Karabük İl Defterdarı Osman Koçaş, Gelir Vergisi mükelleflerinin Beyanname verme süresinin 25 Mart 2016 tarihinde sona ereceğini söyledi
Karabük Defterdarı Osman Koçaş, Gazetemizi ziyaret ederek mükellefleri ilgilendiren konularla ilgili açıklamalarda bulundu.
Açıklamalarına gelir vergisi mükelleflerine beyanname uyarısı yaparak başlayan Koçaş, beyannamede son tarihin 25 Mart olduğunu söyledi.
MOBİL UYGULAMA BAŞLATILDI
Koçaş; “Gelir İdare Başkanlığımız yeni bir uygulama daha başlattı, bu da “Gelir İdaresi Başkanlığı Mobil Uygulama” denilen bir uygulama. Akıllı Telefon sahibi vatandaşlarımız Gelir İdaresi Başkanlığının bazı uygulamalarını kendi telefonuna indirerek İnternet Vergi Dairesinde ulaşılabilen hizmetlere cep telefonunda ulaşabilecekler. Bu uygulamayı Telefonuna indiren mükelleflerimiz bu uygulamadan Vergi Takvimlerine ulaşabilecekler, Vergi Mevzuatına ulaşabilecekler, Borçlarını sorgulayabilecekler, Motorlu Taşıt Vergisini ödeyebilecekler Yararlı Bilgiler ile Rehber ve Broşürlere ulaşabilecekler. Bu da bir kolaylık sağlayacak” dedi.
Diğer hizmetlerle ilgili de bilgiler veren İl Defterdarı Osman Koçaş; “Vergilendirme dönemimiz başladı. Biz gelirler üzerinden, servetlerden ve harcamalardan vergi alıyoruz. Gelirlerden aldığımız Vergilileri ikiye ayırıyoruz Gelir vergisi ve Kurumlar vergisi. Bu Gelir vergisi Beyanname dönemi şu anda başladı. Mart ayı Gelir vergisi beyannamelerinin verildiği dönem oluyor. Gelirin yedi tane unsuru var, bunların başlıcaları ticari, zirai, gayri menkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı, ücretler, diğer kazançlar ve iradlardır.
Gayri menkul sermaye iradı yani vatandaşlarımızın kira, mesken ve işyeri kira geliri olanların beyan etmesi ile ilgili 2012 yılından beri hazır beyan sistemi getirilmişti. Gelir İdaresi Başkanlığı mükelleflerin, vatandaşların tapu, Belediye, banka, finans durumları, sigorta şirketleri, mernis gibi kurumların sitesine girerek mükelleflerle ilgili her türlü gelir, ücret, banka havalesi, sigorta gibi buna benzer kişileri ilgilendiren gelir getirici bir faaliyet olmuşsa onu biz kolayca görebiliyoruz. Bu bilgilerden hareketle gelir İdaresi Başkanlığı mükelleflere biraz da kolaylık olması nedeniyle hazır Beyan sistemini getirdi ve çok başarılı uygulamalar oldu, yani gayri menkul sermaye iradı mükelleflerimiz sisteme girmek suretiyle kendi beyanlarını önceden hazırlanmış beyan sistemini de görerek onaylamak suretiyle bağlı oldukları vergi dairesine vermek suretiyle çalışan bir sistem. Yine bu başarılı uygulamanın sonucu olarak Gelir İdaresi Başkanlığı 01.03.2016’dan itibaren yine gelirin unsurlarından olan gelirler, ücret, diğer sair kazanç ve iradlar ve menkul sermaye iradlarından olan gelir sahiplerini de hazır beyan sistemine dahil etti. Mükelleflerimiz gelir İdaresi Başkanlığının sitesine girmek suretiyle önceden hazırlanmış bu beyan sistemine kolayca ulaşabilmekte, bu nasıl olmakta; gerek bu mükelleflerimiz bağlı oldukları veya herhangi bir vergi dairesine başvurarak internette şifre parola, kullanıcı kodu alarak bu sisteme ulaşabilmekte veya TC Kimlik Numaralarıyla bu sisteme girebilmektedir. Bu sistemi kullanmak isteyen mükelleflerimizin çok dikkatli olmaları gerekiyor. Bu sisteme girdikten sonra kendi bilgileri otomatik olarak karşılarına çıkacak. Bu bilgiler içersinde mükelleflerimiz adına herhangi bir gayri menkul sermaye iradı yani kira geliri var ise onlar hangi bankadan yatırıldıysa o sistem üzerinden otomatik olarak görülecek, diğer işlemler görülecek. Bunları kontrol ettikten sonra bir yanlışlık, aksama varsa bunları düzelterek bu beyannameleri kontrol edip onayla butonuna bastıktan sonra bir çıktı alarak bunu bağlı olduğu vergi dairesine ibraz etmesi gerekiyor. Bu çok dikkatli okunup doldurulması gereken bir olay aksi takdirde yanlışlığa sebep olabiliyor ve bu yanlışlık tekrar düzeltme beyannamesi ile yapılması gerekiyor bu da ayrı bir damga vergisine sebep olmakta. Yani burada yeni bir uygulama olarak önceden sadece gayri menkul sermaye iradı noktasında mükellefiyeti olan vatandaşlar bu sistemden yararlanırken, bu defa da menkul sermaye iradı, ücret ve diğer kazanç ve iradlardan müteşekkil geliri olan mükelleflerimiz bu uygulamadan yararlanabilecek” dedi.


Koçaş’tan Gelir Vergisi Mükelleflerine Uyarı
ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEYEN BÜYÜK İHANET!
Aydın’ın Kuşadası ilçesinde, pazarda, dün, yaşlı bir üretici ile sohbet ettim. Davutlar yoluna cepheli 8 dönüm arazisinde; şeftali, mandalina, portakal ve limon üretiyor. Binbir zahmetle ürettiği meyveleri pazarda satarak geçimini sağlıyor.
“Yakın bir gelecekte, sebzeyi ve meyveyi para ile de alamayacağız. Bizden sonrakiler nasıl beslenecekler merak ediyorum” dedi. “Neden?” dedim. Örnekler vererek uzun uzun anlattı. Arkadaşları, komşuları; sebze ve meyve tarımı yaptıkları arazilerini villa karşılığı inşaat şirketlerine satmışlar. Aldıkları villaları satarak yada kiralayarak tarımdan kazandıklarından kat kat fazla gelir elde ediyorlarmış. Buna direnen bir kaç kişi kalmışlar. Arazisine müteahhitler 16 villa teklif etmişler. Bu yüzden çocuklarıyla arası açılmış. “Ben öleyim, bir gün beklemez satarlar bahçeleri” diyor. Arkadaşına bir kaç yıl önce, 10 dönüm arazisine karşılık 20 villa vermişler. “Zengin olunca ne oldum delisi oldu. Elindeki varlık bitmeyecek zannetti, har vurup harman savurdu. Şimdi elinde 2 villası kaldı. Yakındır onlarıda satması” dedi. Toprak geleceğimizdir, candır, hayattır hiç satılır mı? diye de ekledi.
Çok değil, 15-20 yıl önce Kuşadasından Güzelçamlı ya kadar yolun iki tarafı uçsuz bucaksız meyve ve sebze bahçeleri ile kapliydı. Şimdi gidin bakın, beton tarlaları göreceksiniz.
Davutlar ve Güzelçamlı bölgesinde, özellikle ana yol kenarlarındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılması, bölgedeki ekolojik denge ve tarımsal üretim için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son gelişmeler, bu alanların geri dönülmez bir şekilde betonlaştığı yönündeki endişeleri haklı çıkarmaktadır.
Tarım arazilerinin inşaata açılması, sadece “yeşil alan kaybı” değil, bir ülkenin geleceğini tehdit eden çok boyutlu bir krizdir. Bu durumun yol açtığı başlıca büyük tehlikeler şunlardır:
1. Gıda Güvenliğinin Yok Olması; en temel tehlike, beslenme kaynağımızın kurumasıdır. Birinci sınıf tarım arazilerinin betonlaşması, tarımsal üretimi düşürür. Bu da gıda arzında azalmaya, dışa bağımlılığın artmasına ve mutfak enflasyonunun kontrol edilemez hale gelmesine neden olur.
2. Geri Dönüşü İmkansız Toprak Kaybı; 1 santimetre kalınlığında verimli toprağın oluşması için doğada yaklaşık 100 ila 1000 yıl gerekir. Üzerine beton dökülen toprak “ölü toprak” haline gelir. İnşaat yapıldıktan sonra o arazinin tekrar tarıma kazandırılması binlerce yıl sürer; yani bu kayıp kalıcıdır.
3. Yeraltı Su Kaynaklarının Kuruması; tarım arazileri, yağmur sularını emerek yeraltı su depolarını (akiferleri) besleyen doğal süngerlerdir. Betonlaşma bu emilimi engeller; su yer altına sızamaz, yüzey akışına geçer ve sele dönüşür. Bu da hem su kıtlığına hem de afetlere davetiye çıkarır.
4. Ekosistemin ve Biyoçeşitliliğin Bozulması; tarım alanları birçok canlı türüne ev sahipliği yapar. Betonlaşma; tozlaşmayı sağlayan arılardan faydalı mikroorganizmalara kadar tüm ekosistemi yok eder. Bu dengenin bozulması, tarımsal zararlıların artmasına ve doğal döngünün kopmasına neden olur.
5. Mikroklima Değişikliği ve Isı Adaları; beton ve asfalt ısıyı hapseder. Geniş tarım arazilerinin yerini binaların alması, o bölgenin yerel iklimini (mikroklima) değiştirerek sıcaklığı artırır. Bu durum hem enerji tüketimini artırır hem de kalan tarım alanlarındaki verimliliği düşürür.
6. Ekonomik Kırılganlık; kendi kendine yetemeyen bir ekonomi, küresel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı savunmasız kalır. Çiftçinin topraktan kopup kente göç etmesi, işsizlik ve çarpık kentleşme gibi sosyal sorunları da beraberinde getirir.Özetle: Tarım arazisine yapılan her bina, gelecek nesillerin ekmeğinden ve suyundan çalınan bir bedeldir.
Yaşam kaynaklarımızı yok ediyoruz, can damarlarımızı kesiyoruz. Dünyanın en cahil toplumlarında bile böylesi bir ihanet göremezsiniz.
İlyas Erbay


