Bartın’ın Ulus ilçesindeki dere yatağında bulunan ve 300 yıllık olduğu varsayım edilen bir çınar ağacı, kökleriyle yaklaşık 2 ton yükündeki kayayı askıda tutuyor. Sel sonrası ortaya çıkan değişik imaj, görenleri hayrete düşürüyor.
Batı Karadeniz bölgesinde 2 gün ağır süren yağışların akabinde dere yataklarındaki taşkınların akabinde Bartın’ın Ulus ilçesi Hasanören Köyü Değirmenaltı mevkisinde ise doğal imajlar ortaya çıktı. Görenlerin ilgisini çeken imgede dere yatağında bulunan ve 300 yıllık olduğu varsayım edilen bir çınar ağacı, kökleriyle yaklaşık 2 tonluk kayayı askıda tutuyor. Bir kartalın avını pençelerinin ortasına sarması üzere kökleriyle kayayı sarmalayan çınar ağacının bu manzarası görenleri hayrete düşürüyor. Selle birlikte 300 yıllık çınar ağacının köklerinin dışarıya çıktığını ve 2 tonluk kayayı sarmaladığı imgenin ortaya çıktığını anlatan köy sakinlerinden Aydın Saraç, “Son yağmurlarda selin yaptığı tahribatı görüyorsunuz. Bir taşın üzerindeki bizim kavlak ağacı dediğimiz asıl ismi Çınar olan ağacın köklerinin nasıl dışarıya çıktığını görüyoruz. Daha evvelden kayanın üzerinde biten ağaç orada yetişip büyürken toprak altındaki kayayı nasıl sarmaladığını, birlikte yaşadığını anlayabiliyoruz. Aslında bir taşla ağacın ortak bir ömrü ortak yaşayabildiklerinin bir ispatı. Selle birlikte toprak kaysa bile ağacın kökleri, sarmaladığı kayayı tutmaya devam ediyor. Bu ağacın yaklaşık 200-300 yaşında olduğunu kestirim ediyoruz. Taşta bir metreye 2 metre üzere boyutlarında. Yaklaşık 1 metre de yüksekliği var. Yaklaşık 2 yahut 3 ton yükünde vardır. Bu sel bunların ikisini ortaya çıkarmış. Her yerde rastlanamayacak enteresan bir imaj. Fasulyelere sırık yapmaya geldiğim vakit bu değişik imaj ile karşılaştım. Çabucak fotoğrafladım” diye konuştu.


Kökleriyle 2 tonluk kayayı askıda tutuyor
Zonguldak’ta uzlaştırma kültürü toplumsal barışa katkı sağlıyor, 151 dosyada anlaşma sağlandı
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1 Haziran Uzlaştırmacılar Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde, uzlaştırma kurumunun ceza adalet sistemindeki yeri ve toplumsal barışa katkısı ele alındı. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan, 1 Ocak 2026’dan bu yana kentte 151 dosyanın uzlaşma ile sonuçlandığını belirterek, sürecin onarıcı adalet anlayışının en önemli uygulamalarından biri olduğunu vurguladı.
Etkinlikler çerçevesinde Başsavcı Gökhan Kapağan, Zonguldak Adliyesi bünyesinde görev yapan uzlaştırmacılarla bir araya gelerek değerlendirme ve istişare toplantısı gerçekleştirdi. Adliye hizmet binasında vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıtılırken, basın mensuplarının katılımıyla düzenlenen toplantıda uzlaştırma kurumunun işleyişi hakkında kamuoyuna bilgi verildi.
Düzenlenen programda uzlaştırmanın önemine değinen Başsavcı Gökhan Kapağan, kurumun toplumdaki uzlaşı kültürünü desteklediğini ifade ederek şunları söyledi:
“Uzlaştırma, ceza adalet sistemi içerisinde mağdur ile şüpheli veya sanığın, tarafsız bir uzlaştırmacı eşliğinde bir araya gelerek uyuşmazlıklarını karşılıklı rıza temelinde çözmelerini sağlayan önemli bir kurumdur. Bu süreç, yalnızca hukuki bir mekanizma olmanın ötesinde, toplumsal barışın güçlendirilmesine, iletişimin yeniden kurulmasına ve mağduriyetlerin giderilmesine katkı sunmaktadır. Uzlaştırma uygulamalarında çözüm yalnızca maddi ödemelerden ibaret değildir. Özür dilenmesi, zararın giderilmesi, kamu yararına bağış yapılması veya toplumsal fayda sağlayan çeşitli faaliyetlerin yerine getirilmesi de uzlaşma konusu olabilmektedir.”
151 dosya çözüme kavuştu, sosyal sorumluluk öne çıktı
Zonguldak’ta 1 Ocak 2026 tarihinden bugüne kadar toplam 151 dosyada uzlaşma sağlandığı açıklandı. Tarafların karşılıklı rızasıyla sonuçlanan süreçlerde maddi tazminatların yanı sıra, sosyal sorumluluk bilincini geliştiren anlamlı edimler de uygulandı.
Gerçekleştirilen uzlaşmalar kapsamında şu örnekler öne çıktı:
“Trafik kazası nedeniyle oluşan fizik tedavi giderlerinin karşılanması amacıyla 30 bin TL ödeme yapılması, LÖSEV’e 5 bin TL bağışta bulunulması, Marka hakkına ilişkin bir uyuşmazlıkta 80 bin TL ödeme yapılması, Engelli bireye yönelik sosyal medya paylaşımı nedeniyle tarafların uzlaşarak şikâyetten vazgeçmesi, DMD hastası çocuklara maddi destek sağlanması ve kadına yönelik eylemler nedeniyle kamuoyu önünde özür dilenmesi.”
Süreç içerisinde ayrıca köy okullarına kitap gönderilmesi, hayvan barınaklarına mama desteği sağlanması, fidan dikimi yapılması, ihtiyaç sahibi ailelere erzak ve tekerlekli sandalye gibi medikal destek temin edilmesi ile kan bağışı kampanyalarına katılım gibi şartlar da yerine getirildi.
Kazananı ya da kaybedeni olmayan uzlaştırma sisteminin iletişim, anlayış ve uzlaşı temelinde çağdaş bir adalet modeli olduğuna dikkat çeken Başsavcı Kapağan, uzlaştırma kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayan tüm uzlaştırmacıların gününü kutlayarak özverili çalışmaları için teşekkür etti. Etkinlikler, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

