Reklam
Reklam
Yusuf Korkmaz Avatarı
Yusuf Korkmaz tarafından
27 Kasım, 2023 15:16 tarihinde yayınlandı
0

Kış Lastiğini Unutmayın..!

Kış lastiği uygulaması 1 Aralık 2023 tarihinde başlıyor. Kış lastiği takmayanlara 2.568 TL ceza kesilecek, ayrıca ehliyetine 10 ceza puanı yazılacak.

Şehirler arası yük ve yolcu taşıyan ticari araçlar için kış lastiği zorunluluğu 1 Aralık’ta başlayacak. Gereğini yapmayanlara 2.568 TL ceza verilecek.

Karabük Valiliği, yük ve yolcu taşıyan araçlar için kış lastiği takma zorunluluğunun 1 Aralık’ta başlayacağını hatırlatarak, vatandaşları erken önlem almaya çağırdı.

Valilikten yapılan açıklamada; “Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmeliğin 6/1 maddesinin (j) bendinde “yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların her yılın 1 Aralık ile 1 Nisan tarihleri arasında kış lastiği kullanmaları zorunludur. Hava şartlarının gerektirmesi halinde söz konusu tarih aralığındaki süre Bakanlıkça 1 ay artırılabilir” denilmiş, 4.maddesinde “birinci fıkranın (j) bendine uymayan aracın işletenine 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin Bakanlığa verdiği yetki çerçevesinde belirtilen görevlilerce idari para cezası karar tutanağı düzenlenir (2023 yılı için 2.568 TL ve (10) Ceza Puanı) ve bu araçların lastiklerini uygun hale getirebilecekleri en yakın yerleşim birimine kadar gitmelerine denetimle görevli olanlar tarafından izin verilir.” hükmüne yer vermiştir.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 01.04.2017 tarih ve 2017/30025 konulu Genelgesinin 2. Bölüm madde 5’ e göre “Ülkemizde tescil edilmiş olsun veya olmasın şehirlerarası karayollarında seyreden tüm kamyon, çekici, tanker, otobüs, minibüs ve kamyonet türü araçlar ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği uyarınca “A” türü yetki belgelerine kayıtlı otomobillerde her yılın 1 Aralık ile takip eden yılın 1 Nisan tarihleri arasında kalan dört aylık dönemde kış lastiği kullanılması zorunludur.” denilmiş, 5/1 maddesinde “her yılın 1 Aralık ile takip eden yılın 1 Nisan tarihleri arasında kalan dört aylık dönemle ve varsa Bakanlıkça belirlenen artırımlı sürelerle sınırlı olmak üzere şehir içi taşımacılıkta kış lastiği uygulaması ile ilgili hususlar ortalama yerel sıcaklıklar dikkate alınarak ilgili Valiliklerce belirlenir ve uygulanır. Bu illerde bulunan yol kenarı denetim istasyonlarında bu husus dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır.

İlgili Mevzuat gereğince İl Merkezi ve tüm İlçelerimizde ticari amaçlı yolcu veya yük taşımalarında kullanılan araçlarda 01 Aralık 2023 -01 Nisan 2024 tarihleri arasında özel olarak tasarlanmış kış lastiği (Kamyon, çekici, tanker ve otobüslerde 4 mm. den, – kamyonet, minibüs ve otomobil türü araçlarda lastik diş derinliği 1,6 mm. den az olamaz) kullanılması zorunludur. Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için alınması gereken tüm tedbirler alınarak uygulanmasına aralıksız devam edilecektir” denildi. (Yusuf Korkmaz)

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin