Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Temmuz, 2023 16:35 tarihinde yayınlandı
0

“Kısa bir zamanda kaçak göçmen konusu Türkiye’nin gündeminden çıkacak”

İstanbul Valisi Davut Gül ile Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, sabah namazı sonrası vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda Vali Gül ilçede çalışmaları devam eden projeleri Belediye Başkanı Poyraz ile ziyaret ederek, bilgi aldı. Gül, “Kısa bir zamanda kaçak göçmen konusu İstanbul’un ve Türkiye’nin gündeminden çıkacak” dedi.
İstanbul Valisi Davut Gül Çekmeköy’e ziyaret gerçekleştirdi. Taşdelen Yusuf Cebir Camii’nde sabah namazı ile başlayan program sonrası Vali Gül vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programın ardından, ilçede bulunan 21 mahalle muhtarının katılımı ile toplantı düzenlendi. Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz’ın ev sahipliğinde Güngören Spor ve Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen toplantıya; İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, Çekmeköy Kaymakamı Resul Çelik, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Kıdemli Albay Osman Delen, Çekmeköy İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Fatih Yıldırmaz, İlçe Emniyet Müdürü Abdurrahman Soğuksu ve Çekmeköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Burhan Bayrak katıldı. Vali Gül ve Başkan Poyraz toplantıda muhtarların sorun ve taleplerini dinleyerek tek tek not aldı.

Yapımı devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı
Vali Davut Gül ve Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz daha sonra ilçede yapımı devam eden, Çekmeköy İlçe Emniyet Binası Çamlık Millet Bahçesi, Mimar Sinan Spor Kompleksi, Güngören Mahallesi’nde yapımı devam okul binaları, Belediye Önü Millet Bahçesi ve Kapalı Otopark, kaymakamlık binasını ve Merkez Mahallesi’nde yapım çalışmaları devam eden kreş ve gündüz bakım evi inşaatını ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Projelerin yerinde denetimi sonrası Şehit Üsteğmen Arif Kalafat Doğa Parkı’nda vatandaşlarla sohbet edildi, ardından Çekmeköy Engelsiz Yaşam Merkezi ziyaret edilerek çalışmalar hakkında detaylı bilgi alındı.

Şehit Arif Kalafat’ın ailesine ziyaret
İlçeye gerçekleştirilen ziyaret münasebetiyle İstanbul Valisi Davut Gül ve Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, 2017 yılında Bingöl’de şehit olan Arif Kalafat’ın ailesini de ziyaret etti. Şehit ailesi ile gerçekleştirilen sohbetin ardından Kur’an-ı Kerim okunarak, dua edildi.

“Çekmeköy daha da değerleniyor, daha da güzelleşiyor”
Çekmeköy ziyaretinde konuşan Vali Gül, “Sabahın erken saatlerinde kaymakamlığımızla, belediye başkanımızla ve kurum amirlerimizle Çekmeköy’ü geziyoruz. Başta belediyemiz olmak üzere her kurumun ciddi çalışmaları var. Çekmeköy adeta şantiye halinde. Bu projeler tamamlandığında Çekmeköy’ün yaşam kalitesi artacak. Ben belediye başkanımıza, destek veren bakanlıklarımıza ve önderlik eden sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Sabahın erken saatlerinde yüzlerce kişinin spor yaptığını gördük. Çekmeköy daha da değerleniyor, daha da güzelleşiyor. Bizler de bu çalışmaların tamamlandığını gördüğümüzde daha da mutlu olacağız” dedi.

“Kısa bir zamanda kaçak göçmen konusu İstanbul’un ve Türkiye’nin gündeminden çıkacak”
Kaçak göçmenlere yönelik sorulara da cevap veren İstanbul Valisi Davut Gül, “Kaçak göçmenlerle ilgili İçişleri Bakanlığımızın yapmış olduğu bir uygulama var. İstanbul’da da çalışmalar devam ediyor. Kısa bir zamanda kaçak göçmen konusu İstanbul’un ve Türkiye’nin gündeminden çıkacak” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
e 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
11 Haziran, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

BU TEZGAH CHP Yİ BİTİRİR Mİ, YOKSA BÜYÜTÜR MÜ?

CHP tarihin en büyük siyasi operasyonuyla dağılmanın eşiğine kadar geldi.
Özgür Özel’in yeni bir parti kurması durumunda; yargı müdahaleleriyle CHP’yi bölme ve ana muhalefeti zayıflatma odaklı bir siyasi operasyon yapıldığını varsayarsak, bu operasyon büyük oranda amacına ulaşmış olur.

Türkiye genelinde 81 il ve 900’den fazla ilçede örgütlenmek, binalar kiralamak, donatmak, bürokrasiyi yönetmek ve teşkilatları fonlamak çok büyük bir ekonomik kaynak ve lojistik güç gerektirir.

Muhalif seçmenin, CHP içindeki bu “çift başlılık” ve bölünme görüntüsünden dolayı sandığa küsme riskini de unutmayalım.
İmamoğlu ve Özel’in ortak hareket etmesi durumunda Türkiye genelindeki örgütlenme hızı belki katlanarak artabilir; ancak, İmamoğlu’nun CHP içinde kalmayı tercih etmesi halinde Özel’in yeni partisi dar kadrolu bir harekete dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır. Özgür Özel her ne kadar resmi açıklamalarında ⁠”Yeni bir parti kurma durumumuz yok, Atatürk’ün partisine sahip çıkacağız” diyerek kurultay mücadelesini işaret etse de, Kılıçdaroğlu yönetiminin disiplin ve ihraç mekanizmalarını çalıştırması durumunda, bu yeni parti ve hızlı örgütlenme senaryosu kaçınılmaz bir B planı olarak şimdilik masada duruyor.

KASIM 2026 TARİHİNDE BASKIN SEÇİM RİSKİ

Kasım 2026’da olası bir baskın seçim ihtimali de var. Siyasi Partiler Kanunu uyarınca yeni bir partinin seçime katılabilmesi için illerin en az yarısında (41 ilde) seçim gününden 6 ay önce örgütlenmesini tamamlamış ve büyük kongresini yapmış olması gerekiyor. Sıfırdan bir parti kurup bu süreyi yakalamak çok büyük bir risk. Bu nedenle, Özgür Özel cephesinin sıfırdan parti kurmak yerine, mevcut ve seçime girme yeterliliği olan bir partiyi devralma stratejisine (yedek parti formülü) daha sıcak baktığını düşünüyorum.

Özgür Özel’in yeni bir parti kurması durumunda, Türkiye genelinde örgütlenme riski, teşkilat tabanının bölünmesi nedeniyle CHP için oldukça yüksektir. Ancak, yeni kurulacak parti için, yasal süre kısıtlamaları ve sıfırdan lojistik ağ kurma zorunluluğu nedeniyle operasyonel olarak da risklidir.

CHP’de 38. Olağan Kurultay’a yönelik verilen “mutlak butlan” kararı ve ⁠Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla fiilen geri dönmesi, parti içindeki ⁠liderlik krizini en üst noktaya taşıdı. Siyasi kulislerde Özgür Özel ve ekibinin Ağustos ayında “İstiklal Partisi” adıyla yeni bir oluşuma gidebileceği ya da seçime girme yeterliliği olan hazır bir partiyi devralabileceği senaryoları da ⁠ciddi şekilde tartışılıyor.

Böyle bir senaryoda; ortaya çıkacak Türkiye geneli örgütlenme riskleri ve dinamiklerini şöyle sıralayabiliriz;

* Özgür Özel, başta ⁠Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olmak üzere çok sayıda büyükşehir ve ilçe belediye başkanı ile yerel örgütün desteğine sahiptir. Yeni bir parti kurulması halinde, CHP’nin mevcut il ve ilçe örgütlerinin ⁠büyük bir kısmı istifa ederek Özel’in partisine geçme eğilimindedir. Bu durum, CHP’nin mevcut yerel ağını çökertebilir.

* TBMM Grubu içinde Özgür Özel’e sadık çok sayıda milletvekili var. Yeni partinin kurulmasıyla birlikte CHP meclis grubu bölünecek ve ana muhalefet partisi sıfatı ile meclisteki temsil gücü doğrudan zayıflayacaktır.

* Yeni Kurulacak Parti İçin, örgütlenme; baskın seçim olasılığını düşündüğümüzde zaman baskısı ile yetişmeyebilir. Finansal ve lojistik zorlukları da unutmayalım.

Özgür Özel, CHP’den tek başına ayrılıp geleneksel bir lider partisi kurarsa başarısı sınırlı kalabilir. Ancak Ekrem İmamoğlu’nun siyasi vizyonu ve Mansur Yavaş’ın desteğiyle “CHP’nin meşru/seçilmiş ilerici kanadı” olarak kitlesel bir harekete dönüşürse, mevcut CHP’yi geride bırakarak Türkiye’nin birinci veya ikinci büyük partisi olma başarısını yakalayabilir.

Özgür Özel ve arkadaşlarının işi gerçekten çok zor.
Toplumsal meşruiyete ve büyükşehir belediyelerinin desteğine sahip olsalar da, önlerindeki hukuki ve kurumsal barajları aşamazlarsa, CHP içindeki güçlerini kaybedebilirler. Başarılı olup olamayacaklarını, bu yargı kuşatmasına karşı geliştirecekleri siyasi strateji ve olası bir erken seçim sürecinde halk desteğini arkalarına alıp alamayacakları belirleyecektir.

İlyas Erbay