaylarını anlattı. Ardından Tanju Özcan’ı aradım, ancak kendisi ’Sonra konuşuruz’ diyerek telefonu kapattı. Daha sonra Hüseyin Ekrem Serin’le yaptığımız görüşmede, o da bana Tanju Özcan’ın kendisini aradığını söyledi. Ben de beni de aradığını belirttim. Hüseyin Amca ile bu durumu konuştuk. Sonrasında Tanju Özcan’ı tekrar aradım ve Hüseyin Amca’yı da yanıma alarak yanına gideceğimizi söyledim. Bolu Belediyesi Ek Hizmet Binasına, Tanju Özcan’ın yanına gittik. İçeri girdiğimizde Özgür Yıldız da oradaydı. Tanju Özcan, Eren konusunu açtı. Ben kendisine, ’Eren konusu biraz bel altı bir mevzu, bizi bu konuya dahil etme’ dedim. Ancak Tanju Özcan bu konuda biraz ısrarcı oldu. Hatta bana, ’Özgür’le senin aranda böyle bir şey olsa ben hallederdim’ şeklinde bir ifade kullandı. Ben de bunun üzerine, verdiği örneğin doğru bir örnek olmadığını belirttim. Ben Boluspor Başkanı olduğum için ve Özgür ile Tanju Bey’in belediyede görev yapmaları sebebiyle, Boluspor ile ilgili konularda kendileriyle ara ara görüşüyorduk. Keza Ali Sarıyıldız’ın da belediyede olması sebebiyle zaman zaman görüşmelerimiz oluyordu. İlerleyen süreçte Hüseyin Amca’yı aramışlar. Özgür ile beraber otogara geldiler. Otogarda Boluspor ile ilgili konuşurken konu yine Eren’in ’Maviş’ (Öznur Ç.) meselesine geldi. Özgür, bu konunun kendileri için çok önemli olduğunu belirtti. Bana, ’Eren’e yıkama tesisi açalım, bir arabam var, 3-5 kuruş da birikmiş param var, onu falan versek’ şeklinde bir teklifte bulundu. Ben de kendisine cevaben, ’Eren ölmedi, telefonu da açık. Kendisini arayın, beni bu konuya bulaştırmayın’ dedim. Daha sonra Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı‘na ifade vermeye geldiğimizde ben Tanju Özcan‘ın benden şikayetçi olmasına çok şaşırdım” diye konuştu.

“Tanju Özcan’la birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi”

Duruşmada müşteki sıfatıyla yer alan Öznur Ç., savunması sırasında salondaki kalabalık nedeniyle rahat beyanda bulunamayacağını ifade ederek, partililerin ve gazetecilerin dışarı çıkarılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, bu talebi değerlendirerek gazetecilerin ve izleyicilerin salondan çıkartılmasına karar verdi. Salonun boşaltılmasının ardından kapalı oturumda dinlenen Öznur Ç., ifadesinde şok edici iddialarda bulundu. Öznur Ç. mahkemedeki beyanında, “Tanju Özcan belediyeye gelen ses kaydından sonra beni yanına çağırdı ve bu ses kaydını ‘Eren duyarsa ne olur?’ dedi. Benim ile arkadaşlık isteğinde bulundu. Ben bunu kabul etmememe rağmen işten çıkarılma korkusu ve zaten kendisiyle sıkıntı yaşadığım Mehmet Eren ile sıkıntılar yaşamamak için istemeyerekte olsa Tanju Özcan ile iletişim kurmak zorunda kaldım. Hatta Tanju Özcan benimle WhatsApp üzerinden arama ve mesajlar ile iletişim kurmaya çalıştığında ben bunlara cevap vermiyordum bunun üzerine şoförü Suat beni arayarak, ‘başkan sana mesaj attı, ona cevap ver’ dedi. Başkanın bu zorlama ilişkileri sırasında şoförü Suat’ta sürekli aktif bir şekilde işin içindeydi. Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi” ifadelerini kullandı.

“Eren tarafından mesajların siyasi rakiplere satılacağını söylediler”

Başka bir suçtan dolayı cezaevinde tutuklu bulunan ve duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan tanık Ali Sarıyıldız ise ifadesinde şunları kaydetti:

“Ben Eren’i tanımıyorum. Hüseyin Ekrem Serin, Erdal Bayrak ve Özgür Yıldız ile bir kere görüştüm. Bir restoranda dördümüz bir araya geldik. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin, bize bu olayın çok uzatılmaması ve kapatılması gerektiğini söyledi. Konuşmalar esnasında para mevzusu geçti. 20 milyon TL, bir araba ve oto yıkama yeri istendiği söylendi. Bunları Ekrem Serin ve Erdal Bayrak dile getirdi. Bu talepler karşılanırsa Eren’in konuyu kapatacağını ifade ettiler. Ayrıca Hüseyin Ekrem Serin ve Erdal Bayrak, Eren’in elinde mesajlar olduğunu ve bunların Eren tarafından siyasi rakiplere satılacağını söylediler. Ben o masadan kalkarak bu konuya girmek istemediğimi belirttim. Ben akşam saat 6’da işinden evine giden birisiyim.”

Şantaj duruşmasında 1 sanık tahliye edildi

Savunmaların ve tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney’in tahliyesine hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşma 4 Mayıs tarihine ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin